Osmaniye’nin önemli doğal alanlarından Karaçay havzasında su kaynakları ve doğal yaşamla ilgili gündeme getirilen iddialar, bölgenin korunması konusunda yeni bir tartışma başlattı. “Osmaniye Doğası” adlı herkese açık Facebook grubunda Mehmet Çelik tarafından yapılan paylaşımda, Karaçay’ın ilk gözelerinin bulunduğu Gürdük ve Bilalik bölgelerindeki suların şebeke sistemine alındığı, bu kaynakların doğal akışının sona erdiği ileri sürüldü.

Paylaşımda ayrıca, havzanın daha üst kesimlerinde bulunduğu belirtilen Kansız gözesi için de bu yıl benzer bir uygulamaya gidildiği iddia edildi. Bölgeye ulaşım amacıyla açıldığı ve su hattının geçirilmesi sırasında gerçekleştirildiği belirtilen çalışmaların ise doğal yaşam alanlarına zarar verdiği öne sürüldü.

Osmaniye Karaçay’da Doğa Alarmı Gözeler İçin Çağrı2Karaçay’ın gözeleri gündemde

Karaçay havzasında bulunan su gözeleri, bölgenin doğal yapısının önemli unsurları arasında gösteriliyor. Gürdük ve Bilalik bölgelerinde bulunan gözelerin sularının şebeke sistemine dahil edilmesiyle birlikte, doğal su akışının değiştiği yönündeki iddialar çevre konusunda duyarlılık gösteren vatandaşların tepkisine neden oldu.

Mehmet Çelik'in paylaşımında, Gürdük ve Bilalik bölgesindeki su kaynaklarının şebeke suyuna alınmasının ardından havzanın serbest kalan en üst gözelerinden biri olarak ifade edilen Kansız'ın da bu yıl şebekeye dahil edildiği belirtildi.

Bu durumun Karaçay havzasındaki doğal su düzeni açısından ne gibi sonuçlar doğuracağı ise kamuoyunun merak ettiği konular arasında yer aldı.

Osmaniye Karaçay’da Doğa Alarmı Gözeler İçin Çağrı3Yol ve su hattı çalışmaları eleştirildi

Paylaşımda dikkat çekilen bir diğer konu ise bölgede gerçekleştirildiği belirtilen yol ve su hattı çalışmaları oldu.

İddiaya göre, su kaynağına ulaşmak ve su hattını geçirmek amacıyla açılan yol, bölgede daha önce bulunan doğal yaşam alanlarının zarar görmesine neden oldu. Yol güzergâhının oluşturulması sırasında araziye yapılan müdahalelerin bitki örtüsünü ve bölgedeki doğal yapıyı etkilediği öne sürüldü.

Su hattının geçirilmesiyle birlikte de doğal alanların bir bölümünün çalışma sahasına dönüştüğü ve bölgedeki canlı yaşamının bundan olumsuz etkilendiği iddia edildi.

Karaçay gibi su kaynakları, ormanlık alanlar ve doğal bitki örtüsünün bir arada bulunduğu bölgelerde yapılan altyapı çalışmalarının çevresel etkileri, bölge sakinleri ve doğa gönüllüleri açısından önem taşıyor.

Filburnu bitkisi için dikkat çeken iddia

Paylaşımın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Filburnu bitkisi ile ilgili oldu.

Mehmet Çelik, bölgede bulunan ve paylaşımda “lokal bir endemik tür” olarak tanımlanan Filburnu bitkisinin, açılan yol ve su hattı çalışmaları nedeniyle zarar gördüğünü ve yok olduğunu ileri sürdü.

Belirli bir bölgede yetiştiği ifade edilen bitki türlerinin yaşam alanlarının korunması, doğal alanlarda gerçekleştirilen çalışmalar açısından önem taşıyor. Bu nedenle Filburnu bitkisine ilişkin iddianın da uzmanlar ve ilgili kurumlar tarafından incelenmesi, türün bölgede gerçekten hangi yayılış alanlarına sahip olduğunun ortaya konulması açısından önem taşıyor.

