Yaz mevsiminin etkisini artırdığı Osmaniye’de uzmanlar, sıcak havaların beraberinde getirdiği sağlık risklerine karşı vatandaşları uyardı. Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte bakteri, virüs ve parazitlerin çok daha hızlı çoğaldığına dikkat çeken sağlık uzmanları, özellikle açıkta bekletilen ve uygun koşullarda muhafaza edilmeyen gıdaların bağırsak enfeksiyonları ile besin zehirlenmelerine neden olabileceğini belirtti.

Türkiye genelinde olduğu gibi Osmaniye’de de yaz aylarında artan sıcaklıklar nedeniyle gıda güvenliği konusu yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, özellikle pikniklerde, açık hava etkinliklerinde ve uzun süre dışarıda bırakılan yiyeceklerde ciddi sağlık riskleri oluşabileceğini ifade ediyor. Sıcak ortamda bekleyen yiyeceklerin kısa süre içerisinde milyonlarca bakteriye ev sahipliği yapabileceği belirtilirken, bu durumun özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireyler için ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanları, yaz döneminde bağırsak enfeksiyonlarının ve gıda kaynaklı hastalıkların belirgin şekilde arttığını belirterek vatandaşların gıda tüketiminde daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Uzmanlara göre uygun sıcaklıkta saklanmayan, soğuk zinciri bozulan veya uzun süre açıkta bırakılan yiyecekler, sağlığı tehdit eden mikroorganizmaların hızla çoğalmasına zemin hazırlıyor.
Özellikle et, tavuk, süt ve süt ürünleri gibi hassas gıdaların sıcak havalarda daha büyük risk oluşturduğunu belirten uzmanlar, bu ürünlerin uygun koşullarda muhafaza edilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Ayrıca pişirilmiş yemeklerin oda sıcaklığında saatlerce bekletilmesinin de ciddi enfeksiyonlara yol açabileceği ifade ediliyor.
Osmaniye’de yaz aylarında sıkça görülen ishal vakalarının önemli bir kısmının gıda kaynaklı enfeksiyonlarla bağlantılı olduğu belirtilirken, uzmanlar belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini söylüyor. Karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, halsizlik ve ateş gibi belirtilerin görüldüğü durumlarda sıvı kaybının önlenmesinin büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.
Sağlık uzmanları, ishal ve kusmanın yalnızca su kaybına neden olmadığını, aynı zamanda vücuttaki sodyum, potasyum ve bikarbonat gibi önemli elektrolitlerin de azalmasına yol açtığını belirtiyor. Bu durum özellikle çocuklar, yaşlı bireyler ve diyabet, kalp veya böbrek hastalığı bulunan kişilerde daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
Uzmanlara göre yeterli sıvı alınmasına rağmen gözlerde çökme, ağız kuruluğu, aşırı halsizlik, bilinç bulanıklığı gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa ya da ateş birkaç günden uzun sürüyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerekiyor. Kanlı ishal ve şiddetli kusma gibi durumlar ise acil değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.

Bağırsak enfeksiyonları ile besin zehirlenmelerinin çoğu zaman benzer belirtiler gösterdiğini belirten uzmanlar, özellikle şüpheli bir gıdanın tüketilmesinden kısa süre sonra başlayan kusma ve ardından gelişen ishalin besin zehirlenmesini düşündürebileceğini ifade ediyor. Ancak kesin tanı ve tedavi için sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanların dikkat çektiği önemli konulardan biri de bilinçsiz antibiyotik kullanımı oldu. Her ishal vakasında antibiyotik kullanımının doğru olmadığı belirtilirken, gereksiz antibiyotik kullanımının bağırsak florasını bozabileceği, iyileşme sürecini uzatabileceği ve antibiyotik direncine yol açabileceği ifade edildi. Tedavide önceliğin kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konulması olduğu kaydedildi.
Beslenme konusunda da önemli uyarılar yapan uzmanlar, özellikle çocuklarda ishal döneminde asitli içecekler ve şekerli meyve sularının verilmesinin yanlış bir uygulama olduğunu belirtiyor. Bu tür içeceklerin bağırsak hareketlerini artırarak şikayetlerin daha uzun sürmesine neden olabileceği ifade ediliyor.
Gıda hazırlama aşamasında hijyen kurallarının titizlikle uygulanması gerektiğini belirten uzmanlar, çiğ et ve sebzeler için ayrı kesme tahtalarının kullanılması, et ve süt ürünlerinin yeterince pişirilmesi, sebze ve meyvelerin bol suyla yıkanması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca pişirilen yemeklerin mümkün olduğunca kısa sürede tüketilmesi veya uygun sıcaklıkta saklanması tavsiye ediliyor.
Osmaniye’de sıcak havaların etkisini sürdürdüğü bugünlerde el hijyeninin de enfeksiyonlardan korunmada en etkili yöntemlerden biri olduğu belirtiliyor. Yemek hazırlamadan önce, yemek yemeden önce, tuvalet sonrası ve çocukların bakımından sonra ellerin en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmasının enfeksiyon riskini önemli ölçüde azalttığı ifade ediliyor.
Uzmanlar ayrıca yaz aylarında yoğun kullanılan havuzlara ilişkin de uyarılarda bulunuyor. Özellikle çocukların havuz suyunu yutmamaları gerektiği belirtilirken, ishal şikayeti bulunan çocukların ve bebeklerin hem kendi sağlıkları hem de diğer kişilerin korunması amacıyla havuza girmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Sağlık uzmanları, Osmaniye’de vatandaşların yaz boyunca gıda güvenliği kurallarına dikkat etmeleri, hijyen alışkanlıklarını ihmal etmemeleri ve şüpheli belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini belirterek, alınacak basit önlemlerin ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebileceğini ifade ediyor.




