Osmaniye’de susam yağı tüketimine ilişkin merak edilenler gündemde. Susam tohumlarından elde edilen bu bitkisel yağ, özellikle kendine özgü aroması nedeniyle mutfaklarda farklı yemeklere lezzet katmak amacıyla kullanılıyor. Son yıllarda salatalardan sebze yemeklerine, soslardan Uzak Doğu mutfağından ilham alan tariflere kadar kullanım alanı genişleyen susam yağı, besin içeriği ve olası sağlık etkileri açısından da araştırılıyor.

Susam yağı hakkında yapılan değerlendirmelerde ise önemli bir ayrıntı öne çıkıyor. Bu ürün, öncelikle bir yağ kaynağı olarak ele alınıyor. İçeriğinin büyük bölümünü tekli ve çoklu doymamış yağlar oluştururken protein, karbonhidrat ve lif açısından önemli bir kaynak olarak değerlendirilmiyor. Bu nedenle susam yağı ile susam tohumu veya tahinin aynı besin değerine sahip olmadığına dikkat çekiliyor.

Osmaniye’de mutfaklarda susam yağı kullanımı

Osmaniye mutfağında farklı yağ çeşitleri yemeklerin hazırlanmasında kullanılırken, susam yağı özellikle aroması nedeniyle tariflere farklı bir dokunuş yapmak isteyenlerin tercihleri arasında yer alabiliyor. Özellikle kavrulmuş susam yağı, yoğun kokusu ve fındıksı aromasıyla az miktarda kullanıldığında bile yemeğin tadını belirgin şekilde değiştirebiliyor.

Salatalarda, sebze yemeklerinde, erişte ve pirinç tariflerinde, çeşitli soslarda ve bazı çorbalarda kullanılabilen susam yağı, özellikle yemeğin son aşamasında eklendiğinde aromasını daha belirgin biçimde ortaya çıkarabiliyor.

Karamuk meyvesi neye iyi gelir? Sindirimden bağışıklığa faydaları dikkat çekiyor
Karamuk meyvesi neye iyi gelir? Sindirimden bağışıklığa faydaları dikkat çekiyor
İçeriği Görüntüle

Ancak uzman değerlendirmelerinde yağın çeşidine ve kullanım amacına dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor. Soğuk sıkım, kavrulmuş ve rafine susam yağlarının tat, koku ve kullanım özellikleri birbirinden farklı olabiliyor.

Susam yağı nedir?

Susam yağı, Sesamum indicum bitkisinin yağ bakımından zengin tohumlarının preslenmesi veya çeşitli endüstriyel işlemlerden geçirilmesiyle elde ediliyor. Üretim yöntemine göre yağın rengi açık sarıdan koyu kehribar tonlarına kadar değişebiliyor.

Çiğ veya kavrulmamış susam tohumlarından elde edilen yağlar genellikle daha hafif aromaya sahip olurken, kavrulmuş susam tohumlarından elde edilen yağlar daha koyu renkli ve yoğun aromalı olabiliyor. Rafine susam yağlarında ise arıtma işlemleri nedeniyle tat ve koku daha nötr hale gelebiliyor.

Bu farklılıklar nedeniyle market raflarında bulunan her susam yağının aynı özelliklere sahip olmadığına dikkat etmek gerekiyor.

Bir yemek kaşığı susam yağı yaklaşık 120 kalori

Susam yağının en önemli özelliklerinden biri yüksek enerji içeriğine sahip olması. Yaklaşık bir yemek kaşığı susam yağı 120 kilokalori enerji sağlayabiliyor.

Aynı miktarda yaklaşık 13,6 gram toplam yağ bulunurken bunun önemli bölümü doymamış yağlardan oluşuyor. Bir yemek kaşığında yaklaşık 5,4 gram tekli doymamış, 5,6-5,7 gram civarında çoklu doymamış yağ bulunurken doymuş yağ miktarı yaklaşık 1,9 gram seviyesinde bulunuyor.

Susam yağı protein ve karbonhidrat içermediği için tek başına protein, lif veya mineral kaynağı olarak değerlendirilmemeli. Susam tohumunda bulunan protein, lif, kalsiyum ve magnezyum gibi besin öğelerinin önemli bölümü yağ üretimi sırasında yağın içerisinde kalmıyor.