Özellikle yol açma, kazı, boru hattı döşeme ve benzeri çalışmaların doğal bitki örtüsü üzerindeki etkilerinin çalışma öncesinde ve sonrasında değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Orman idaresi ne işe yarar?” sorusu

Paylaşımda en sert tepki ise orman alanlarının korunmasından sorumlu kurumların görev ve sorumluluklarına yönelik oldu.

Mehmet Çelik, paylaşımının sonunda “Allah rızası için, bizim orman idaresi ne işe yarar? Biri bana cevap verebilir mi?” ifadelerini kullanarak yetkililere çağrıda bulundu.

Bu ifadelerle birlikte, bölgede gerçekleştirilen yol ve su hattı çalışmalarının hangi izinler kapsamında yapıldığı, çalışma öncesinde doğal yaşamla ilgili herhangi bir inceleme gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve bölgedeki bitki örtüsünün korunması için ne tür tedbirler alındığı soruları gündeme taşındı.

Karaçay havzasındaki çalışmaların hangi kurumların bilgisi ve denetimi dahilinde yürütüldüğü de kamuoyunun yanıt beklediği konular arasında bulunuyor.

Çalışmaların çevresel etkileri araştırılsın çağrısı

Bölgede yaşanan tartışmanın yalnızca suyun şebekeye alınmasıyla sınırlı olmadığı görülüyor. Su gözelerinin doğal akışının değiştirilmesi, yeni yolların açılması ve su hatlarının geçirilmesi gibi müdahalelerin bir arada değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Doğa gönüllüleri ve bölgeye ilişkin hassasiyetlerini dile getiren vatandaşlar açısından temel beklentilerden biri, çalışmaların doğal yaşam üzerindeki etkisinin bilimsel olarak ortaya konulması.

Bu kapsamda Gürdük, Bilalik ve Kansız gözelerinin mevcut durumu, su kaynaklarının doğal akışında meydana gelen değişiklikler, açılan yolun geçtiği alanlar ve su hattının güzergâhı hakkında ilgili kurumların açıklama yapması bekleniyor.

Ayrıca Filburnu bitkisinin bölgede gerçekten endemik veya lokal yayılış gösteren bir tür olup olmadığı, mevcut popülasyonunun çalışma öncesinde ve sonrasında nasıl değiştiği konusunda da uzman incelemesi yapılması talep edilebilir.

Tarsus Şelalesi’nin Şaşırtan Hikâyesi: Ardında Roma Mühendisliği Var
Tarsus Şelalesi’nin Şaşırtan Hikâyesi: Ardında Roma Mühendisliği Var
İçeriği Görüntüle

Karaçay’ın doğal yapısı korunabilecek mi?

Karaçay havzasında gündeme getirilen iddialar, su kaynaklarının kullanımının yanı sıra doğal alanların korunması konusunu da yeniden gündeme getirdi.

İçme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanması amacıyla doğal kaynaklardan yararlanılması kamu hizmetlerinin önemli unsurlarından biri olurken, bu kaynakların bulunduğu ekosistemlerin korunması da çevresel açıdan önem taşıyor. Özellikle yüksek kesimlerdeki su gözeleri, yalnızca insan kullanımına yönelik kaynaklar değil, aynı zamanda çevresindeki bitki ve canlıların yaşam döngüsünün bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bu nedenle Karaçay’da Gürdük, Bilalik ve Kansız gözeleriyle ilgili ortaya atılan iddiaların ilgili kurumlarca incelenmesi ve kamuoyunun bilgilendirilmesi, tartışmanın sağlıklı biçimde değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.

Kamuoyunun merak ettiği temel başlıklar arasında su gözelerinin şebekeye alınma gerekçesi, çalışmaların izin süreçleri, yol ve su hattının güzergâhı, çevresel etkilerin değerlendirilip değerlendirilmediği ve Filburnu bitkisinin yaşam alanının korunmasına yönelik herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığı bulunuyor.

Karaçay’ın geleceği açısından, bölgede gerçekleştirilen çalışmaların yalnızca altyapı ve su ihtiyacı bakımından değil, doğal yaşamın sürdürülebilirliği açısından da ele alınması bekleniyor.

Muhabir: Resul Özdil