Ortadoğu’da giderek genişleyen çatışma ortamı, yalnızca askeri dengeleri değil enerji piyasalarını, deniz ticaretini ve merkez bankalarının enflasyonla mücadelesini de doğrudan etkiliyor.
Meltem TV ekranlarında yayınlanan Parantez programında bölgedeki sıcak gelişmeler; savaş, ekonomi, enerji güvenliği ve jeopolitik rekabet açısından masaya yatırıldı.
Programda Suudi Arabistan’daki Kral Halid Hava Üssü’ne düzenlenen saldırıdan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın ABD Merkez Bankası’na verdiği sıra dışı ekonomi mesajına, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarından ABD’de düşen F-16’ya kadar birçok konu ele alındı.
Kral Halid Hava Üssü saldırısı gündemde
Programın ilk başlığı, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’ın Hamis Muşayt kentinde bulunan Kral Halid Hava Üssü’ne yönelik saldırısı oldu.
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, üsse balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla geniş çaplı operasyon düzenlediklerini açıklamıştı. Reuters da saldırının gerçekleştiğini ve bölgedeki Yemen-Suudi Arabistan geriliminin yeniden yükseldiğini bildirdi.
Parantez programında ise saldırının ardından incelendiği belirtilen uydu görüntüleri üzerinden en az üç F-15 hangarında hasar oluştuğu ileri sürüldü. Programdaki değerlendirmede, söz konusu hangarlardaki uçakların ne ölçüde zarar gördüğünün ve maddi kaybın boyutunun henüz bilinmediği ifade edildi.
Ancak programda dile getirilen “üç F-15 hangarı hasar gördü” iddiasının bağımsız ve resmi kaynaklarca teyit edilmiş ayrıntılı bir hasar tespiti henüz kamuoyuna açıklanmış değil.
Savaş enerji yollarına taşındı
Programda, Ortadoğu’daki askeri çatışmanın giderek enerji ve deniz taşımacılığı üzerinden küresel ekonomiye yansıdığına dikkat çekildi.
Özellikle Hürmüz Boğazı ile Babülmendep Boğazı, petrol ve doğal gaz taşımacılığı açısından dünyanın en kritik geçiş noktaları arasında bulunuyor.
18 Eylül itibarıyla Reuters’ın Kpler verilerine dayandırdığı haberine göre Hürmüz Boğazı’ndan geçen emtia gemilerinin sayısı son günlerde normal ortalamanın oldukça altında kaldı. Babülmendep’te de trafik, son 10 günlük ortalamanın altında seyretti.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi de daha önce Hürmüz’deki trafik değişikliklerinin dünya petrol üretimi, ticaret akışları ve yakıt fiyatları üzerinde doğrudan etkili olduğuna dikkat çekmişti.
İran’dan Fed’e matematik formüllü mesaj
Programın en dikkat çekici başlıklarından biri ise İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın ABD Merkez Bankası’na yönelik paylaşımı oldu.
Kalibaf, ekonomide merkez bankalarının faiz politikasını açıklamakta kullanılan Taylor Kuralı’nı değiştirerek formüle Hürmüz Boğazı ve Babülmendep Boğazı’nı temsil eden yeni değişkenler ekledi.
Parantez’de bu mesaj, “enerji arzında yaşanan fiziksel bir sorunun yalnızca faiz artırılarak çözülemeyeceği” şeklinde yorumlandı.
Kalibaf’ın 16 Eylül’de yaptığı paylaşımda Hürmüz için “SOH”, Babülmendep için ise “BEM” değişkenlerini kullandığı ve Fed’in faiz politikasına gönderme yaptığı doğrulandı. Paylaşımın ana mesajı, petrol arzındaki jeopolitik kesintilerin yalnızca para politikası araçlarıyla ortadan kaldırılamayacağı yönündeydi.
Taylor Kuralı nedir?
Taylor Kuralı, merkez bankalarının politika faizini belirlerken enflasyon ile ekonomik faaliyet arasındaki ilişkiyi değerlendirmelerine yardımcı olan teorik bir formül olarak biliniyor.
Kalibaf’ın paylaşımında klasik formüle iki yeni unsur eklenmesi dikkat çekti: Hürmüz ve Babülmendep.
Programdaki yorumlarda bu hamle, “jeopolitik riskin artık doğrudan enflasyon denklemine girdiği” şeklinde değerlendirildi.
Kalibaf’ın formülü gerçek anlamda Fed tarafından kullanılan yeni bir ekonomik denklem değil; siyasi ve ekonomik mesaj içeren sembolik bir uyarlama niteliğinde.
Fed faizi 25 baz puan artırdı
Kalibaf’ın mesajının zamanlaması da dikkat çekti.
ABD Merkez Bankası, 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Fed kararında enflasyonun hâlâ yüksek olduğu ve fiyat istikrarına dönüşün hızlandırılmasının amaçlandığı belirtildi.
Parantez programında ise enerji arzındaki sorunların ve petrol fiyatlarındaki yükselişin, faiz artışının etkinliğini sınırlayabileceği görüşü dile getirildi.
Programda Kalibaf’ın mesajı, “Faizi artırabilirsiniz ancak bir deniz geçidini faiz politikasıyla açamazsınız” düşüncesi üzerinden yorumlandı.
