Osmaniye’de son dönemde sağlıkla ilgili araştırılan konular arasında kortizol yüksekliği de dikkat çekiyor. Sürekli yorgunluk, kilo alma, uyku problemleri, ciltte meydana gelen değişiklikler veya adet düzensizlikleri gibi şikâyetler yaşayan kişiler, bu belirtilerin kortizol hormonu ile bağlantılı olup olmadığını merak ediyor.

Kamuoyunda çoğu zaman “stres hormonu” olarak bilinen kortizol, vücudun günlük işleyişinde önemli görevler üstleniyor. Enerji kullanımının düzenlenmesi, kan şekeri ve kan basıncının kontrolüne katkı sağlaması ve vücudun stres yanıtında rol alması kortizolün başlıca görevleri arasında bulunuyor. Ancak hormonun uzun süre ve normalden yüksek düzeylerde bulunması, bazı durumlarda daha kapsamlı bir sağlık değerlendirmesini gerektirebiliyor.

Uzmanların dikkat çektiği en önemli noktalardan biri ise her yorgunluk, kilo artışı veya uyku probleminin kortizol yüksekliği anlamına gelmemesi. Bu şikâyetler toplumda oldukça yaygın görüldüğü için yalnızca belirtilere bakılarak hormonal bir hastalık tanısı konulamıyor.

KORTİZOL YÜKSEKLİĞİ HANGİ BELİRTİLERLE ORTAYA ÇIKIYOR?

Kortizol yüksekliğiyle ilişkili belirtiler kişiden kişiye değişebiliyor. Özellikle Cushing sendromu olarak adlandırılan klinik tabloda belirtiler çoğunlukla bir anda ortaya çıkmak yerine zaman içerisinde gelişebiliyor.

Gövdede, özellikle karın çevresinde belirginleşen kilo artışı dikkat çekebilen bulgular arasında yer alıyor. Buna karşılık kol ve bacaklarda kilo artışının daha sınırlı kalması görülebiliyor. Yüzde yuvarlaklaşma ve ensede yağ dokusunda artış da dikkat çekilebilen diğer fiziksel değişiklikler arasında bulunuyor.

Ciltte meydana gelen değişiklikler ise daha belirgin ipuçları sağlayabiliyor. Cildin incelmesi, kolay morarma ve özellikle karın, kalça, uyluk veya benzeri bölgelerde geniş mor-kırmızı çatlakların ortaya çıkması değerlendirilmesi gereken bulgular arasında sayılıyor.

KAS GÜÇSÜZLÜĞÜ ÖNEMLİ BİR İPUCU OLABİLİR

Kortizol yüksekliği söz konusu olduğunda yalnızca kilo değişimine odaklanmak doğru olmayabiliyor. Özellikle kalça ve omuz çevresindeki kaslarda belirgin güç kaybı veya günlük hareketlerde zorlanma, değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.

Merdiven çıkmak, sandalyeden kalkmak veya kolları yukarı kaldırmak gibi daha önce rahatlıkla yapılan hareketlerin zamanla zorlaşması, başka belirtilerle birlikte ortaya çıktığında hekim değerlendirmesini gerektirebiliyor.

Bunun yanında yüksek tansiyon ve kan şekeri yüksekliği de kortizol fazlalığıyla ilişkili olabilecek bulgular arasında yer alıyor. Daha önce kan şekeri sorunu bulunmayan bir kişide yeni başlayan kan şekeri yüksekliği veya kontrol edilmesi güçleşen tansiyon değerleri, özellikle başka belirtiler de varsa dikkate alınabiliyor.

KADINLARDA ADET DÜZENSİZLİĞİ GÖRÜLEBİLİYOR

Kortizol yüksekliğinin hormonal sistem üzerindeki etkileri kadınlarda adet döngüsünde değişikliklere yol açabiliyor. Adetlerin düzensizleşmesi veya seyrekleşmesi bazı hastalarda görülebilen belirtiler arasında bulunuyor.

Bunun yanında yüzde ve vücutta normalden fazla kıllanma gibi hormonal değişiklikler de tabloya eşlik edebiliyor. Ancak bu tür belirtilerin çok sayıda farklı nedeni olabileceği için yalnızca bu bulgulara dayanarak kortizol yüksekliği sonucuna varılması mümkün değil.

