Deniz Portföy'den 'Perakende Sektörü Hisse Senedi (TL) Fonu'
Deniz Portföy'den 'Perakende Sektörü Hisse Senedi (TL) Fonu'
İçeriği Görüntüle

İSTANBUL (AA) - Deloitte, 27 ülkede 28 bin 500'den fazla tüketicinin katılımıyla gerçekleştirdiği '2026 Küresel Otomotiv Tüketici Araştırması'nın sonuçlarını paylaştı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Deloitte, Türkiye'deki tüketicilerin bir sonraki araç tercihinde içten yanmalı motorların ilk sırada yer aldığını, hibrit ve elektrikli araçların ise maliyet, erişilebilirlik ve kullanım pratikliği ekseninde şekillendiğini ortaya koydu.

Deloitte'un yıl 14'üncüsü yayımladığı araştırma, hızla değişen küresel mobilite ekosistemini etkileyen temel tüketici eğilimlerine ışık tutarken, araştırmada bu yıl Türkiye'den de 1000 tüketicinin görüşlerine başvurduğu belirtildi.

- Bir sonraki araçta tercihler hibritlere yöneliyor

Türkiye'deki tüketicilerin bir sonraki araç alımında tercih ettiği motor türlerinde içten yanmalı motor yüzde 53 ile ilk sırada yer alıyor. Hibrit elektrikli araçlar yüzde 18, plug-in hibrit yüzde 11 ve bataryalı elektrik araçlar (BEV) yüzde 11 oranında tercih ediliyor. Bu dağılım, tüketicinin elektrifikasyona ilgisinin arttığını, ancak kararın hala 'toplam değer' (maliyet, erişim, kullanım pratikliği) çerçevesinde şekillendiğini gösteriyor.

Tüketicilerin elektrikli araç tercihinde düşük yakıt maliyeti yüzde 55 ile ilk sırada yer alırken, bu tercihleri yüzde 35 ile çevresel kaygılar, yüzde 34 ile sürüş deneyimi ve yüzde 33 ile daha düşük bakım maliyeti takip ediyor.

Türkiye'de tamamen bataryalı elektrikli araçlara ilişkin en önemli endişeler arasında şarj süresi ve sürüş menzili yüzde 39'luk oranlarla ilk sırada yer alırken, kamusal şarj altyapısının yetersizliği yüzde 37, pil değişimi maliyeti yüzde 35 ve pil teknolojisi kaynaklı güvenlik endişesi yüzde 34 ile öne çıkan diğer başlıklar arasında bulunuyor. Bu bulgular, tüketicinin BEV'e yönelik ilgisinin 'teknoloji' kadar 'kullanılabilirlik' ve 'güven' faktörleriyle şekillendiğine işaret ediyor.

- Fiyat tercihi vergi öncesi 1-2 milyon lira bandında yoğunlaşıyor

Araştırmada katılımcılara, indirim ve teşvikler uygulandıktan sonra, vergiler ve diğer ücretler eklenmeden önce bir sonraki araç için ne kadar ödeme yapmayı tercih ettikleri soruldu. Buna göre Türkiye'de tüketicilerin yüzde 44'ü 1-2 milyon lira, yüzde 27'si 2-4 milyon lira, yüzde 17'si 1 milyon liranın altında bir fiyat bandı öngörüyor.

Türkiye'deki tüketicilerin bir sonraki araç için marka seçiminde en önemli faktörün yüzde 54 ile ürün kalitesi olurken, bunu yüzde 45 ile araç özellikleri ve teknolojisi, yüzde 41 ile araç performansı ve yüzde 39 ile fiyat izliyor. Araştırma sonuçları, tüketicilerin dünya genelinde marka tercihlerini ağırlıklı olarak 'temel ürün ve değer' kriterlerine göre yaptığını, reklam, marka bağlılığı ve kolay finansman gibi başlıkların görece daha sınırlı etkiye sahip olduğunu gösteriyor.

- Bayiler hala önemini koruyor, sosyal medyanın etkisi artıyor

Türkiye'de bir sonraki araç satın alımı için öne çıkan bilgi kaynakları arasında bayi ziyareti yüzde 47 ile ilk sırada yer alıyor.

