Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, yükseköğretim camiasında geniş yankı uyandırdı. Özellikle öğretim üyelerinin çalışma yaşına ilişkin düzenlemeler, Osmaniye’de görev yapan akademisyenler ve yükseköğretim kurumlarında çalışan personel tarafından yakından takip ediliyor.
Kamuoyunda “öğretim üyelerinin yaş sınırı yükseliyor” şeklinde yorumlanan düzenleme, aslında mevcut yaş haddini değiştirmiyor. Teklife göre öğretim üyeleri için halen geçerli olan 67 yaş sınırı korunuyor. Ancak bu yaş haddini dolduran akademisyenlerin sözleşmeli olarak görev yapabilmesine yönelik bazı yeni haklar ve iyileştirmeler getiriliyor.
Mevcut uygulamaya göre devlet üniversitelerinde görev yapan öğretim üyelerinin yaş haddi 67 olarak uygulanıyor. Bu yaşa ulaşan akademisyenlerin görevleri sona ererken, belirli şartlar altında 75 yaşına kadar sözleşmeli olarak çalışabilmelerine imkan tanınıyor. TBMM’de görüşülen yeni teklif, bu temel yapıyı değiştirmiyor ancak uygulamada karşılaşılan bazı sorunların giderilmesini hedefliyor.
Kanun teklifinin önemli maddelerinden biri, sözleşmeli olarak görev yapan öğretim üyelerinin özlük haklarına ilişkin düzenlemeler içeriyor. Halen sözleşmeli statüde görev yapan bazı akademisyenler, kadrolu öğretim üyeleriyle aynı akademik faaliyetleri yürütmelerine rağmen ek ders ücretleri ve akademik teşvik ödemeleri gibi haklardan yararlanamıyor. Yeni düzenleme ile bu eksikliğin giderilmesi ve sözleşmeli öğretim üyelerinin mali haklarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Teklifte yer alan bir diğer düzenleme ise Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) yeni bir yetki verilmesini öngörüyor. Buna göre üniversitelerde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek öğretim üyesi sayısının bölüm, program veya kurum bazında sınırlandırılması mümkün olacak. Böylece sözleşmeli istihdamın planlı ve kontrollü şekilde yürütülmesi hedefleniyor.
Düzenlemenin en dikkat çeken bölümü ise tıp ve diş hekimliği alanında görev yapan akademisyenleri ilgilendiriyor. Teklife göre devlet üniversitelerinde görev yaparken 67 yaş haddinden emekli olan ve tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık unvanına sahip öğretim üyeleri, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içinde başvuru yapmaları halinde yeniden üniversitelerde görev alabilecek.
Bu kapsamda başvuru yapan akademisyenler, 75 yaşına kadar sözleşmeli statüde çalışabilecek. Düzenleme özellikle sağlık alanında yetişmiş ve uzun yıllar deneyim kazanmış akademisyenlerin bilgi birikiminden yararlanılmasını amaçlıyor. Üniversitelerde akademik tecrübenin korunması ve sağlık alanındaki uzman insan kaynağının değerlendirilmesi hedefleniyor.
Osmaniye’de faaliyet gösteren yükseköğretim kurumları açısından da düzenlemenin önem taşıdığı değerlendiriliyor. Akademik çevreler, özellikle sağlık alanında deneyimli öğretim üyelerinin yeniden üniversite bünyesine kazandırılmasının eğitim kalitesine katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.
Ancak düzenleme muhalefet partileri tarafından eleştiriliyor. Muhalefet temsilcileri, yalnızca tıp ve diş hekimliği alanında görev yapan emekli akademisyenlere geri dönüş hakkı verilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunuyor. Ziraat, mühendislik, yapay zekâ, bilgisayar bilimleri ve temel bilimler gibi alanlarda da önemli akademik birikime sahip emekli öğretim üyelerinin bulunduğuna dikkat çekiliyor.
Eleştirilerde, aynı yaş haddine tabi olan akademisyenler arasında branş temelinde farklı uygulama yapılmasının hukuki tartışmaları beraberinde getirebileceği belirtiliyor. Düzenlemenin mevcut haliyle yasalaşması durumunda Anayasa’nın eşitlik ilkesi açısından değerlendirmelere konu olabileceği ifade ediliyor.
Buna rağmen yükseköğretim alanında görev yapan birçok uzman, sağlık alanında yaşanan akademik personel ihtiyacı göz önüne alındığında düzenlemenin kısa vadede önemli katkılar sunabileceğini düşünüyor.
TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri devam eden teklifin önümüzdeki günlerde yasalaşması halinde, Osmaniye’deki akademisyenler başta olmak üzere Türkiye genelindeki yükseköğretim camiası için yeni bir dönemin başlaması bekleniyor. Düzenleme, öğretim üyelerinin yaş haddini değiştirmese de sözleşmeli çalışma şartları ve emekli akademisyenlerin yeniden göreve dönüşü konusunda önemli yenilikler getiriyor.



