Osmaniye, uzun yıllar tarım ve hayvancılıkla anılan ekonomik yapısını sanayi yatırımlarıyla çeşitlendiren şehirler arasında yer alıyor. Özellikle Organize Sanayi Bölgesi’nde yoğunlaşan demir-çelik yatırımları, kenti Türkiye’nin ağır sanayi haritasında stratejik bir noktaya taşıdı.

Prof. Dr. Okan Yaşar tarafından hazırlanan ve Mediterranean Journal of Humanities dergisinde yayımlanan “Sanayi Coğrafyası Açısından Bir Araştırma: Hatay ve Osmaniye İllerinde Demir-Çelik Sanayi Kümelenmesi” başlıklı akademik çalışma, Osmaniye ile Hatay’da oluşan sanayi yoğunluğunu ayrıntılı verilerle ortaya koyuyor.

Araştırmada kullanılan verilerin ağırlıklı olarak 2013 ve 2014 yıllarına ait olması nedeniyle rakamlar güncel üretim tablosu olarak değil, bölgedeki demir-çelik kümelenmesinin gelişimini gösteren tarihsel veriler olarak değerlendirilmelidir.

Osmaniye’nin Sanayideki Konumu Güçlendi

Demir-çelik sanayisi; inşaattan otomotive, tarımdan savunmaya, demir yolundan beyaz eşyaya kadar çok sayıda sektörün temel girdilerini sağlıyor. Bu nedenle güçlü bir demir-çelik altyapısı, bir ülkenin sanayileşme seviyesinin önemli göstergelerinden biri kabul ediliyor.

Osmaniye’de gelişen sektör yalnızca çelik üretimiyle sınırlı kalmıyor. Çelik ürünlerinin işlenmesi, haddelenmesi, taşınması ve pazarlanması gibi birbirini tamamlayan faaliyetler de bölgedeki sanayi yapısının güçlenmesine katkı sağlıyor.

Bu durum Osmaniye’yi tek tek fabrikaların bulunduğu bir şehir olmanın ötesine taşıyarak birbirini besleyen işletmelerin yoğunlaştığı bir sanayi merkezine dönüştürüyor.

Tosyalı Toyo'dan 200 Milyon Dolarlık Yatırım Teneke Üretim Kapasitesini İki Katına Çıkaracak (1)

Türkiye’deki Tesislerin Önemli Bölümü Bu Bölgede

Akademik araştırmadaki 2014 yılı verilerine göre Türkiye’de ham çelikten nihai ürün üreten 32 demir-çelik işletmesinin 10’u Hatay ve Osmaniye’de faaliyet gösteriyordu. Buna göre ülkedeki işletmelerin yüzde 31,3’ü söz konusu iki ilde bulunuyordu.

Dışarıdan temin ettikleri kütükleri işleyerek profil, filmaşin, nervürlü ve yuvarlak inşaat demiri üreten haddehane kapsamındaki işletmelerin yüzde 46,7’sinin de Hatay-Osmaniye bölgesinde yoğunlaştığı belirtiliyordu.

Bu veriler, Doğu Akdeniz’de oluşan demir-çelik sanayisinin yalnızca bölgesel değil, Türkiye ölçeğinde de önemli bir büyüklüğe ulaştığını gösteriyor.

Üretim Kapasitesinde Dikkat Çeken Pay

Araştırmaya göre Hatay ve Osmaniye’deki demir-çelik işletmelerinin toplam sıvı çelik üretim kapasitesi, 2014 yılı itibarıyla 15,8 milyon tona ulaşmıştı.

Aynı dönemde Türkiye’nin toplam çelik üretim kapasitesi yaklaşık 50,2 milyon ton seviyesindeydi. Böylece Hatay ve Osmaniye, ülkenin toplam çelik üretim kapasitesinin yüzde 31,5’ini bünyesinde barındırıyordu.

Bu oran, Türkiye’de üretilmesi planlanan her üç ton çeliğin yaklaşık bir tonluk kapasitesinin Hatay-Osmaniye hattında bulunduğuna işaret ediyordu.

Ancak bu rakamların geçmiş döneme ait kapasite verileri olduğu, günümüzdeki fiilî üretim ve kapasite kullanım oranlarının yeni yatırımlar ile ekonomik koşullara bağlı olarak değişmiş olabileceği unutulmamalı.

