Osmaniye’de erkeklerde depresyon konusunda farkındalık oluşturabilecek belirtiler ve tedavi seçenekleri merak ediliyor. Depresyon her zaman yalnızca üzüntü, ağlama veya mutsuzluk şeklinde kendini göstermeyebiliyor. Özellikle erkeklerde öfke, tahammülsüzlük, içe kapanma, aşırı çalışma, sürekli yorgunluk, uyku problemleri, alkol kullanımında artış ve riskli davranışlar daha belirgin hale gelebiliyor.

Uzman değerlendirmesine göre depresyon, kişinin günlük yaşamını, iş hayatını, aile ilişkilerini ve sosyal çevresini etkileyebilen ciddi ancak tedavi edilebilir bir ruhsal sağlık sorunu. Belirtilerin ne kadar sürdüğü, ne kadar şiddetli olduğu ve kişinin günlük işlevlerini ne ölçüde etkilediği tanı sürecinde önem taşıyor.

Osmaniye’de veya başka bir yerde yaşayan kişilerin kendisinde ya da yakınında depresyon belirtileri fark etmesi halinde şikâyetleri görmezden gelmemesi ve gerekli durumlarda sağlık kuruluşuna başvurması önem taşıyor.

ERKEKLERDE DEPRESYON NASIL ANLAŞILIR?

Depresyon tanısı yalnızca tek bir belirtiye bakılarak konulmuyor. Birden fazla belirtinin bir arada görülmesi, belirtilerin devamlılığı ve kişinin yaşamını ne ölçüde etkilediği birlikte değerlendiriliyor.

Depresif bir dönemde çökkün ruh hali veya daha önce keyif veren aktivitelere karşı belirgin ilgi kaybı temel belirtiler arasında bulunuyor. Bu durumun yanı sıra kişinin enerjisinde azalma, uyku düzeninde değişiklik, iştah sorunları ve günlük işleri yerine getirmekte zorlanma gibi şikâyetler de ortaya çıkabiliyor.

Erkeklerde depresyon belirtileri arasında şunlar görülebiliyor:

  • Sürekli üzgün, boşlukta veya umutsuz hissetmek
  • Daha önce keyif veren aktivitelere karşı ilgi kaybetmek
  • Sürekli yorgunluk ve enerji azalması
  • İsteksizlik ve günlük işlere karşı motivasyon kaybı
  • Uykuya dalmakta güçlük çekmek
  • Gece sık sık uyanmak veya normalden fazla uyumak
  • İştah ve kiloda belirgin değişiklikler
  • Dikkati toplamakta ve karar vermekte zorlanmak
  • Değersizlik veya suçluluk duyguları yaşamak
  • Baş, bel, kas veya mide-bağırsak şikâyetleri yaşamak
  • Cinsel istekte azalma
  • Ereksiyon sorunları yaşamak
  • Ölüm veya kendine zarar verme düşüncelerinin ortaya çıkması

Belirtilerin günün büyük bölümünde, neredeyse her gün ve en az iki hafta devam etmesi depresyon açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir durum olarak kabul ediliyor.

ERKEKLERDE DEPRESYON NEDEN FARKLI GÖRÜLEBİLİYOR?

Depresyonun erkeklerde farklı şekilde ortaya çıkması, ayrı bir “erkek depresyonu” tanısı olduğu anlamına gelmiyor. Farklılık daha çok belirtilerin ifade edilme biçimi ve kişinin yardım arama davranışıyla ilişkili olabiliyor.

Bazı erkekler üzüntü, çaresizlik veya kırılganlık gibi duyguları doğrudan ifade etmek yerine öfke ve tahammülsüzlük gösterebiliyor. Bazı kişiler ise kendilerini kötü hissettiklerini kabul etmek yerine daha fazla çalışmaya, sosyal çevreden uzaklaşmaya veya sorunlarını bastırmaya yönelebiliyor.

Bu nedenle yalnızca “üzgün görünmüyor” diye bir kişinin depresyonda olmadığı düşünülmemeli.

İçe kapanma, insanlarla görüşmek istememe, sürekli sinirli olma, işkolik davranışlar, alkol kullanımında artış veya daha önce görülmeyen riskli davranışlar da kişinin ruhsal durumunda meydana gelen değişikliklerin işareti olabilir.

Ancak öfke veya tahammülsüzlük tek başına depresyon anlamına gelmiyor. Anksiyete bozuklukları, bipolar bozukluk, travma sonrası stres, alkol veya madde kullanımı ve bazı fiziksel hastalıklar da benzer belirtilere neden olabiliyor.

Bu nedenle özellikle ilk kez ortaya çıkan, giderek şiddetlenen veya kişinin iş ve aile yaşamını ciddi şekilde etkileyen belirtilerde uzman değerlendirmesi önem taşıyor.

ERKEKLERDE DEPRESYONA NELER NEDEN OLABİLİR?

