ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Kültür ve Turizm Bakanlığı keçe sanatçısı Nur Sağlamer, Antalya'nın Kumluca ilçesinde atölyeye dönüştürdüğü evinde ürettiği eserlerle geleneksel keçe sanatını gelecek kuşaklara aktarmaya çalışıyor.
İstanbul'daki kariyerini bırakarak 1999 yılında Kumluca'nın dağ köyüne yerleşen ressam, yazar ve tasarımcı Sağlamer, yıllarca sahibi ve işletmecisi olduğu oteldeki atölyesinde keçe yaptı.
Turizm işletmeciliğini bıraktıktan sonra evini keçe atölyesine dönüştüren Sağlamer, keçenin yanı sıra doğadan ve mitolojiden ilham alarak tuval, taş ve ahşap üzerine de eserler üretiyor.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Sağlamer, Orta Asya'dan bu yana konar-göçer kültürün önemli mirası olan ve bugün yok olmaya yüz tutan keçe sanatına yoğunlaştı.
Zanaatı sanata dönüştürerek keçeden tablolar, giysiler, aksesuarlar ve dekoratif ürünler hazırlayan Sağlamer, gününün büyük bölümünü atölyesinde geçiriyor. Koyun yününü geleneksel yöntemlerle işleyerek farklı ürünlere dönüştüren sanatçı, yerli ve yabancı ziyaretçilere de keçe sanatını tanıtıyor.
Sağlamer, AA muhabirine, 20 yılı aşkın süredir keçe üzerine çalıştığını belirterek, tablolar, giysiler ve dekoratif ürünler ürettiğini söyledi.
Keçenin doğaya zararının olmadığına dikkati çeken Sağlamer, şöyle konuştu:
'Atalarımızın bize mirası, hem atalarımıza hem doğaya saygımdan dolayı keçe yapıyorum. Keçeyi insanların daha çok kullanmasını arzu ediyorum. Pamuk, ipek, keten gibi yün de doğaya zarar vermiyor. Keçe geleneğini 'gelene ek' yaparak modernize ederek, yarınlara taşımamız gerekiyor. Bu sanatın kaybolmaması lazım. Keçe sanatını yaşatmak için gönüllü olarak okullarda eğitimler vermeye çalışıyorum. Davet üzerine derneklere, vakıflara gidip anlatıyorum çünkü keçenin yaşaması lazım. Bir millet, geleneksel sanatlarını, dilini yitirirse, geçmişini yitirirse millet olmaktan çıkar. Ben buna önem veriyorum.'
- 'Turistler, çok ilgili, meraklı ve özel siparişler veriyorlar'
Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen Kültür Yolu Festivali ile Yaşayan Miras Şölenlerine katılarak keçe sanatını tanıttığını ifade eden Sağlamer, geçmişte işletmeciliğini yaptıkları tesiste kurduğu atölyede ziyaretçilere keçenin yapım aşamalarını uygulamalı gösterdiğini anlattı.
Yerli ve yabancı turistlerin keçe sanatına yoğun ilgi gösterdiklerini belirten Sağlamer, 'Turistler oldukça meraklı. Zaman zaman özel siparişler veriyorlar. Bir müzik grubu üyeleri, enstrümanları için Türk motifleriyle süslenmiş özel keçe kılıflar istemişti. Bu tür talepler beni mutlu ediyor.' dedi.
Keçenin sanılanın aksine yumuşak bir malzeme olduğunu dile getiren Sağlamer, bu malzemeden yolluk, minder ve ceket gibi çok farklı ürünler üretilebildiğini ifade etti.
Keçenin önemli bir yalıtım malzemesi olduğuna işaret eden Sağlamer, şunları söyledi:
'Sıcağı ve soğuğu geçirmeyen keçe, yaz aylarında da kullanılabiliyor. Keçeye bugüne kadar gereken önemin verilmemiş olmasına üzülüyorum. Oysa hem doğayı koruyan hem de ileri dönüşüme katkı sağlayan çok değerli bir malzeme. Türkiye'nin birçok yerinde sergiler açıyorum. Özellikle ön Türk uygarlıklarını konu alan keçe tablolarım ilgi görüyor. İnsanlar, eserlerin keçe olduğuna inanmakta zorlanıyor.'
Bir ürünün ortaya çıkmasının bazen 20 günü bulduğunu anlatan Sağlamer, yünün günlerce su ve sabunla işlenerek keçeye dönüştürüldüğünü, ürünün dayanıklılığı için kurutma aşamasının da büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.