Tosyalı Toyo'dan 200 Milyon Dolarlık Yatırım Teneke Üretim Kapasitesini İki Katına Çıkaracak (2)

İstihdamın Yüzde 36,3’ü Bölgede Toplanmıştı

Demir-çelik sanayisinin bölge ekonomisine en önemli katkılarından biri de istihdam alanında görülüyor. Araştırmada aktarılan 2013 yılı verilerine göre ham çelikten nihai ürün üreten tesislerde çalışanların yüzde 36,3’ü Hatay ve Osmaniye’de istihdam ediliyordu.

Bu oran, bölgenin yalnızca üretim kapasitesinde değil, sektörel istihdamda da Türkiye’nin başlıca merkezlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor.

Demir-çelik yatırımlarının doğrudan istihdamının yanında nakliye, bakım, mühendislik, güvenlik, yemek, temizlik ve diğer hizmet alanlarında da dolaylı iş imkânları oluşturduğu biliniyor.

Osmaniye Neden Tercih Ediliyor?

Osmaniye’de demir-çelik sanayisinin yoğunlaşmasının arkasında birden fazla unsur bulunuyor. Kentin Doğu Akdeniz’deki stratejik konumu, bu faktörlerin başında geliyor.

Osmaniye’nin İskenderun Körfezi’ndeki limanlara yakın olması, üretimde kullanılan hurda, kütük ve diğer ham maddelerin taşınmasını kolaylaştırıyor. Üretilen çelik ürünlerinin iç ve dış pazarlara ulaştırılmasında da aynı coğrafi avantajdan yararlanılıyor.

Kentin kara yolu ve demir yolu bağlantıları, sanayi tesislerinin lojistik maliyetlerini ve sevkiyat sürelerini etkileyen önemli unsurlar arasında bulunuyor. Osmaniye’nin Mersin, Adana, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Hatay gibi üretim ve ticaret merkezlerinin kesişim noktasında yer alması da yatırımcıların bölgeye yönelmesini destekliyor.

Tosyalı Toyo'dan 200 Milyon Dolarlık Yatırım Teneke Üretim Kapasitesini İki Katına Çıkaracak (3)

Orta Doğu ve Kuzey Afrika Pazarlarına Yakınlık

Doğu Akdeniz’de yer alan Osmaniye ve Hatay’ın Akdeniz Havzası, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına yakınlığı, araştırmada kümelenmeyi sağlayan temel nedenlerden biri olarak gösteriliyor.

Limanlara kolay erişim, çelik ürünlerinin deniz yoluyla farklı ülkelere gönderilebilmesine olanak tanıyor. Aynı zamanda kara yoluyla çevre ülkelere ulaşabilme imkânı, bölgeyi ihracat bakımından avantajlı hale getiriyor.

Böylece Osmaniye’deki demir-çelik sanayisi yalnızca Türkiye iç pazarına değil, uluslararası pazarlara yönelik üretim yapılabilecek bir altyapıya sahip oluyor.

Organize Sanayi Bölgesi Kümelenmeyi Hızlandırdı

Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi’nin sağladığı geniş yatırım alanları, enerji altyapısı ve ulaşım bağlantıları, ağır sanayi yatırımlarının aynı bölgede toplanmasında etkili oldu.

Birbirleriyle bağlantılı işletmelerin yakın alanlarda faaliyet göstermesi; ham madde temini, ara ürün alışverişi, teknik hizmetler ve lojistik bakımından çeşitli avantajlar sağlıyor. Bu yapı, sanayi coğrafyasında “kümelenme” olarak adlandırılıyor.

Kümelenme sayesinde işletmeler yalnızca aynı bölgede bulunmuyor; üretim, tedarik, bakım, nakliye ve iş gücü bakımından birbirini tamamlayan ekonomik bir yapı oluşturuyor.

Osmaniye Osb (2)Üniversite ve Mesleki Eğitim Önem Taşıyor

Demir-çelik sektörü; mühendis, tekniker, kaynakçı, elektrikçi, makine bakım personeli ve metal işleme uzmanları gibi nitelikli çalışanlara ihtiyaç duyuyor.

