“Vücudun Sessiz Bir Yardım Çağrısı Olabilir”
Medicana International Ankara Hastanesi’nde görev yapan Op. Dr. Mefkure Yalçıner, gözyaşı kanal tıkanıklığının gözyaşının doğal akışını engellediğini söyledi.
Yalçıner, “Normalde gözyaşı, göz yüzeyini temizledikten sonra kanallar aracılığıyla burun boşluğuna aktarılır. Bu sistemde meydana gelen tıkanıklık, gözyaşının dışarı akmasına neden olur. Bu durum yalnızca estetik bir sorun değil, aynı zamanda göz sağlığını tehdit eden bir tabloya dönüşebilir” dedi.
En Belirgin Belirti: Sürekli Sulanma
Uzmanlara göre hastalığın en yaygın belirtisi kontrolsüz göz sulanması. Bunun yanında:
- Çapaklanma
- Gözde kızarıklık
- Zaman zaman enfeksiyon
gibi şikayetler de görülebiliyor.
Özellikle sabah saatlerinde artan çapaklanma ve gün boyu süren sulanmanın, hastaların günlük yaşamını olumsuz etkilediği ifade ediliyor.
Tedavi Edilmezse Enfeksiyon Riski Artıyor
Gözyaşı kanal tıkanıklığının ihmal edilmesi durumunda tekrarlayan enfeksiyonların ortaya çıkabileceğini belirten Yalçıner, bu durumun zamanla yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebileceğine dikkat çekti.
Kalıcı Çözüm Cerrahi Müdahale
Hastalığın tedavisinde ileri vakalarda cerrahi yöntemlerin devreye girdiğini belirten uzmanlar, en etkili yöntemlerden birinin “dakriyosistorinostomi (DSR)” ameliyatı olduğunu vurguluyor.
Bu yöntemle:
- Tıkalı kanal bypass ediliyor
- Gözyaşının doğal akışı yeniden sağlanıyor
Yaklaşık 30-60 dakika süren operasyon sonrası hastalar genellikle kısa sürede taburcu edilirken, iyileşme sürecinin birkaç hafta içinde tamamlandığı ifade ediliyor.
Erken Teşhis Başarıyı Artırıyor
Uzmanlar, erken teşhisin tedavi sürecinde kritik rol oynadığını belirtiyor. Erken müdahale sayesinde hem tedavi süresi kısalıyor hem de başarı oranı yükseliyor.
Bebeklerde de Görülebiliyor
Gözyaşı kanal tıkanıklığının yalnızca yetişkinlere özgü olmadığına dikkat çeken Yalçıner, yeni doğan bebeklerde de benzer şikayetlerin görülebileceğini söyledi.
Bebeklerde gözyaşı kanallarının tam gelişmemesi nedeniyle sulanma ve çapaklanma oluşabileceğini belirten uzmanlar, uzun süren durumlarda mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini vurguluyor.




