Ümit Özdağ’ın bazı siyasi isimlerle temas yürüttüğünü belirten Okumuş, Türkiye’nin erken seçim atmosferine girdiğini savundu.

Gazeteci ve eski MHP Milletvekili Nazif Okumuş, Meltem TV ekranlarında yayımlanan programda Türkiye’nin siyasi gündemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Cumhur İttifakı’nın yapısından muhalefetteki yeni arayışlara, olası erken seçimden hukuk ve adalet tartışmalarına kadar birçok konuyu değerlendiren Okumuş, Türkiye’de yeni ve geniş kapsamlı bir siyasi birlikteliğin ortaya çıkabileceğini öne sürdü.

“Geçmişte karşı karşıya olanlar bugün birlikte”

AK Parti ile MHP arasındaki siyasi birlikteliği değerlendiren Okumuş, iki partinin geçmişte birbirlerine yönelik sert eleştirilerde bulunduğunu hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçmişteki karşılıklı açıklamalarının toplumun hafızasında olduğunu söyleyen Okumuş, buna rağmen iki partinin daha sonra Cumhur İttifakı çatısı altında bir araya gelerek ortak bir siyasi hedef oluşturduğunu belirtti.

Okumuş, buradan hareketle geçmişte farklı siyasi partilerde yer almış ancak Türkiye’nin geleceğine ilişkin benzer hassasiyetler taşıyan isimlerin de ortak bir zeminde buluşabileceğini ifade etti.

Milliyetçi ve Atatürkçü kesimlere birlik çağrısı

Türkiye’de milliyetçi, Atatürkçü, cumhuriyetçi ve yurtsever seçmenlerin önemli bir toplumsal güç oluşturduğunu savunan Nazif Okumuş, bu kesimlerin siyasi ayrılıkları bir kenara bırakarak ortak hedefler etrafında birleşmesi gerektiğini söyledi.

Kurulmasını önerdiği yapıyı “vatan ittifakı” ve “yurtsever ittifak” ifadeleriyle tanımlayan Okumuş, şöyle konuştu:

“Bu, Atatürkçü bir ittifaktır, cumhuriyetçi bir ittifaktır, yurtsever bir ittifaktır. Burada bir siyasi partinin oyunun yüzde 5, 15 ya da 0,5 olması önemli değildir. Önemli olan ülkenin varlığı, birliği ve geleceği konusunda ortak bir irade ortaya koyabilmektir.”

Siyasette yalnızca partilerin mevcut oy oranlarına bakılmaması gerektiğini belirten Okumuş; Osman Bölükbaşı, Muhsin Yazıcıoğlu ve Sadettin Tantan gibi isimlerin siyasi tarihte bıraktıkları iz üzerinden örnekler verdi.

Bazı siyasi isimlerin sandıkta bekledikleri sonucu alamamasına rağmen toplumun hafızasında kalıcı bir yer edindiğini söyleyen Okumuş, kurulacak siyasi birliktelikte de “oy hesabından önce ortak değerlerin” dikkate alınması gerektiğini savundu.

Ümit Özdağ’ın temaslarına dikkat çekti

Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın yürüttüğü belirtilen siyasi temaslar oldu.

Nazif Okumuş; Zafer Partisi, İYİ Parti, Bağımsız Türkiye Partisi ve Adalet Partisi başta olmak üzere farklı siyasi partilerin ortak bir masa etrafında buluşma ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi.

Ümit Özdağ’ın bu yönde aktif bir görüşme trafiği yürüttüğünü ileri süren Okumuş, görüştüğü bazı siyasi isimlerin de olası birlikteliğe olumlu yaklaştığını söyledi.

Okumuş, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Ümit Özdağ’ın fiilen bir trafik oluşturduğunu, çok değerli siyaset insanlarının da buna büyük bir heyecan ve samimiyetle karşılık verdiğini söyleyebilirim. Bir araya gelmenin mümkün ve gerekli olduğu konusunda ortak bir yaklaşım görüyorum.”

