Osmaniye’de kalp ve damar sağlığı konusunda araştırılan konuların başında gelen anjiyografi, damarların yapısının ve kan akışının değerlendirilmesini sağlayan önemli tıbbi incelemeler arasında yer alıyor. Özellikle göğüs ağrısı, nefes darlığı ve kalp damar hastalığı şüphesi bulunan hastalarda doktorlar tarafından anjiyografi gündeme getirilebiliyor.
Anjiyografi, damarların iç yapısını görüntülemek amacıyla uygulanan bir yöntemdir. İşlem sırasında damar içerisine kontrast madde verilerek damarlar görüntülenir ve daralma ya da tıkanıklık olup olmadığı değerlendirilir.
Osmaniye’de yaşayan vatandaşların da merak ettiği anjiyografi yalnızca kalp damarlarını incelemek amacıyla kullanılmıyor. Beyin, boyun, böbrek, bacak ve akciğer damarlarının değerlendirilmesinde de farklı anjiyografi yöntemlerinden yararlanılabiliyor.
Koroner anjiyografi nedir?
Kalbi besleyen damarların doğrudan görüntülenmesi amacıyla yapılan işleme koroner anjiyografi adı veriliyor. Bu yöntemde ince bir kateter, el bileğindeki radial arterden veya kasık bölgesindeki femoral arterden damar içerisine ilerletiliyor.
Kateter kalp damarlarına ulaştığında kontrast madde veriliyor ve röntgen cihazıyla damarların görüntüleri alınıyor. İşlem çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleştiriliyor ve hasta genellikle uyanık oluyor.
Koroner anjiyografinin kendisi yaklaşık 20-30 dakika sürebiliyor. Ancak hazırlık ve işlem sonrasındaki takip nedeniyle hastanede geçirilen toplam süre daha uzun olabiliyor.
Anjiyografi neden istenir?
Anjiyografi kararı, hastanın şikâyetleri ve daha önce yapılan tetkiklerin sonuçları birlikte değerlendirilerek veriliyor.
Özellikle kalp damar hastalığını düşündüren göğüs ağrısı veya nefes darlığı bulunan hastalarda koroner damarların daha ayrıntılı incelenmesi gerekebiliyor.
Efor testi, ekokardiyografi, kalp sintigrafisi veya bilgisayarlı tomografi gibi tetkiklerde yüksek riskli bulguların görülmesi de ileri değerlendirme gerektirebiliyor.
Kalp krizi veya akut koroner sendrom şüphesi bulunan hastalarda da koroner anjiyografi uygulanabiliyor. Daha önce stent veya bypass yapılmış kişilerde yeni şikâyetlerin ortaya çıkması halinde de doktor tarafından anjiyografi değerlendirmesi yapılabiliyor.
Bazı kalp ameliyatlarından önce damar yapısının değerlendirilmesi amacıyla da koroner anjiyografi istenebiliyor.
Anjiyografide mutlaka stent takılır mı?
Anjiyografi ile stent uygulaması aynı işlem değildir. Anjiyografinin temel amacı damarların görüntülenmesi ve değerlendirilmesidir.
İşlem sırasında önemli bir damar darlığı tespit edilmesi halinde, hastanın durumuna göre aynı seansta balon anjiyoplasti veya stent uygulaması yapılabilir.
Ancak her anjiyografide stent takılması gerekmez. Stent gerekip gerekmediği; darlığın bulunduğu bölge, darlığın derecesi, kan akımını etkileyip etkilemediği ve hastanın genel sağlık durumu gibi faktörler dikkate alınarak belirlenir.
Anjiyografi çeşitleri nelerdir?
Anjiyografi, incelenen damara ve kullanılan görüntüleme teknolojisine göre farklı yöntemlerle gerçekleştirilebiliyor.
Klasik damar anjiyografisi: Kateter aracılığıyla damar içerisine girilerek kontrast madde verilmesi ve damarların röntgen altında görüntülenmesidir.
Koroner anjiyografi: Kalbi besleyen koroner arterlerin değerlendirilmesi amacıyla uygulanır.
BT koroner anjiyografi: Kateter ilerletilmeden, damar yoluyla verilen kontrast madde ve bilgisayarlı tomografi cihazı kullanılarak kalp damarlarının görüntülenmesini sağlar.
MR anjiyografi: Manyetik rezonans teknolojisi kullanılarak damarların değerlendirilmesini sağlar. Bazı uygulamalarda iyonlaştırıcı radyasyon kullanılmaz.
Periferik anjiyografi: Bacak, kol, boyun veya böbrek damarları gibi kalp dışındaki damarların değerlendirilmesi amacıyla yapılabilir.
