Hayat pahalılığı ve eriyen gelirler, Osmaniye dahil Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşı borç batağına sürükledi. Kredi kartı ve banka kredileriyle ayakta kalmaya çalışan vatandaşlar, borçlarını ödeyemez hale gelince bu kez icradan önce telefonla baskı ile karşı karşıya kalıyor.
Bankalar adına çalışan bazı hukuk büroları ve varlık yönetim şirketlerinin, borçluları ve ailelerini sabahın erken saatlerinden gece yarısına kadar arayarak tehdit ve hakaretle tahsilat yapmaya çalıştığı iddia ediliyor.
Takipteki Borçlar Rekor Kırdı
BDDK’nın 9 Ocak tarihli verilerine göre, takipteki bireysel kredi ve kredi kartı borçları son bir yılda yüzde 108 artarak 248 milyar lirayı aştı. 
-
Takipteki bireysel kredi kartı borçları yüzde 121 artışla 128,6 milyar liraya yükseldi.
-
İhtiyaç kredilerinde ise takipteki borç miktarı yüzde 97 artarak 118 milyar liraya dayandı.

UYAP verilerine göre yılın ilk 20 gününde icra dairelerine 545 bin yeni dosya gelirken, Türkiye genelinde açık icra dosyası sayısı 24 milyonun üzerine çıktı. Osmaniye’de de benzer şekilde icra ve borç kaynaklı şikayetlerde ciddi artış yaşandığı belirtiliyor.
“Hapse Girersin” Tehditleri
Bankaların tahsil edemediği borçları hukuk bürolarına ve varlık yönetim şirketlerine devretmesiyle birlikte, kullanılan yöntemler tepkilere yol açıyor. İstanbul’da yaşanan bir olayda, borcu nedeniyle ailesi rızası dışında aranan bir vatandaşın itiraz etmesi üzerine, hukuk bürosu avukatından hakaret ve tehdit gördüğü öne sürüldü.
Vatandaş, “Bankalara borç takıp böyle kaçamazsınız” gibi ifadelerle karşılaştığını belirterek suç duyurusunda bulundu.

Benzer şikayetlerin Osmaniye’de de artış gösterdiği, özellikle borçluların anne-babalarının ve yakınlarının aranmasının büyük mağduriyet yarattığı ifade ediliyor.
“Açık Hukuk İhlali”
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yaşananları açık bir hukuk ihlali olarak değerlendirerek şunları söyledi:
“Hukuk büroları tahsilat üzerinden prim aldığı için borçlulara ve yakınlarına sistematik baskı uygulanıyor. Çağrı merkezleri kurularak borçlular, anne-baba, eş-dost sürekli aranıyor. ‘Hapse girersin, evinden mal alırız’ gibi hukukta karşılığı olmayan tehditler savruluyor.”
Deniz, istenmeyen aramalarla ilgili yapılan şikayetlerin yüzde 80’inin bu tür borç tahsilat çağrılarından oluştuğunu vurguladı.