Ancak Okumuş, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile ilgili henüz kesinleşmiş bir görüşme takvimi bulunmadığını da özellikle belirtti. Görüşmenin zaman ve mekânına ilişkin net bir bilgi vermekten kaçınan Okumuş, temas ihtimalinin bulunduğunu ifade etmekle yetindi.

Hüseyin Baş ve Vecdet Öz’ün isimleri gündeme geldi

Programda Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş ile Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz’ün isimleri de gündeme geldi.

Program sunucusu, Vecdet Öz ile yaptığı telefon görüşmesini aktararak Öz’ün Ankara’da Ümit Özdağ ile bir araya geleceğini söylediğini belirtti. Ayrıca başka siyasi parti liderleriyle de benzer görüşmeler yapılabileceği ifade edildi.

Nazif Okumuş ise söz konusu temasların yalnızca kamuoyuna görüntü vermek amacıyla yapılmaması gerektiğini dile getirdi.

Okumuş, olası ittifakın siyasi sonuç doğuracak, seçmenin taleplerine karşılık verecek ve ortak bir yönetim hedefi ortaya koyacak nitelikte olması gerektiğini söyledi.

Henüz partiler tarafından resmen açıklanmış bir ittifak ya da imzalanmış ortak protokol bulunmadığı için gündeme gelen birliktelik ihtimali, şu aşamada siyasi temas ve değerlendirme düzeyinde bulunuyor.

“Türkiye erken seçim havasına girdi”

Türkiye’nin ekonomik ve siyasi şartlar nedeniyle erken seçim atmosferine girdiğini savunan Okumuş, iktidarın ise seçim sonuçlarına ilişkin kaygılar nedeniyle erken seçim kararı almakta zorlanacağını ileri sürdü.

Yakın zamanda farklı siyasi aktörlerin aynı masa etrafında görülebileceğini iddia eden Okumuş, oluşturulacak ortaklığın Cumhur İttifakı karşısında güçlü bir seçenek meydana getirebileceğini söyledi.

Okumuş’a göre böyle bir birliktelik yalnızca milletvekili seçimlerinde değil, cumhurbaşkanlığı seçiminde de belirleyici olabilir.

Ortak bir cumhurbaşkanı adayı ve ortak siyasi program üzerinde uzlaşılması hâlinde önemli bir seçmen desteği sağlanabileceğini savunan Okumuş, kurulacak yapının kişisel siyasi hesaplardan uzak olması gerektiğini vurguladı.

“Cumhur İttifakı bir araya gelebildiyse diğerleri de gelebilir”

Cumhur İttifakı içerisinde farklı siyasi çizgilerden partilerin bulunduğuna işaret eden Okumuş, benzer değerleri savunan muhalefet partilerinin neden bir araya gelemediğinin seçmen tarafından sorgulandığını söyledi.

Milliyetçi, cumhuriyetçi ve Atatürkçü partiler arasında temel meselelerde büyük bir yakınlık bulunduğunu belirten Okumuş, siyasi görüşlerdeki “ton farklılıklarının” ortak hareket etmeye engel olmaması gerektiğini dile getirdi.

Okumuş, kurulabilecek ittifakın AK Parti’nin uzun süren iktidarı döneminde ortaya çıktığını savunduğu siyasi ve ekonomik sorunlara alternatif bir yönetim anlayışı geliştirmesi gerektiğini kaydetti.

YENİ Parti ihtimali de konuşuldu

Programda olası birlikteliğe YENİ Parti’nin de katılması hâlinde ortaya çıkabilecek siyasi tablo değerlendirildi. Sosyal medyada yayımlanan bazı anketlerde böyle bir ittifakın yüksek oy oranlarına ulaşabileceğinin öne sürüldüğü belirtildi.

Nazif Okumuş, Cumhuriyet’in kuruluş değerlerini benimseyen ve bu değerleri siyasi yaklaşımının merkezinde tutan bütün partilerin kurulacak birlikteliğin içerisinde yer alabileceğini söyledi.