Anjiyografi nasıl yapılır?
İşlem öncesinde hastanın sağlık geçmişi değerlendirilir. Kullanılan ilaçlar, alerjiler, böbrek fonksiyonları ve daha önce kontrast maddeye karşı reaksiyon yaşanıp yaşanmadığı sağlık ekibine bildirilmelidir.
Özellikle kan sulandırıcı ilaçlar, diyabet ilaçları ve metformin kullanımı konusunda doktor bilgilendirilmelidir. Bu ilaçların bırakılıp bırakılmayacağına hasta kendi başına karar vermemelidir.
Koroner anjiyografi sırasında hasta röntgen masasına yatırılır ve kalp ritmi takip edilir. İşlemin gerçekleştirileceği el bileği veya kasık bölgesi temizlenir ve lokal anestezi uygulanır.
Damar içerisine küçük bir kılıf yerleştirildikten sonra kateter bu kılıftan ilerletilir. Kalp damarlarına ulaşıldığında kontrast madde verilir ve damarların görüntüleri alınır.
İşlem tamamlandığında kateter çıkarılır ve giriş bölgesine kanamayı kontrol etmek amacıyla bası uygulanır. El bileğinden yapılan işlemlerde hareket kısıtlaması daha kısa olabilirken, kasıktan yapılan işlemlerde hastanın bir süre yatması gerekebilir.
Anjiyografinin riskleri nelerdir?
Anjiyografi genel olarak güvenli kabul edilse de her tıbbi girişim gibi bazı riskler taşıyor.
İşlem sonrasında kateterin giriş yaptığı bölgede morarma, hassasiyet veya hafif kanama görülebiliyor. Daha nadir durumlarda damar hasarı meydana gelebiliyor.
Kontrast maddeye bağlı olarak kaşıntı veya döküntü ortaya çıkabilir. Nadiren ciddi alerjik reaksiyonlar gelişebilir.
Özellikle daha önceden böbrek hastalığı bulunan kişilerde böbrek fonksiyonlarında geçici bozulma riski de değerlendirilmelidir.
Çok daha nadir durumlarda kalp krizi, inme veya ciddi ritim bozukluğu gibi komplikasyonlar meydana gelebilir.
Risklerin düzeyi her hasta için aynı değildir. Hastanın yaşı, mevcut hastalıkları, damar yapısı ve işlemin acil olup olmadığı gibi faktörler sağlık ekibi tarafından değerlendirilir.
Anjiyografi öncesinde nelere dikkat edilmeli?
Osmaniye’de anjiyografi yapılması planlanan hastaların işlem öncesinde kendilerine verilen hastane talimatlarına uyması önem taşıyor.
Hastalar kullandıkları bütün ilaçları ve bilinen alerjilerini sağlık ekibine bildirmeli. Böbrek hastalığı, diyabet veya daha önce kontrast maddeye bağlı reaksiyon öyküsü varsa mutlaka sağlık personeline bilgi verilmelidir.
Açlık, sıvı tüketimi ve ilaç kullanımı konusunda hastadan hastaya farklı uygulamalar olabilir. Bu nedenle ilaçların doktor önerisi olmadan kesilmemesi gerekiyor.
İşlem sonrasında hangi belirtilere dikkat edilmeli?
Anjiyografi sonrasında giriş bölgesinde hafif morarma veya hassasiyet görülebilir. Ancak bazı belirtiler ortaya çıktığında sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.
Giriş bölgesindeki kanamanın basıya rağmen durmaması, hızla büyüyen şişlik veya şiddetli ağrı önemsenmelidir.
İşlem yapılan el veya bacakta soğukluk, solukluk, uyuşma ya da güçsüzlük gelişmesi halinde sağlık kuruluşuyla gecikmeden iletişime geçilmelidir.
Yeni başlayan göğüs ağrısı, şiddetli nefes darlığı, bayılma veya ciddi çarpıntı da acil değerlendirme gerektirebilir.
Şiddetli göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk terleme, bayılma, konuşma bozukluğu veya vücudun bir tarafında güç kaybı gibi belirtiler görülürse 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.
Anjiyografinin gerekip gerekmediği, hangi yöntemin kullanılacağı ve işlem sırasında ek bir tedavi uygulanıp uygulanmayacağı hastanın kişisel sağlık durumuna göre hekim tarafından belirlenir. Osmaniye’de benzer şikâyetleri bulunan kişilerin tanı ve tedavi süreci için öncelikle sağlık kuruluşunda hekim değerlendirmesinden geçmesi gerekir.





