Yapay zekanın günlük yaşamda ve kamu hizmetlerinde daha fazla kullanılmaya başlanması, beraberinde insan haklarına ilişkin yeni tartışmaları da gündeme getiriyor. İngiltere’de parlamentonun alt ve üst meclislerinden oluşan partiler arası İnsan Hakları Ortak Komitesi, mevcut yasal düzenlemelerin yapay zekanın oluşturduğu riskleri karşılamakta yetersiz kaldığını belirterek yeni bir yasa tasarısı hazırlanması çağrısı yaptı.
Komite tarafından yayımlanan raporda, yapay zeka sistemlerinin insan hakları açısından ciddi tehditler oluşturabileceği ifade edildi. Raporda, mevcut yasal çerçevenin parçalı ve dağınık olması nedeniyle bazı alanlarda koruma boşluklarının ortaya çıktığına dikkat çekildi.
Mevcut Yasaların Yapay Zeka Risklerini Karşılamadığı Belirtildi
İnsan Hakları Ortak Komitesi Başkanı ve milletvekili Alex Sobel, İngiltere de dahil olmak üzere dünyanın hiçbir yerinde yapay zekaya yönelik düzenlemelerin amaca uygun bir yasal yaklaşım ortaya koyamadığını belirtti.
Komitenin değerlendirmesine göre yapay zeka teknolojileri hızla gelişirken, bu sistemlerin yol açabileceği hak ihlallerine karşı hukuki mekanizmalar aynı hızda geliştirilemiyor. Bu durumun, bireylerin kişisel verileri, özel hayatı ve güvenliği açısından yeni riskler oluşturabileceği kaydedildi.
Raporda, yapay zekanın yalnızca teknolojik veya ekonomik bir mesele olarak ele alınmaması gerektiği vurgulanırken, insan haklarının korunmasının düzenlemelerin merkezinde bulunması gerektiği ifade edildi.
Kadınlar Ve Kız Çocukları İçin Cinsel İçerikli Görsel Riski
Komitenin raporunda, yapay zekanın kadınlar ve kız çocuklarının cinsel içerikli görsellerinin oluşturulması gibi ciddi insan hakları ihlallerinde kullanılabildiği belirtildi.
Yapay zeka destekli görsel üretim araçlarının kötüye kullanılması, kişilerin bilgisi ve rızası dışında gerçekçi içeriklerin hazırlanmasına neden olabiliyor. Bu tür uygulamaların mağdurların özel hayatını, itibarını ve kişisel güvenliğini tehdit edebileceği değerlendiriliyor.
Raporda ayrıca kişilerin yüzlerinin rızaları olmadan taranması gibi biyometrik veri kullanımlarına da dikkat çekildi. Yüz tanıma ve benzeri teknolojilerin yeterli denetim olmadan kullanılması halinde bireylerin mahremiyetinin ihlal edilebileceği ifade edildi.
Yapay Zeka Sistemlerinde Önyargı Ve Yanlış Bilgi Tehlikesi
Komite, yapay zeka sistemlerinin internetten toplanan verilerle eğitilmesinin de önemli sorunlara yol açabileceğini belirtti. Eğitim verilerinde bulunan önyargıların yapay zeka sistemlerinin kararlarına ve ürettiği içeriklere yansıyabileceği kaydedildi.
Bu durumun özellikle işe alım, eğitim, kamu hizmetleri, güvenlik ve sosyal hizmetler gibi alanlarda ayrımcı sonuçlar doğurma ihtimali bulunuyor. Raporda, yapay zeka sistemlerinin tarafsız ve güvenilir sonuçlar üretmesinin garanti edilemediği vurgulandı.
Ayrıca yapay zekanın yanlış veya yanıltıcı bilgi yayma riski de raporda öne çıkarıldı. Yanlış bilgilerin geniş kitlelere hızlı biçimde ulaşabilmesi, kamuoyunun doğru bilgiye erişimini zorlaştırabileceği gibi bireylerin haklarını da olumsuz etkileyebilir.
Bağımsız Ve Tek Bir Denetim Organı Önerildi
İnsan Hakları Ortak Komitesi, yapay zeka alanında yasal statüye sahip, tek ve bağımsız bir denetim organı kurulmasını savundu. Komiteye göre farklı kurumlar arasında dağılmış mevcut denetim yapısı, yapay zekanın neden olduğu risklere karşı etkili ve bütünlüklü bir koruma sağlayamıyor.
Önerilen bağımsız denetim organının, yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanılması süreçlerini takip etmesi, insan hakları üzerindeki etkileri incelemesi ve gerektiğinde yaptırım uygulayabilmesi bekleniyor.
Komite, böyle bir yapının yalnızca teknoloji şirketlerini değil, kamu kurumlarını ve yapay zeka kullanan diğer kuruluşları da denetlemesi gerektiği görüşünü dile getirdi.
Yüksek Riskli Yapay Zeka Modellerine Daha Sıkı Kurallar Gelecek
Raporda, hazırlanması istenen yasa tasarısının yapay zeka sistemlerini risk seviyelerine göre sınıflandıran bir düzenleme oluşturması gerektiği belirtildi. Buna göre düşük riskli uygulamalarla insan hakları üzerinde ciddi etkiler oluşturabilecek yüksek riskli modellerin aynı kurallara tabi tutulmaması önerildi.
Yüksek riskli yapay zeka modelleri için daha katı yükümlülükler getirilmesi, bu sistemlerin geliştirilmeden ve kullanılmadan önce daha kapsamlı denetimlerden geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Komite ayrıca insan haklarıyla bağdaşmadığı değerlendirilen bazı yapay zeka kullanım alanlarının doğrudan yasaklanması gerektiğini savundu. Bilinçaltı tekniklerinin kullanılması, kişilerin profillenmesi ve biyometrik verilerin uygunsuz biçimde işlenmesi, potansiyel yasak veya sıkı kısıtlama alanları arasında gösterildi.
Küresel Yapay Zeka Düzenlemesi Tartışmaları Sürüyor
Yapay zekanın insan hakları üzerindeki etkileri, yalnızca İngiltere’de değil, dünya genelinde de tartışılıyor. Geçtiğimiz günlerde Anthropic Üst Yöneticisi Dario Amodei de küresel düzenleme, sektörel düzenleme ve bağımsız izleme mekanizmalarını içeren bir plan önermişti.
Bu öneriler, yapay zeka sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yanı sıra devletlerin ve bağımsız denetim kuruluşlarının da sorumluluk üstlenmesi gerektiği yönündeki tartışmaları güçlendirdi.
İngiltere’deki komitenin çağrısı ise yapay zekaya ilişkin düzenlemelerin yalnızca inovasyonu ve ekonomik büyümeyi değil, bireylerin temel haklarını, özel hayatını ve güvenliğini de koruyacak biçimde hazırlanması gerektiğini ortaya koydu.