Ancak anketlerin bilimsel niteliği, örneklem yapısı ve hangi kuruluş tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin ayrıntılar paylaşılmadığı için programda dile getirilen oy oranları kesin bir kamuoyu araştırması sonucu olarak sunulmadı.

Meclis ve cumhurbaşkanlığı seçimini etkileyebilir

Okumuş, milliyetçi, Atatürkçü ve cumhuriyetçi seçmenleri bir araya getirecek bir ittifakın Meclis aritmetiğinde önemli değişikliklere yol açabileceğini savundu.

Böyle bir yapının parlamentoda güçlü bir siyasi irade oluşturabileceğini belirten Okumuş, cumhurbaşkanlığı seçiminde gösterilecek ortak adayın da seçimin sonucunu doğrudan etkileyebileceğini söyledi.

Okumuş, siyasi partilerin seçmenlerin ortak taleplerini dikkate alması ve toplumsal karşılığı bulunan bir program hazırlaması gerektiğini belirterek, ittifak görüşmelerinin yalnızca liderler arasındaki temaslarla sınırlı kalmaması gerektiğini kaydetti.

Sinan Ateş davası ve hukuk tartışmaları

Programda Sinan Ateş cinayeti davası ile siyasetin hukuk üzerindeki etkisine yönelik tartışmalar da ele alındı.

Nazif Okumuş, kamuoyunun yakından takip ettiği davalarda adaletin eksiksiz biçimde sağlanmasının devlet kurumlarına duyulan güven açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Hukukun siyasi hesapların veya parti rekabetinin etkisinde kalmaması gerektiğini vurgulayan Okumuş, adaletin yalnızca gerçekleşmesinin değil, toplum tarafından gerçekleştiğinin görülmesinin de önemli olduğunu belirtti.

Siyasette tehdit ve öfke diline tepki

Türkiye’de siyasi dilin giderek sertleştiğini söyleyen Okumuş, öfke, tehdit ve kutuplaştırıcı ifadelerin normalleşmesinin demokratik siyasete zarar verdiğini ifade etti.

Siyasi aktörlerin rakiplerini düşman gibi gören bir dil kullanmaktan kaçınması gerektiğini belirten Okumuş, farklı görüşlerin hukuk ve demokratik kurallar içerisinde yarışmasının önemine dikkat çekti.

Toplumun gerilimden yorulduğunu savunan Okumuş, siyasi partilerin vatandaşların günlük sorunlarına çözüm üretmesi ve güven veren bir dil kullanması gerektiğini söyledi.

Dış politika ve güvenlik gündemi değerlendirildi

Programda Türkiye’nin dış politika ve güvenlik politikalarına ilişkin gelişmeler de konuşuldu.

Antalya'da uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 şüpheli tutuklandı
Antalya'da uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 şüpheli tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Okumuş, Türkiye’nin milli çıkarlarını önceleyen, devletin kurumsal birikimine dayanan ve toplumsal birlik duygusunu güçlendiren bir dış politika anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

Terörle mücadele, sınır güvenliği ve bölgesel gelişmeler konusunda toplumun açık biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini belirten Okumuş, milli güvenlik meselelerinin günlük siyasi tartışmalara malzeme edilmemesi çağrısında bulundu.

“Türkiye’nin hukuk ve adalete ihtiyacı var”

Nazif Okumuş, değerlendirmelerinin sonunda Türkiye’nin yeni bir siyasi anlayışa ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Hukuk devleti, adalet, milli birlik ve demokratik siyasetin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Okumuş, farklı partilerde bulunan yurtsever siyasi aktörlerin kişisel ve partisel hesapları bir kenara bırakarak ortak sorumluluk üstlenmesini istedi.

Okumuş’un açıklamaları, milliyetçi ve cumhuriyetçi siyasi partiler arasında yeni bir ittifak kurulup kurulmayacağı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Muhabir: Resul Özdil