Bu nedenle özellikle birden fazla belirtinin aynı dönemde ortaya çıkması ve zaman içerisinde ilerlemesi durumunda uzman değerlendirmesi önem taşıyor.

RUH HALİ VE UYKU DA ETKİLENEBİLİYOR

Kortizol düzeylerindeki bozukluklar yalnızca fiziksel belirtilerle sınırlı kalmayabiliyor. Ruh halinde değişiklikler, kaygı, depresif belirtiler ve uyku problemleri de bazı hastalarda görülebiliyor.

Ancak stres, yoğun çalışma temposu, düzensiz uyku ve günlük yaşam koşulları da benzer şikâyetlere neden olabildiğinden, bu belirtilerin tek başına kortizol yüksekliğini gösterdiği düşünülmemeli.

Özellikle uzun süren ve giderek artan şikâyetlerin başka fiziksel bulgularla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

“STRESLİYİM, O HALDE KORTİZOLUM YÜKSEK” DÜŞÜNCESİ DOĞRU DEĞİL

Kortizolün kamuoyunda “stres hormonu” olarak tanımlanması, zaman zaman yanlış anlaşılmalara neden olabiliyor. Stres sırasında kortizol seviyelerinde değişiklik meydana gelebilse de günlük yaşamda stresli hissetmek ile tıbbi anlamda hiperkortizolizm aynı durum değil.

Klinik olarak kortizol fazlalığından söz edebilmek için kişinin şikâyetlerinin, muayene bulgularının ve uygun hormon testlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu nedenle sosyal medyada veya farklı kaynaklarda yer alan “kortizol düşürme” önerilerinin bilinçsiz şekilde uygulanması yerine, kalıcı ve belirgin şikâyetlerde sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor.

KİLO ALMAK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Kilo artışı ve yorgunluk toplumda son derece yaygın şikâyetler arasında bulunuyor. Uyku eksikliği, beslenme düzenindeki değişiklikler, hareketsizlik, tiroid hastalıkları ve çok sayıda başka sağlık sorunu bu belirtilere neden olabiliyor.

Bu nedenle yalnızca kilo almak veya sürekli yorgun hissetmek, kişinin kortizolünün yüksek olduğunu göstermiyor.

Karın Ağrısıyla Hastaneye Gitti, 3. Evre Kanser Çıktı
Karın Ağrısıyla Hastaneye Gitti, 3. Evre Kanser Çıktı
İçeriği Görüntüle

Daha dikkat çekici olan tablo, birbirini tamamlayan birden fazla belirtinin zaman içinde ortaya çıkması. Özellikle gövdede belirgin kilo artışı, mor çatlaklar, kolay morarma, kas güçsüzlüğü ve yüksek tansiyon gibi bulguların bir arada görülmesi halinde hekim tarafından değerlendirme yapılması önem kazanıyor.

TANI İÇİN TEK BİR KORTİZOL TESTİ YETERLİ OLMAYABİLİR

Kortizol düzeyi gün boyunca doğal olarak değişiklik gösteriyor. Bunun yanı sıra fiziksel stres, hastalıklar, uyku düzeni ve kullanılan bazı ilaçlar da hormon düzeylerini etkileyebiliyor.

Bu nedenle rastgele alınan tek bir kortizol ölçümünün sonucuna bakılarak Cushing sendromu tanısı konulması doğru değil. Hekim, kişinin şikâyetlerini ve tıbbi geçmişini değerlendirdikten sonra uygun tarama testlerini seçiyor.

Cushing sendromu şüphesinde kullanılan yöntemler arasında 24 saatlik idrarda serbest kortizol ölçümü, gece geç saatte tükürük kortizolü ölçümü ve düşük doz deksametazon baskılama testi gibi yöntemler bulunuyor.

Test sonuçlarının değerlendirilmesi de uzmanlık gerektiriyor. Gerektiğinde farklı testlerle sonucun doğrulanması veya ileri incelemeye geçilmesi mümkün olabiliyor.

İLAÇ KULLANIMI MUTLAKA SORGULANMALI

Kortizol yüksekliği değerlendirilirken kişinin kullandığı ilaçlar büyük önem taşıyor. Özellikle kortikosteroid içeren ilaçların uzun süre veya yüksek dozda kullanılması, vücutta kortizol fazlalığına benzer bir tablo oluşturabiliyor.