Sosyal medya ve influencer değerlendirmeleri yüzde 40 ile satın alma yolculuğunda en güçlü bilgi kanalı olarak öne çıkarken, bunu yüzde 39 ile üretici internet sitesi ve yüzde 37 ile çevrim içi medya ile otomotiv portalları takip ediyor.

Yerli ve yabancı üretici tercihlerine bakıldığında ise tüketicilerin yüzde 38'i yabancı marka ve üreticiyi, yüzde 26'sı yerel üreticiyi tercih ederken, yüzde 37'si bu konuda bir fark gözetmediğini belirtiyor.

Deloitte'un araştırmasına göre, tüm pazarlarda tüketicilerin bağlantılı araç hizmetleri için en çok güvenlik ve emniyet odaklı özelliklere ödeme yapmaya istekli olduğu belirtiliyor. Öne çıkan hizmetler arasında yüzde 82 ile acil durum yardımı ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 80 ile hırsızlık karşıtı takip, yüzde 77 ile garanti ve geri çağırma bildirimleri ve yüzde 77 ile araç/yaya otomatik algılama sistemleri izliyor.

Türkiye özelinde ise yerel dillerde sesli komut desteğinin bir sonraki araçta önemli olduğunu belirtenlerin oranı 80 olurken, araç ömrünü uzatmak üzere OTA (kablosuz) yazılım güncellemelerine sahip olan bir araç için liste fiyatının üzerine ek ödeme yapmak istemeyenlerin oranı yüzde 16 oranında bulunuyor. Bu grubun yüzde 21'i yüzde 8-10, yüzde 19'u yüzde 2-5 aralığında bir ek ödemeye açık olduğunu ifade ediyor.

- 'Küresel otomotiv endüstrisi tarihinin en dönüştürücü dönemlerinden birinde'

Açıklamada görüşlerine yer verilen Deloitte Türkiye Otomotiv Sektörü Lideri Özlem Yanmaz, raporun günümüz otomotiv tüketicisini anlamak için önemli iç görüler sunduğunu belirtti.

Yanmaz, küresel otomotiv endüstrisinin tarihinin en dönüştürücü dönemlerinden birindi olduğuna dikkati çekerek, değer zincirinin her aşamasında yenilikçiliğin hız kazanmaya devam ettiğini, tüketicilerin, değer, erişim ve deneyim beklentilerindeki değişmeyle sektörün odağında olmaya devam ettiklerini aktardı.

Araştırmanın, tüketicilerin giderek daha fazla değer odaklı hale geldiğini, kalite ve inovasyonun yanı sıra güven ve şeffaflığa verdikleri önemin arttığını belirten Yanmaz, şunları kaydetti:

'Artan araç fiyatları ve yükselen finansman maliyetleri, erişilebilirliği gündemin en üst sıralarına taşıdı. Bu da birçok tüketicinin mobilitede değeri gerçekten neyin tanımladığını ve araç markalarından ne beklediğini yeniden düşünmesine neden oluyor. 2026 araştırmamızda beş temel eğilim öne çıkıyor. Elektrikli araçlara yönelik küresel talep bölgeler arasında farklılık gösterirken, tüketicilerin uygun fiyat, şarj altyapısı ve kullanım kolaylığı arasında denge arayışı, hibrit araçlara olan ilgiyi artırıyor.

Buna ek olarak marka sadakati zayıflamaya devam ediyor. Bir diğer öne çıkan trend, tüketiciler, güvenlik ve emniyeti arttıran bağlantılı özelliklere yoğun ilgi gösteriyor, ancak paralelinde veri paylaşımına ilişkin kaygılar da yüksek seyrediyor. Ayrıca birçok tüketici, yapay zeka destekli kişiselleştirmeye ve aracın kullanım değerini zaman içinde arttıran kablosuz güncellemeler (OTA) ile sağlanan geliştirmelere açık. Son olarak araç servis sağlayıcılarının seçiminde hizmet kalitesi, güven ve şeffaflık belirleyici faktörler arasında yer alıyor.'


Kaynak: AA