Osmaniye’nin kültürel miraslarından biri olarak hafızalara kazınan “Eski Gelin Alma Alayı”, 1965 yılında şehrin merkez ve köylerinde büyük bir coşkuyla kutlanmıştı. O dönemde köyler ve mahalleler arasında düzenlenen bu tören, hem eğlenceli hem de toplumsal bir dayanışma ritüeli olarak biliniyor.
Alay, düğün geleneğinin tamamlanmasının ardından gelinin ailesinin komşu ve akrabalarına uğurlanması ve yeni evine taşınması sürecinde gerçekleşirdi. Gelin alma sırasında köy yolları süslenir, davul-zurna eşliğinde köy halkı ve akrabalar gelinle birlikte yürürdü. Alayın en önemli ritüellerinden biri, gelin arabasının renkli örtüler ve çiçeklerle donatılmasıydı.
1965 yılında alayı izleyenler, Osmaniye’nin geleneksel kıyafetleri içindeki kadın ve erkeklerin, şarkılar eşliğinde dans edip halay çektiğini anlatır. Gelin alma töreni sırasında çocuklar da ellerinde küçük bayraklar ve çiçeklerle korteji takip eder, bu coşkulu sürece renk katardı. Alayın bir diğer önemli yönü, komşuların ev ev dolaşıp hediyeler ve tatlılar sunmasıyla dayanışma ruhunun pekişmesiydi.
O yıllarda Osmaniye’de “Eski Gelin Alma Alayı”, sadece gelin ve damadın yakın çevresini değil, köyde yaşayan tüm halkı bir araya getiren bir sosyal etkinlik olarak dikkat çekiyordu. Gelinin uğurlanması sırasında yapılan dualar, yöresel türküler ve tebrik konuşmaları, törene katılan herkesin hafızasında unutulmaz bir yer edinmişti.
Zaman içinde modern düğün geleneklerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bu alay geleneği azalsa da, 1965’teki organizasyon Osmaniye halkı tarafından hala nostaljik bir hatıra olarak anlatılıyor. O dönemi bilenler, gelin alma alayının köy kültüründe toplumsal bağları güçlendiren ve komşuluk ilişkilerini pekiştiren bir etkinlik olduğunu vurguluyor.
Bu gelenek, Osmaniye’nin kültürel hafızasının önemli bir parçası olarak, geçmişten günümüze kadar yöre halkı tarafından saygıyla hatırlanıyor ve gelecek kuşaklara aktarılmak isteniyor.



