Otomotiv sektörünün önde gelen üreticilerinden Stellantis, son dönemde yaşanan kalite sorunlarını çözmek için kapsamlı bir çalışma başlattı. Şirket CEO'su Antonio Filosa, kalite problemlerinin “çok, çok, çok hızlı” şekilde çözüldüğünü belirtirken, sorunların tespiti ve giderilmesi için 50'ye yakın özel çalışma birimi oluşturulduğunu açıkladı.
Detroit'te düzenlenen Automotive News Congress etkinliğinde konuşan Filosa, Stellantis'in kalite konusunda yaşadığı sorunları açıkça kabul ederken, şirketin bu problemlere alışılmış kurumsal süreçlerin ötesinde bir organizasyonla müdahale ettiğini ifade etti.
Stellantis bünyesinde oluşturulan ve şirket tarafından “kalite savaş odaları” olarak adlandırılan bu birimlerde 2 binden fazla mühendis görev yapıyor. Ekipler, grubun farklı markaları ve modellerindeki belirli kalite problemlerine odaklanarak sorunların daha hızlı tespit edilmesi ve çözülmesi için çalışıyor.
2 binden fazla mühendis kalite sorunlarına odaklandı
Stellantis'in oluşturduğu çalışma sisteminin temelinde, ortaya çıkan problemlerin yalnızca araç müşteriye ulaştıktan sonra ele alınması yerine daha erken aşamalarda tespit edilmesi bulunuyor.
Yaklaşık 50 kalite savaş odasında görev yapan mühendisler, farklı araç ve markalarda ortaya çıkan sorunları inceleyerek çözüm üretmeye çalışıyor. Böylece belirli bir problemin şirket içerisindeki standart süreçlerde uzun süre beklemesi yerine, doğrudan konuya odaklanan ekipler tarafından ele alınması amaçlanıyor.
CEO Antonio Filosa'nın açıklamalarında özellikle hız vurgusu öne çıktı. Filosa, kalite sorunlarının “çok, çok, çok hızlı” çözüldüğünü ifade ederek şirketin bu konuyu öncelikli gündemlerinden biri haline getirdiğini ortaya koydu.
Bu yaklaşım, Stellantis'in kalite yönetiminde daha merkezi ve doğrudan müdahaleye dayalı bir çalışma modeline yöneldiğini gösteriyor.
Kalite şirketin öncelikleri arasına alındı
Stellantis, 50 kalite savaş odasının her birinde hangi spesifik problemlerin ele alındığına ilişkin ayrıntılı bir liste paylaşmadı. Buna rağmen görevlendirilen mühendis sayısı ve oluşturulan özel çalışma birimlerinin kapsamı, kalite konusunun şirket açısından önemli bir gündem maddesi olduğunu gösteriyor.
Otomotiv sektöründe yeni teknolojiler, elektrikli araçlar, yazılım sistemleri ve sürüş teknolojileri giderek daha fazla öne çıkarken Stellantis'in mevcut dönemde kalite sorunlarına yoğunlaşması dikkat çekiyor.
Şirketin hedefi, kalite problemlerini araçların müşterilere ulaşmasından sonra çözmek yerine üretim ve geliştirme süreçlerinin daha erken aşamalarında belirlemek. Bu sayede sorunların müşteriye yansımadan önce giderilmesi hedefleniyor.
Stellantis'in 2028 kalite hedefi
Antonio Filosa, şirketin geleceğe yönelik kalite hedefi için de 2028'i işaret etti. Filosa, Stellantis'in rekabet ettiği tüm segment ve pazarlarda kalite açısından ilk çeyrekte yer almayı hedeflediğini belirtti.
Bu hedef, şirketin 2028 yılına kadar kalite performansında belirgin bir değişim gerçekleştirmeyi planladığını gösteriyor. Stellantis'in çok sayıda marka ve farklı pazarlarda faaliyet göstermesi nedeniyle hedefin kapsamı da oldukça geniş.
Şirketin önünde ise oluşturulan yeni sistemin kalıcı sonuçlar üretmesini sağlama süreci bulunuyor. 2 binden fazla mühendisin ve onlarca özel çalışma ekibinin aynı hedef doğrultusunda çalışması, kalite sorunlarının çözümüne yönelik büyük ölçekli bir kaynak ayrıldığını ortaya koyuyor.
Sonuçların 2028'e kadar ortaya çıkması bekleniyor
Stellantis'in açıkladığı plan kapsamında önümüzdeki dönemde kalite performansının yakından takip edilmesi bekleniyor. Şirketin oluşturduğu özel ekiplerin mevcut sorunları çözmesinin yanı sıra benzer problemlerin yeniden ortaya çıkmasını önleyecek süreçler geliştirmesi de hedefleniyor.
Kalite savaş odalarının çalışma sonuçlarının hangi modellerde ve hangi sorunlarda ne ölçüde iyileşme sağlayacağı ise önümüzdeki dönemde daha net ortaya çıkacak.
Stellantis CEO'su Antonio Filosa'nın açıklamaları, şirketin kalite konusundaki yaklaşımında hız ve erken müdahaleyi öne çıkardığını gösterirken, 2028 için belirlenen hedef bu dönüşümün ölçülebileceği önemli bir tarih olarak öne çıkıyor.