Depresyon çoğu zaman tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmıyor. Genetik yatkınlık, yaşam olayları, sosyal koşullar, stres, fiziksel hastalıklar ve kişinin yaşadığı travmalar bir arada etkili olabiliyor.

Erkeklerde depresyon açısından risk oluşturabilecek durumlar arasında iş kaybı, ekonomik sorunlar, mesleki tükenmişlik, boşanma, ayrılık, yas, yalnızlık ve sosyal izolasyon bulunabiliyor.

Bunun yanı sıra kronik ağrı, kalp hastalıkları, diyabet ve bazı nörolojik hastalıklar da depresyon belirtileriyle birlikte görülebiliyor.

Uyku apnesi ve uzun süre devam eden uyku bozuklukları da kişinin ruhsal durumunu olumsuz etkileyebiliyor. Alkol veya madde kullanımındaki artış ise hem depresyon belirtilerinin ortaya çıkmasına hem de mevcut belirtilerin ağırlaşmasına eşlik edebiliyor.

Ailede depresyon veya bipolar bozukluk öyküsünün bulunması da dikkate alınması gereken faktörler arasında yer alıyor.

CİNSEL SORUNLAR DEPRESYON BELİRTİSİ OLABİLİR Mİ?

Depresyon erkeklerde cinsel istekte azalmaya veya ereksiyon sorunlarına yol açabiliyor. Ancak bu tür şikâyetlerin yalnızca psikolojik nedenlerden kaynaklandığı düşünülmemeli.

Hormon bozuklukları, diyabet, damar hastalıkları, kullanılan bazı ilaçlar ve başka sağlık sorunları da cinsel işlev bozukluklarına neden olabiliyor.

Bu nedenle cinsel istekte belirgin azalma veya ereksiyon sorunu yaşayan kişilerin kendi kendine tanı koymak yerine doktor değerlendirmesinden geçmesi gerekiyor.

Doktor gerekli gördüğünde kişinin şikâyetlerine göre kan sayımı, tiroid testleri, B12 veya testosteron gibi farklı incelemeler isteyebiliyor.

ERKEKLERDE DEPRESYON TANISI NASIL KONULUR?

Depresyon tanısı psikiyatrist veya ilgili hekim tarafından yapılan değerlendirme sonucunda konuluyor.

Değerlendirme sırasında belirtilerin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği ve kişinin daha önce benzer bir dönem geçirip geçirmediği ele alınıyor.

Bunun yanında uyku ve iştah değişiklikleri, alkol veya madde kullanımı, geçmiş psikiyatrik öykü ve kişinin kendine zarar verme veya intihar düşüncesi taşıyıp taşımadığı da değerlendiriliyor.

Özellikle depresyon belirtilerine başka fiziksel veya ruhsal sorunların eşlik edip etmediğinin belirlenmesi tedavi planı açısından önem taşıyor.

ERKEKLERDE DEPRESYON NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Depresyon tedavisi kişiden kişiye değişebiliyor. Tedavi yöntemi belirtilerin şiddetine, kişinin genel sağlık durumuna, eşlik eden hastalıklara ve kişinin ihtiyaçlarına göre belirleniyor.

Psikoterapi, depresyon tedavisinde önemli seçeneklerden biri. Bilişsel davranışçı terapi, davranışsal aktivasyon, kişilerarası terapi ve problem çözme terapisi gibi yöntemlerden yararlanılabiliyor.

Orta veya ağır depresyon durumlarında psikiyatrist tarafından uygun görülmesi halinde antidepresan ilaçlar da tedavi planına eklenebiliyor.

İlaçların doktor önerisi olmadan başlanmaması, dozunun kişinin kendi kararıyla değiştirilmemesi ve aniden bırakılmaması gerekiyor.

Bazı orta ve ağır depresyon vakalarında psikoterapi ile ilaç tedavisinin birlikte uygulanması tercih edilebiliyor.

Tedaviye yanıt vermeyen veya ağır seyreden bazı depresyon tablolarında ise psikiyatri uzmanı tarafından farklı ileri tedavi seçenekleri değerlendirilebiliyor.

GÜNLÜK HAYATTA DEPRESYONLA MÜCADELEDE NELER YAPILABİLİR?

Günlük yaşamda atılabilecek bazı adımlar tedavinin yerine geçmese de kişinin kendisini daha iyi hissetmesine ve tedavi sürecini desteklemesine yardımcı olabilir.

Uyku ve uyanma saatlerini mümkün olduğunca düzenli tutmak, tolere edilebilecek düzeyde fiziksel aktivite yapmak ve düzenli beslenmeye çalışmak bunlar arasında yer alıyor.

Kişinin kendisini tamamen sosyal çevreden izole etmemesi de önem taşıyor. Güvenilen bir aile üyesi, arkadaş veya yakınıyla konuşmak ve yaşanan sorunları paylaşmak yardım arama sürecini kolaylaştırabiliyor.