Bu nedenle susam tohumu, tahin ve susam yağı arasında beslenme açısından önemli farklar bulunuyor.

Susam yağının olası faydaları araştırılıyor

Susam yağı konusunda yapılan bilimsel araştırmalar, ürünün bazı metabolik göstergeler üzerindeki olası etkilerini inceliyor. Ancak araştırmalarda elde edilen sonuçların susam yağının herhangi bir hastalığı kesin olarak önlediği veya tedavi ettiği anlamına gelmediği vurgulanıyor.

Bazı insan çalışmalarında susam ve susam ürünlerinin kan yağları, kan şekeri ve kan basıncı gibi göstergeler üzerinde olumlu değişimlerle ilişkili olabileceği bildiriliyor. Bununla birlikte araştırmaların kullanılan ürün, miktar, süre ve katılımcı özellikleri bakımından birbirinden farklı olması nedeniyle sonuçların genelleştirilmesinde dikkatli olunması gerekiyor.

Dolayısıyla susam yağının dengeli beslenme içerisinde kullanılabilecek doymamış yağ kaynaklarından biri olması ile herhangi bir hastalığa karşı tedavi edici özelliğe sahip olduğu iddiası birbirinden ayrılmalı.

Kalp sağlığı açısından nasıl değerlendiriliyor?

Beslenmede yağın miktarı kadar hangi yağın yerine kullanıldığı da önem taşıyor. Doymuş yağların bir bölümünün doymamış yağlarla değiştirilmesi, kalp-damar sağlığı açısından genel olarak desteklenen beslenme yaklaşımları arasında bulunuyor.

Susam yağının yağ asidi profilinde doymamış yağların ağırlıklı olması bu açıdan dikkat çekiyor. Ancak bu durum, susam yağının sınırsız miktarda tüketilebileceği anlamına gelmiyor.

Bir yemek kaşığının yaklaşık 120 kalori sağlaması nedeniyle günlük beslenmede kullanılan diğer yağlar da hesaba katılmalı. Susam yağı, tereyağı veya diğer doymuş yağ kaynaklarının yerine ölçülü biçimde kullanılabileceği gibi, mevcut beslenmeye fazladan eklenen her kaşık toplam enerji alımını artırabiliyor.

Omega-6 içeriği konusunda dikkat çeken ayrıntı

Susam yağı, omega-6 ailesinden linoleik asit bakımından zengin yağlar arasında bulunuyor. Omega-6 yağlarının doğrudan zararlı olduğu yönündeki bazı yaygın iddialara karşın, insan çalışmalarının bütünü bu kadar basit bir tablo ortaya koymuyor.

Bu nedenle yalnızca omega-6 içerdiği gerekçesiyle susam yağını tamamen zararlı olarak değerlendirmek doğru bir yaklaşım olarak görülmüyor. Daha dengeli bir beslenme için farklı yağ kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve omega-3 içeren besinlerin de beslenmede yer alması önem taşıyor.

Yüksek ısıda kullanılır mı?

Susam yağının yüksek ısıya dayanıklılığı, ürünün türüne ve ısıya maruz kalma süresine göre değişebiliyor. Özellikle kavrulmuş susam yağının güçlü aromasını korumak için yemeğin son aşamasında kullanılması tercih edilebiliyor.

Yağın uzun süre boyunca yüksek sıcaklıkta tutulması veya tekrar tekrar kızartma amacıyla kullanılması ise uygun bir yöntem olarak değerlendirilmiyor. Isıtma süresi uzadıkça yağlarda oksidatif bozulma meydana gelebiliyor.

Bu nedenle susam yağını kullanırken yalnızca dumanlanma noktasına bakmak yerine ürünün etiketindeki kullanım talimatlarını takip etmek önem taşıyor. Yağın duman çıkaracak kadar aşırı ısıtılmasından ve aynı yağın tekrar tekrar kızartmada kullanılmasından kaçınılması öneriliyor.

Kavrulmuş susam yağı yemeklere farklı aroma katıyor

Özellikle kavrulmuş susam yağı, yoğun aroması nedeniyle yemeklerde küçük miktarlarda kullanılabiliyor. Salatalar, sebze yemekleri, erişte, pirinç, soslar ve bazı çorbalarda birkaç damla susam yağı bile belirgin bir aroma oluşturabiliyor.