Araştırmada, bölgedeki üniversitelerin ve mesleki eğitim kurumlarının teknik programlara sahip olmasının kümelenmeye katkı sağladığı ifade ediliyor. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi ile mesleki ve teknik eğitim kurumlarının sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesindeki rolü önem taşıyor.

Sanayi ile eğitim kurumları arasındaki iş birliğinin artırılması, gençlerin sektöre uygun beceriler kazanmasını ve işletmelerin nitelikli personel ihtiyacının yerelden karşılanmasını sağlayabilir.

Demir-Çelik Birçok Sektörün Temelini Oluşturuyor

Demir-çelik ürünleri sadece bina ve altyapı projelerinde kullanılmıyor. Tarım makineleri, otomotiv parçaları, demir yolları, beyaz eşya, savunma araçları, enerji tesisleri ve çeşitli makinelerin üretiminde de çelik temel ham madde olarak öne çıkıyor.

Bu nedenle Osmaniye’deki demir-çelik yatırımları, kentte farklı imalat alanlarının gelişmesine de zemin hazırlayabilecek potansiyel taşıyor. Çeliğin yalnızca ham veya yarı mamul olarak değil, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi Osmaniye ekonomisinin geleceği açısından önemli görülüyor.

OsbYüksek Katma Değerli Üretim Hedefi

Türkiye’nin kalkınma planlarında demir-çelik sektöründe yalnızca kapasite artışına değil, ürün kalitesi ve çeşitliliğine de önem veriliyor.

Paslanmaz çelik, vasıflı çelik, yapısal çelik ve dikişsiz boru gibi yüksek katma değerli ürünlerin üretimi, sektörün rekabet gücünü artırabilecek alanlar arasında gösteriliyor.

Evlilik yolundaki gençlere milyarlarca liralık destek
Evlilik yolundaki gençlere milyarlarca liralık destek
İçeriği Görüntüle

Osmaniye’de yapılacak yeni yatırımların ileri teknolojiye, enerji verimliliğine ve yüksek katma değerli üretime yönelmesi, kentin ağır sanayideki konumunu daha da güçlendirebilir.

Çevre ve Sürdürülebilirlik Göz Ardı Edilmemeli

Demir-çelik sanayisi yüksek enerji tüketimi ve çevresel etkileri nedeniyle sıkı denetim gerektiren sektörlerin başında geliyor. Hava kalitesi, su kullanımı, atık yönetimi, gürültü ve emisyon kontrolü, sanayi büyürken dikkat edilmesi gereken önemli başlıklar arasında yer alıyor.

Üretim tesislerinde çevre dostu teknolojilerin kullanılması, enerji verimliliğinin artırılması ve atıkların yeniden değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Ekonomik büyümenin çevre ve insan sağlığıyla birlikte ele alınması, Osmaniye’de sürdürülebilir bir sanayi yapısı kurulmasının temel koşullarından biri olarak değerlendiriliyor.

Osmaniye Osb

Osmaniye’nin Geleceğinde Sanayi Belirleyici Olacak

Doğu Akdeniz’in ulaşım ve lojistik merkezlerinden biri olan Osmaniye, demir-çelik sektöründeki birikimiyle Türkiye sanayisindeki önemini artırıyor.

Kentin gelecekteki başarısı; üretim miktarının yükseltilmesinin yanı sıra teknolojik dönüşüm, nitelikli istihdam, çevresel sorumluluk ve yüksek katma değerli ürünlere yönelme düzeyine bağlı olacak.

Tarım kimliğini koruyan Osmaniye’nin sanayi alanında elde ettiği gelişme, kentin ekonomik yapısının giderek çeşitlendiğini gösteriyor. Doğru planlama ve sürdürülebilir yatırımlarla Osmaniye’nin demir-çelik sanayisindeki stratejik konumunu daha ileriye taşıması bekleniyor.

Kaynak: Prof. Dr. Okan Yaşar, “Sanayi Coğrafyası Açısından Bir Araştırma: Hatay ve Osmaniye İllerinde Demir-Çelik Sanayi Kümelenmesi”, Mediterranean Journal of Humanities, 2015.

Muhabir: Resul Özdil