Hürmüz neden bu kadar önemli?
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki enerji üreticilerini dünya pazarlarına bağlayan temel deniz koridorlarından biri.
Boğazdaki güvenlik sorunu veya gemi trafiğinde ciddi düşüş yaşanması, dünya petrol arzının önemli bölümünü etkileyebiliyor. Bu nedenle Hürmüz’deki gelişmeler petrol fiyatlarından enflasyona, nakliye maliyetlerinden ülkelerin cari dengelerine kadar çok geniş bir alanı etkiliyor.
18 Eylül’de Reuters, bölgedeki çatışmalar nedeniyle Hürmüz trafiğinin normal seviyelerin oldukça altında kaldığını bildirdi.
Babülmendep de küresel ticaretin kilit noktası
Programda ikinci kritik geçiş noktası olarak Babülmendep Boğazı gösterildi.
Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan Babülmendep, aynı zamanda Süveyş Kanalı üzerinden Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinin temel rotalarından biri.
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto da 18 Eylül’de Kızıldeniz’de deniz güvenliğinin artırılması gerektiğini belirtirken, Babülmendep’teki gelişmelerin ticaret yolları açısından oluşturduğu riske dikkat çekti. Reuters’ın aktardığı verilere göre küresel petrol üretiminin yaklaşık yüzde 7’si bu güzergâhtan taşınıyor.
Bu nedenle Hürmüz ve Babülmendep’te aynı anda yaşanabilecek ciddi aksaklıkların küresel enerji piyasaları üzerindeki etkisinin çok daha büyük olabileceği değerlendiriliyor.
Savaş uçakları konusu da tartışıldı
Parantez programının bir başka başlığında ABD’de meydana gelen F-16 kazası ele alındı.
Programda kazanın zamanlaması üzerinden çeşitli ihtimaller ve sabotaj olasılıkları tartışıldı.
Ancak resmi bilgiler şu aşamada böyle bir bağlantıyı desteklemiyor.
17 Eylül’de Michigan’da düşen F-16, Texas Hava Ulusal Muhafızları’nın 149. Avcı Kanadı’na aitti ve rutin eğitim görevi gerçekleştiriyordu. Pilot uçaktan fırlatma koltuğuyla sağ kurtuldu. Kazanın nedeni hakkında resmi soruşturma sürüyor.
İlk hava trafik kontrol kayıtlarında olası bir kuş çarpmasından söz edilse de kazanın kesin nedeni henüz belirlenmedi. Dolayısıyla olayın ABD-İran savaşıyla veya sabotajla bağlantılı olduğuna ilişkin doğrulanmış bir bulgu bulunmuyor.
Yemen’in askeri kapasitesi de masaya yatırıldı
Programda Yemen’deki Husilerin son dönemdeki askeri kapasitesi ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları da değerlendirildi.
Kral Halid Hava Üssü’ne yapılan saldırı, Husilerin füze ve İHA kapasitesinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Reuters’a göre son saldırılar yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadı; Suudi Arabistan’ın enerji altyapısına yönelik tehditler de petrol arzına ilişkin endişeleri artırdı.
Programda ayrıca Yemen’in hava savunma kapasitesi ve Suudi Arabistan’ın askeri yapılanması hakkında çeşitli değerlendirmeler yapıldı.
Suudi ordusunun personel yapısına ilişkin programda dile getirilen bazı kapsamlı iddialar ise bağımsız kaynaklarla doğrulanmış veriler olarak değil, program yorumcularının değerlendirmeleri olarak görülmeli.
Ortadoğu’daki savaş artık yalnızca cephede değil
Parantez’de yapılan değerlendirmelerin ortak noktası, Ortadoğu’daki savaşın artık yalnızca füze, uçak ve askeri üslerle sınırlı olmadığı görüşü oldu.
Enerji fiyatları, deniz yolları, petrol taşımacılığı, merkez bankalarının faiz kararları ve küresel enflasyon da çatışmanın ekonomik cephesini oluşturuyor.
Hürmüz’de gemi trafiğinin düşmesi, Babülmendep’te güvenlik riskinin artması ve enerji arzına ilişkin endişeler, savaşın dünyanın çok uzak bölgelerindeki tüketicileri dahi etkileyebileceğini ortaya koyuyor.
Savaş, enerji ve para politikası aynı denklemde
İran Meclis Başkanı Kalibaf’ın Taylor Kuralı üzerinden verdiği mesaj da bu yeni tablonun sembolik örneklerinden biri oldu.
Bir tarafta askeri operasyonlar ve stratejik boğazların güvenliği, diğer tarafta petrol fiyatları, enflasyon ve Fed’in faiz kararları bulunuyor.
Parantez programında da bu bağlantı üzerinde durularak “Savaş artık sadece cephede değil; enerji piyasasında, ticaret yollarında ve merkez bankalarının masasında da devam ediyor” değerlendirmesi öne çıktı.
Ortadoğu’daki çatışmanın ne yönde ilerleyeceği belirsizliğini korurken, Hürmüz ve Babülmendep üzerindeki gelişmelerin küresel ekonominin en yakından izleyeceği başlıkların başında gelmeye devam edeceği görülüyor.




