Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda ortaya çıkan Ebola salgını büyümeye devam ediyor. Nadir görülen Bundibugyo virüsünün yol açtığı salgında 4 bin 300’den fazla vaka tespit edilirken, yaşamını yitirenlerin sayısı 2 bini geçti.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), mevcut yayılma hızının devam etmesi durumunda salgının 2014-2016 yılları arasında Batı Afrika’da yaşanan ve 11 binden fazla kişinin ölümüne yol açan salgını geride bırakabileceği uyarısında bulundu.
Ebola salgınında son durum
| Salgın verisi | Açıklanan bilgi |
|---|---|
| Tespit edilen vaka | 4 bin 300’ün üzerinde |
| Can kaybı | 2 binden fazla |
| Etken virüs | Bundibugyo virüsü |
| Salgının ilanı | Mayıs 2026 |
| Tahmin edilen başlangıç | Şubat 2026 |
| En fazla etkilenen bölge | Ituri ve doğu eyaletleri |
| Onaylı özel aşı | Henüz bulunmuyor |
| Salgının özelliği | Kayıtlardaki en hızlı büyüyen Ebola salgını |
Rakamların yeni vakaların bildirilmesi ve kayıtların güncellenmesiyle değişebileceği belirtiliyor. DSÖ’nün 30 Temmuz tarihli resmî bildiriminde 3 bin 605 doğrulanmış vaka ve 1.587 ölüm yer alırken, sonraki günlerde yayımlanan güncel veriler vaka ve ölüm sayısının hızla arttığını gösterdi.
DSÖ’den tarihî salgın uyarısı
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının kontrol altına alınamaması durumunda tarihin en ölümcül Ebola salgını hâline gelebileceğini belirtti.
Tedros, salgının sağlık ekiplerine karşı önemli bir zaman avantajı elde ettiğini ifade ederek müdahale çalışmalarının virüsün yayılma hızının gerisinde kaldığını söyledi.
DSÖ’nün değerlendirmesine göre hastalığın yayılımı yaklaşık altı ay içinde zirveye ulaşabilir. Ancak daha olumsuz senaryoda salgının 9 ila 12 ay boyunca devam edebileceği belirtiliyor.
Salgının aylar önce başladığı düşünülüyor
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde salgın resmî olarak Mayıs 2026’da ilan edildi. Genetik dizileme çalışmaları ve geriye dönük incelemeler ise virüsün şubat ayından itibaren toplum içinde yayılmaya başlamış olabileceğini gösterdi.
İlk vakaların sıtma veya tifo gibi bölgede yaygın görülen hastalıklarla karıştırılmasının, Ebola’nın erken dönemde fark edilmesini zorlaştırdığı değerlendiriliyor.
Virüsün aylar boyunca tespit edilememesi, salgının farklı yerleşimlere ulaşmasına ve sağlık ekipleri harekete geçmeden önce geniş bir yayılım alanı oluşturmasına neden oldu.
Nadir Bundibugyo virüsü tespit edildi
Mevcut salgına, Ebola virüsünün nadir türlerinden Bundibugyo virüsü neden oluyor. Sağlık yetkilileri, bu virüs türüne karşı kullanım onayı almış özel bir aşının veya doğrudan tedavinin henüz bulunmadığını açıkladı.
DSÖ, söz konusu salgının Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola’nın ilk belirlendiği 1976’dan bu yana ülkede kaydedilen 17’nci salgın olduğunu bildirdi. Salgın, DSÖ tarafından uluslararası koordinasyon gerektiren halk sağlığı acil durumu olarak değerlendiriliyor.
Çatışmalar müdahaleyi zorlaştırıyor
Salgından en fazla etkilenen yerler arasında Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu, Haut-Uele ve Tshopo eyaletleri bulunuyor. Bölgedeki silahlı çatışmalar ve güvenlik sorunları sağlık görevlilerinin bazı topluluklara ulaşmasını güçleştiriyor.
Salgınla mücadeleyi zorlaştıran diğer sorunlar şöyle sıralanıyor:
- Ulaşım ve sağlık altyapısının yetersiz olması
- Bazı yerleşimlerin sağlık merkezlerine uzaklığı
- Sağlık çalışanlarının ekipman eksikliği
- Ücret anlaşmazlıkları nedeniyle yaşanan iş bırakma eylemleri
- Virüs hakkında yayılan yanlış bilgiler
- Hastaların tedavi merkezlerine başvurmakta gecikmesi
- Nüfus hareketliliği ve sınır geçişleri
- Temaslı kişilerin yeterince takip edilememesi
Ituri ve Kuzey Kivu’nun Uganda, Güney Sudan ve Ruanda sınırlarına yakın olması, salgının bölgesel yayılma riskine ilişkin endişeleri artırıyor.