Bu nedenle yemeğin tamamında kullanılmak yerine servis öncesinde veya pişirme tamamlandıktan sonra eklenmesi, hem aromanın korunmasına hem de miktarın daha kolay kontrol edilmesine yardımcı olabiliyor.

Soğuk sıkım susam yağları ise daha hafif aroması nedeniyle farklı tariflerde kullanılabiliyor. Rafine susam yağları da daha nötr tat ve koku isteyen tüketiciler tarafından tercih edilebiliyor.

Susam alerjisi olanlar dikkat etmeli

Susam yağı tüketiminde en önemli dikkat noktalarından biri susam alerjisi. Susam, bazı kişilerde ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilen gıdalar arasında bulunuyor.

Bu nedenle susama karşı bilinen alerjisi bulunan kişilerin yalnızca ürünün yağ formunda olmasına güvenerek tüketim yapmaması gerekiyor. Ürünün üretim şekli ve etiket bilgileri mutlaka kontrol edilmeli.

Alerjisi bulunan kişilerin susam yağı kullanımı konusunda kendi başına karar vermek yerine doktorlarının veya alerji uzmanlarının önerilerine göre hareket etmesi önem taşıyor.

Susam yağı nasıl saklanmalı?

Susam yağının kalitesinin korunması için ışık, ısı ve oksijenden mümkün olduğunca uzak tutulması gerekiyor. Şişenin doğrudan güneş alan bir yerde veya sürekli ısınan ocak çevresinde bırakılması yağın kalitesinin zaman içerisinde düşmesine neden olabilir.

Şişenin kapağının kullanım sonrasında sıkıca kapatılması ve ürünün ambalajında belirtilen saklama koşullarına uyulması gerekiyor. Özellikle uzun süre kullanılmayacak ürünlerde üreticinin tavsiyelerine dikkat edilmesi önem taşıyor.

Yağın kokusunda belirgin bir bayatlama veya acılaşma fark edilmesi durumunda ise ürünün kullanılmaması gerekiyor.

Susam yağı mucize bir ürün değil

Son yıllarda bitkisel yağlar konusunda sosyal medyada çok sayıda sağlık iddiası gündeme geliyor. Susam yağı da bu ürünlerden biri. Ancak bilimsel çalışmaların sonuçları değerlendirildiğinde, susam yağını herhangi bir hastalığın kesin tedavisi gibi göstermek doğru değil.

Araştırmalarda bazı olumlu sonuçlar elde edilmiş olsa da bunların farklı miktarlarda ve farklı gruplarda gerçekleştirilen çalışmalara dayandığı unutulmamalı. Bu nedenle diyabet, yüksek tansiyon veya kolesterol gibi sağlık sorunları bulunan kişilerin doktor tarafından verilen tedaviyi susam yağıyla değiştirmemesi gerekiyor.

Osmaniye’de tüketiciler etikete dikkat etmeli

Osmaniye’de susam yağı satın almak isteyen tüketicilerin öncelikle ürünün hangi tür olduğunu kontrol etmesi önem taşıyor. Şişe üzerinde soğuk sıkım, kavrulmuş veya rafine gibi ifadeler bulunabiliyor. Ayrıca bazı ürünlerin başka bitkisel yağlarla karışım halinde satılabileceği için içerik listesinin okunması gerekiyor.

Ürünün kullanım amacı da seçimde belirleyici olmalı. Yoğun susam aroması isteyenlerin kavrulmuş türleri, daha nötr tat isteyenlerin ise rafine seçenekleri değerlendirmesi mümkün. Ancak “soğuk sıkım” ifadesinin tek başına ürünün herkes için daha sağlıklı olduğu anlamına gelmediği de unutulmamalı.

Sonuç olarak susam yağı, dengeli beslenme içerisinde ölçülü şekilde kullanılabilecek, doymamış yağlar açısından zengin ve özellikle güçlü aromasıyla mutfakta kendine özgü bir yere sahip bitkisel yağlardan biri olarak öne çıkıyor. Osmaniye’de de farklı tariflerde kullanılabilecek bu yağın seçiminde ürün çeşidine, porsiyon miktarına, saklama koşullarına ve kişisel alerji durumuna dikkat edilmesi gerekiyor.

Muhabir: Resul Özdil