2009 yılında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının kurulmasıyla afet yönetiminin tek merkezden koordine edilmesi hedeflendi. Türkiye Afet Müdahale Planı ile kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, güvenlik birimlerinin, sağlık ekiplerinin ve sivil toplum kuruluşlarının görevleri önceden belirlendi.

AFAD ekiplerinin yanı sıra jandarma, emniyet, Türk Silahlı Kuvvetleri, UMKE, itfaiye, madenciler, ormancılar ve gönüllülerden oluşan geniş bir müdahale kapasitesi oluşturuldu.

Türkiye yeni depremlerle sınandı

Marmara Depremi’nin ardından Türkiye; 23 Ekim 2011 Van, 24 Ocak 2020 Elazığ-Sivrice ve 30 Ekim 2020 İzmir depremleri başta olmak üzere çok sayıda büyük afet yaşadı.

Her felaket, arama kurtarma kapasitesi, geçici barınma, kalıcı konut üretimi ve afet sonrası şehirlerin yeniden kurulması konularında yeni deneyimler kazandırdı.

Van Depremi’nin ardından binlerce kalıcı konut inşa edildi. Elazığ ve Malatya’da ise 32 bin 463 konut ve iş yerinin yapıldığı açıklandı.

İzmir Depremi’nin ardından da konut, iş yeri ve sosyal donatı alanlarını kapsayan dönüşüm ve yeniden inşa çalışmaları gerçekleştirildi.

6 Şubat’ta 11 il ağır yıkım yaşadı

Türkiye, 17 Ağustos’un ardından en büyük afet sınavını 6 Şubat 2023’te verdi.

Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki deprem, aynı gün dokuz saat arayla meydana geldi. Depremler 11 ilde büyük yıkıma neden olurken yaklaşık 14 milyon kişi doğrudan etkilendi.

İlk deprem saat 04.17’de meydana geldi. İçişleri Bakanlığının açıklamasına göre saat 04.30’da AFAD tarafından Türkiye’deki bütün arama kurtarma ekiplerine deprem bölgelerine hareket etmeleri talimatı verildi.

Saat 04.40’ta Osmaniye’deki Bilge Sitesi’nin enkazından ilk vatandaşın sağ çıkarıldığı bildirildi.

Depremin ardından Türkiye Afet Müdahale Planı en üst seviyede devreye alınırken Türkiye’den ve farklı ülkelerden ekipler bölgeye sevk edildi.

650 bin personel görev yaptı

Resmî açıklamalara göre 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen müdahale çalışmalarında 35 bin 250 arama kurtarma personeli ile 142 bin güvenlik görevlisinin de aralarında bulunduğu toplam 650 bin personel görev yaptı.

Çalışmalarda ayrıca 20 bin araç ve iş makinesi, 141 helikopter, 182 uçak ve 23 gemi kullanıldı. Hava araçları toplam 17 bin 500 sorti gerçekleştirdi.

Arama kurtarma çalışmalarına 93 ülkeden gelen ekipler de destek verdi. Depremlerden sonra 39 bin 561 yıkılmış binada arama yapıldığı, yaşam belirtisi bulunan 26 bin 32 binada ise ayrıntılı arama kurtarma faaliyeti yürütüldüğü açıklandı.

En büyük yeniden inşa çalışmalarından biri yürütüldü

6 Şubat depremlerinin ardından 11 ilde kalıcı konut, köy evi ve iş yerlerinin yapımı için geniş çaplı bir yeniden inşa süreci başlatıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının açıkladığı verilere göre 367 bin 995 konut, 65 bin 672 köy evi ve 21 bin 690 iş yeri olmak üzere toplam 455 bin 357 bağımsız bölüm tamamlandı.

Yeniden inşa sürecinde 11 ilde 174 ayrı alandaki 3 bin 481 şantiyede yaklaşık 200 bin mimar, mühendis ve işçi görev yaptı.

Yeni yerleşim alanlarında yalnızca konutlar değil; okullar, sağlık merkezleri, camiler, parklar, ticaret alanları ve sosyal tesisler de planlandı.

TV100 Türksat 5B’ye Taşındı: Frekans Değişti
TV100 Türksat 5B’ye Taşındı: Frekans Değişti
İçeriği Görüntüle

27 yılda büyük dönüşüm

17 Ağustos 1999’da iletişim ve koordinasyon eksiklikleriyle karşı karşıya kalan Türkiye, geçen 27 yılda afet yönetiminin kurumsal yapısını önemli ölçüde değiştirdi.

Arama kurtarma personelinin sayısı artırıldı, teknik ekipman kapasitesi güçlendirildi, kurumların görevleri planlandı ve ulusal düzeyde müdahale sistemi oluşturuldu.

Bununla birlikte 6 Şubat depremlerinin yol açtığı ağır can kaybı ve yıkım; güvenli yapılaşma, etkili denetim, riskli yapıların dönüştürülmesi ve afet öncesi hazırlık çalışmalarının hayati önemini bir kez daha gösterdi.

Uzmanlar, afet yönetiminin yalnızca depremden sonra enkaza müdahale etmekten ibaret olmadığına dikkat çekiyor. Asıl hedefin deprem meydana gelmeden önce riskleri azaltmak, dayanıksız yapıları yenilemek ve toplumun afet bilincini artırmak olması gerektiği vurgulanıyor.

Deprem değil, dayanıksız yapılar öldürüyor

Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğu gerçeği değişmiyor. Bu nedenle güvenli şehirleşme, bilimsel zemin etütleri, yönetmeliğe uygun yapılaşma ve bağımsız denetim büyük önem taşıyor.

17 Ağustos’tan 6 Şubat’a kadar yaşanan her büyük felaket, afetlere hazırlığın bir tercih değil zorunluluk olduğunu ortaya koydu.

Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenler, felaketin 27’nci yılında rahmetle anılırken aynı acıların yeniden yaşanmaması için güvenli kentler oluşturulması çağrısı yineleniyor.

17 Ağustos’u unutmadık; hazırlıklı olmanın, güvenli yapılaşmanın ve dayanışmanın önemini de unutmamalıyız.

Muhabir: Resul Özdil