Kortizon içeren bazı ilaçlar tablet şeklinde kullanılabildiği gibi enjeksiyon, krem veya farklı uygulama yollarıyla da alınabiliyor. Bu nedenle doktora başvurulduğunda kullanılan tüm ilaçların ve tedavilerin hekimle paylaşılması gerekiyor.

Doktor önerisi olmadan kortizon içeren ilaçların kesilmesi veya dozunun değiştirilmesi ise doğru bir yaklaşım değil. İlaç değişikliklerinin mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerekiyor.

HER KORTİZOL YÜKSEKLİĞİ TÜMÖR ANLAMINA GELMİYOR

Kortizol fazlalığı denildiğinde bazı kişilerin aklına doğrudan tümör gelebiliyor. Ancak nedenler farklı olabiliyor. Dışarıdan alınan glukokortikoid ilaçlar önemli nedenlerden biri olurken, bazı durumlarda hipofiz bezi veya böbreküstü bezleriyle ilişkili hastalıklar da araştırılabiliyor.

Cushing sendromunun nedeninin belirlenmesi için hormon testlerinin ardından gerekli görülürse ileri görüntüleme ve başka incelemeler yapılabiliyor.

Dolayısıyla “kortizolüm yüksek çıktı, kesin tümör var” şeklinde bir sonuca varmak doğru değil. Tanı sürecinin uzman hekim tarafından adım adım yürütülmesi gerekiyor.

NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?

Kortizol yüksekliği açısından özellikle birden fazla belirtinin aynı anda görülmesi ve bu belirtilerin giderek artması durumunda doktora başvurulması önem taşıyor.

Genç yaşta ortaya çıkan açıklanamayan kemik kaybı, yüksek tansiyon, kontrol edilmesi zor kan şekeri yüksekliği veya Cushing sendromunu düşündürebilecek belirgin fiziksel değişikliklerin bulunması halinde endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanının değerlendirmesi gerekebiliyor.

Özellikle geniş mor çatlaklar, kolay morarma, belirgin kas güçsüzlüğü ve gövdede hızlı veya açıklanamayan kilo artışının birlikte görülmesi daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bir tablo oluşturuyor.

ACİL DURUMLARDA BEKLEMEMEK GEREKİYOR

Kortizol yüksekliği şüphesi çoğu durumda acil serviste değerlendirilmesi gereken bir durum olmayabilir. Ancak kişinin genel sağlık durumunda ani ve ciddi bozulma meydana gelmesi halinde farklı bir sağlık sorunu söz konusu olabileceğinden acil değerlendirme gerekebilir.

Şiddetli ve ani başlayan belirtiler, ciddi enfeksiyon bulguları, bilinç değişikliği veya kontrol altına alınamayan kan şekeri gibi ağır tabloların ortaya çıkması durumunda sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor.

BELİRTİLER İLERLİYORSA İHMAL EDİLMEMELİ

Cushing sendromu gibi kortizol fazlalığına bağlı hormonal hastalıklar bazı kişilerde yavaş ilerleyebiliyor. Bu nedenle belirtiler başlangıçta günlük yaşamın yoğunluğu, stres veya yaşa bağlı değişiklikler olarak değerlendirilebiliyor.

Ancak zaman içerisinde yeni belirtilerin eklenmesi, mevcut şikâyetlerin belirginleşmesi ve birden fazla bulgunun aynı kişide toplanması değerlendirme ihtiyacını artırıyor.

Osmaniye’de sürekli yorgunluk, açıklanamayan kilo artışı, ciltte belirgin değişiklikler, kas güçsüzlüğü, yüksek tansiyon veya kan şekeri sorunları yaşayan kişilerin kendi kendine tanı koymak yerine aile hekimi ya da ilgili uzmanlık dalına başvurmaları önem taşıyor.

Kortizol, vücudun normal işleyişi için gerekli bir hormon. Asıl önemli olan, hormonun gereğinden fazla olup olmadığının doğru yöntemlerle belirlenmesi. Bu nedenle tek bir belirtiye odaklanmak yerine şikâyetlerin bütün olarak değerlendirilmesi ve gerektiğinde uzman kontrolünde uygun testlerin yapılması gerekiyor.

Muhabir: Resul Özdil