İşleri küçük ve tamamlanabilir parçalara ayırmak da günlük sorumlulukların daha yönetilebilir hale gelmesine yardımcı olabiliyor.

Alkol kullanımının azaltılması ve yasa dışı maddelerden uzak durulması da ruhsal sağlık açısından önem taşıyor.

“ERKEKLER GÜÇLÜ OLMALI, YARDIM İSTEMEMELİ” DÜŞÜNCESİ DOĞRU MU?

Depresyon konusunda toplumda bulunan bazı yanlış inanışlar kişilerin yardım aramasını geciktirebiliyor.

Özellikle erkeklerin duygularını göstermemesi, sorunlarını tek başına çözmesi veya yardım istemeyi zayıflık olarak görmesi gerektiği yönündeki düşünceler, ruhsal sağlık sorunlarının fark edilmesini zorlaştırabiliyor.

Oysa depresyon belirtilerinin saklanması sorunun ortadan kalkmasını sağlamıyor. Aksine tedavinin gecikmesine ve kişinin günlük yaşamının daha fazla etkilenmesine neden olabiliyor.

Bu nedenle uzun süren ruhsal değişikliklerin ciddiye alınması ve gerektiğinde profesyonel yardım alınması önem taşıyor.

ÖFKE TEK BAŞINA DEPRESYON ANLAMINA GELİR Mİ?

Hayır. Öfke ve tahammülsüzlük erkeklerde depresyonla birlikte görülebilecek belirtiler arasında bulunabilir ancak tek başına depresyon tanısı koydurmaz.

Öfkenin altında farklı ruhsal veya fiziksel sorunlar bulunabilir. Bu nedenle sürekli öfke, ani davranış değişiklikleri, sosyal çevreden uzaklaşma ve günlük işlevlerde bozulma gibi belirtiler bir arada görülüyorsa uzman değerlendirmesi yapılması gerekiyor.

ANTİDEPRESANLAR BAĞIMLILIK YAPAR MI?

Antidepresanlar bağımlılık yapıcı maddeler gibi değerlendirilmez. Ancak ilaçların yan etkileri olabilir ve bazı ilaçların bırakılması sırasında sorunlar yaşanabilir.

Bu nedenle antidepresan tedavisine doktor değerlendirmesi olmadan başlanmaması gerekiyor. Kullanılan ilacın dozunun değiştirilmesi veya tedavinin aniden bırakılması da doktor önerisi olmadan yapılmamalı.

Tedavinin ne kadar süreceği ve ilacın ne zaman bırakılacağı kişinin durumuna göre hekim tarafından belirleniyor.

İNTİHAR DÜŞÜNCESİ DEPRESYONDA ÖNEMLİ BİR UYARI İŞARETİ

Depresyonda en ciddi belirtilerden biri ölüm veya kendine zarar verme düşüncelerinin ortaya çıkmasıdır.

Bir kişinin ölmek istediğini söylemesi, vedalaşması, kişisel eşyalarını dağıtması, içine kapanması veya alkol kullanımını belirgin şekilde artırması gibi davranış değişiklikleri ciddiye alınmalıdır.

İntihar düşüncesinden söz eden kişinin bu düşünceleri küçümsenmemeli veya geçici bir öfke olarak değerlendirilmemelidir.

Kişinin kendisine zarar vereceğini söylemesi, intihar için plan veya yöntem hazırlaması, intihar girişiminde bulunması ya da ilaç veya maddeyi aşırı miktarda alması halinde beklemeden 112 aranmalı veya en yakın hastanenin acil servisine başvurulmalıdır.

Acil risk bulunan kişinin yalnız bırakılmaması, mümkünse ilaçlar ve kişinin kendisine zarar vermesine yol açabilecek araçların güvenli şekilde uzaklaştırılması ve profesyonel yardım alınması gerekiyor.

NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?

Depresyon belirtilerinin iki hafta veya daha uzun süre devam etmesi, kişinin iş veya aile hayatını etkilemesi, sosyal çevresinden uzaklaşması ya da alkol kullanımında belirgin artış görülmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

Özellikle uzun süren yorgunluk, uyku bozukluğu, iştah değişikliği, isteksizlik, öfke, umutsuzluk ve cinsel işlev sorunları birlikte görülüyorsa durumun yalnızca yoğun çalışma veya geçici stres olarak değerlendirilmemesi önem taşıyor.

Osmaniye’de yaşayan kişiler de aile hekimi veya uygun sağlık kuruluşlarına başvurarak yaşadıkları belirtiler hakkında değerlendirme alabilir. Gerektiğinde psikiyatri uzmanına yönlendirme yapılabilir.

Depresyon tedavi edilebilir bir hastalık olduğundan belirtilerin gizlenmesi veya kişinin sorunları tek başına çözmeye çalışması yerine erken dönemde profesyonel destek alınması, tedavi sürecinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Muhabir: Mehmet Çardak