Yeni eyalete yayıldığı bildirildi
Güncel açıklamalarda salgının daha önce vaka görülmeyen yeni bir eyalete ulaştığı da bildirildi. Seyahat geçmişi bulunan bir kişinin yaşamını yitirmesinin ardından, temas ettiği kişilerin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), salgının önceki Ebola salgınlarından belirgin biçimde daha hızlı yayıldığını ve kayıtlardaki ikinci büyük salgın hâline geldiğini bildirdi.
Aşı ve tedavi denemeleri başladı
Bundibugyo virüsüne yönelik aşı ve tedavi geliştirme çalışmaları hızlandırıldı. Salgından en fazla etkilenen Ituri eyaletinde iki olası tedavi üzerinde klinik denemelerin başlatıldığı bildirildi.
Tedros Adhanom Ghebreyesus, Bundibugyo virüsüne özel geliştirilen iki aşı adayının da ilk kez insanlar üzerinde test edilmeye başlandığını açıkladı.
DSÖ ayrıca başka bir Ebola türüne karşı kullanılan mevcut aşılardan birinin Bundibugyo virüsüne karşı koruma sağlayıp sağlamadığını araştırmayı planlıyor. Hayvan deneylerinde elde edilen ilk sonuçların umut verici olduğu ancak insanlardaki etkinliğin henüz kanıtlanmadığı vurgulanıyor.
Ebola nasıl bulaşıyor?
Ebola, virüsü taşıyan ve hastalık belirtisi gösteren kişilerin kanı veya diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas sonucunda bulaşabiliyor.
Bulaşmaya yol açabilecek durumlar arasında şunlar bulunuyor:
- Kan, kusmuk ve dışkıyla doğrudan temas
- Tükürük ve diğer vücut sıvılarıyla korunmasız temas
- Virüs bulaşmış yatak, kıyafet ve tıbbi malzemelere dokunulması
- Enfekte kişilerin cenazelerine korumasız temas
- Enfekte hayvanların kanı, dokuları veya vücut sıvılarıyla temas
Ebola, grip veya kızamık gibi havada uzun mesafeler boyunca dolaşan bir virüs olarak kabul edilmiyor. Hastalığın temel bulaşma yolu, enfekte vücut sıvılarıyla doğrudan temastır.
Ebola belirtileri nelerdir?
Hastalığın başlangıç belirtileri başka enfeksiyonlarla karıştırılabiliyor. Bu durum erken teşhisi güçleştiriyor.
Ebola hastalarında görülebilen belirtiler şunlar:
- Yüksek ateş
- Şiddetli halsizlik
- Kas ve vücut ağrısı
- Baş ağrısı
- Boğaz ağrısı
- Kusma ve ishal
- Karın ağrısı
- İleri vakalarda iç veya dış kanama
Virüsle temas ettiğinden şüphelenen kişilerin sağlık birimlerine önceden bilgi vererek başvurması ve diğer kişilerle yakın temastan kaçınması gerekiyor.
Salgının hayvandan insana geçtiği düşünülüyor
Nature Medicine dergisinde yayımlandığı belirtilen genetik araştırma, mevcut salgındaki virüsün 2007 ve 2012 yıllarında görülen Bundibugyo salgınlarındaki varyantlardan farklı olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar, bu bulgunun mevcut salgının önceki salgın zincirinin devamı olmadığını, virüsün enfekte bir hayvandan insana geçmesiyle başlayan yeni bir yayılım olabileceğini desteklediğini belirtti.
Salgının seyri yakından izleniyor
Uluslararası sağlık kuruluşları, salgının kontrol altına alınabilmesi için temaslı takibinin güçlendirilmesi, sağlık çalışanlarına gerekli ekipmanların ulaştırılması ve hasta topluluklarla güvene dayalı iletişim kurulması gerektiğini bildiriyor.
Uzmanlar, kesin vaka ve ölüm sayılarının sağlık görevlilerinin ulaşamadığı bölgeler nedeniyle açıklanan rakamların üzerinde olabileceğine dikkat çekiyor.
Not: Bu haber 13 Ağustos 2026 tarihinde erişilebilen DSÖ, CDC ve güncel salgın verilerine göre hazırlanmıştır. Vaka ve can kaybı sayıları yeni açıklamalarla değişebilir.




