Erzurum’un tarihi dokusuyla öne çıkan Muratpaşa Mahallesi’nde bulunan Ane Hatun Türbesi, yaklaşık dört asırdır geçmişin izlerini taşıyor. Muratpaşa Camii haziresinin güney köşesinde yer alan tarihi türbe, burada medfun bulunan Ane Hatun’un kimliği ve mezar kitabesinde yer alan dikkat çekici ifadeler nedeniyle tarih ve kültür meraklılarının ilgisini çekiyor.

1649 yılında, IV. Sultan Mehmed döneminde inşa edilen türbenin kitabesinde Ane Hatun’un Morav Han’ın kızı olduğu belirtiliyor. Tarihi kaynaklarda ise Ane Hatun’un, Osmanlı hizmetine giren ünlü Gürcü komutan Giorgi Saakadze’nin kızı Ana Saakadze olduğu aktarılıyor.

Karahantepe’de 11 bin yıllık Leoparın sırtında insan heykeli bulundu
Karahantepe’de 11 bin yıllık Leoparın sırtında insan heykeli bulundu
İçeriği Görüntüle

Yüzyıllardır Erzurum’da korunan tarihi iz

Muratpaşa Camii haziresinin güneybatı bölümünde bulunan Ane Hatun Türbesi, Osmanlı mimarisinde sıkça kullanılan baldaken tarzının özelliklerini taşıyor. Dört tarafı açık kare planlı yapı, kesme taştan inşa edilmiş ve dört ayağı sivri kemerlerle birbirine bağlanmış durumda.

Türbenin üzeri ise kubbeyle örtülüyor. Yaklaşık 3,38 metreye 3,38 metre ölçülerindeki yapının içerisinde üç mezar bulunuyor. Bunlardan büyük olan mezarın Ane Hatun’a ait olduğu bilinirken, diğer iki küçük mezarın kime ait olduğu konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor.

Kitabelerinin zaman içerisinde silinmesi nedeniyle bu iki mezarın Ane Hatun’un çocuklarına ya da Gürcü hükümdarın diğer çocuklarına ait olabileceği değerlendiriliyor.

Mezar kitabesinde dikkat çeken ifadeler

Türbenin kuzeydoğu ayağında bulunan mermer kitabe, Ane Hatun’un hayatı ve ölümü hakkında önemli bilgiler içeriyor. Yaklaşık 33'e 42 santimetre ölçülerindeki kitabede, Ane Hatun’un ölümünün ardından yazılmış etkileyici sözler yer alıyor.

Kitabede, güzelliği ve genç yaşta ölümü vurgulanan Ane Hatun için dönemin edebi diliyle övgü dolu ifadeler kullanılıyor. Kitabenin sonunda ise Hicri 1059 tarihi bulunuyor.

Kitabedeki ifadeler günümüz Türkçesine aktarıldığında, Ane Hatun’un güzelliğinin övüldüğü ve genç yaşta hayatını kaybetmesinden duyulan üzüntünün dile getirildiği görülüyor. Bu yönüyle kitabe, yalnızca mezarın kime ait olduğunu göstermesi bakımından değil, dönemin dil ve edebiyat anlayışını yansıtması açısından da önem taşıyor.

Gürcü kralının kızı olduğu aktarılıyor

Araştırmacı Taner Özdemir, Ane Hatun’un tarihi kimliği hakkında önemli bilgiler verdi. Özdemir, Ane Hatun’un 17. yüzyılda Osmanlı Devleti ile İran arasındaki mücadelelerin yaşandığı dönemde önemli bir tarihi kişiliğin kızı olduğunu belirtti.

Tarihi kaynaklarda Giorgi Saakadze’nin Osmanlı Devleti’ne sığındığı ve Mehmet Paşa adını aldığı aktarılıyor. Gürcü komutanın yaşamının ilerleyen dönemlerinde Halep’te öldüğü belirtilirken, kızı Ane Hatun’un ise Erzurum’da yaşadığı ve burada defnedildiği ifade ediliyor.

Ane Hatun’un Erzurum’da bulunduğu dönemde İslamiyet’i kabul ettiği ve şehir içerisinde çeşitli hayır işlerinde bulunduğu yönünde rivayetler de bulunuyor. Bu nedenle Erzurum halkı tarafından sevilen ve saygı gören bir isim olduğu değerlendiriliyor.

Üç mezar bulunuyor

Ane Hatun Türbesi'nin içerisinde bulunan üç mezardan en büyüğünün Ane Hatun’a ait olduğu konusunda tarihi bilgiler bulunuyor. Diğer iki küçük mezarın kimlere ait olduğu ise kesin olarak ortaya konulmuş değil.

Bazı tarihi kaynaklarda bu mezarların Ane Hatun’un çocuklarına ait olduğu belirtilirken, başka değerlendirmelerde Gürcü hükümdarın diğer çocuklarına ait olabileceği ifade ediliyor. Kitabelerin zaman içerisinde okunamaz hale gelmesi, bu konuda kesin bir sonuca ulaşılmasını zorlaştırıyor.

Erzurum’un kültürel mirası arasında yer alıyor

Ane Hatun Türbesi, yalnızca bir mezar yapısı olarak değil, farklı kültürlerin ve siyasi ilişkilerin iç içe geçtiği bir dönemin izlerini taşıması bakımından da dikkat çekiyor.

Osmanlı ve Gürcü tarihinin kesiştiği önemli isimlerden biriyle ilişkilendirilen türbe, Erzurum’un çok katmanlı tarihinin günümüze ulaşan örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Yaklaşık dört asır önce inşa edilen yapı, bugün de özgün mimari özellikleriyle ayakta duruyor. Türbenin çevresindeki tarihi dokuyla birlikte değerlendirilmesi ve daha fazla tanıtılması halinde Erzurum’un kültür turizmine önemli katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.

Tarihi yapının turizme kazandırılması isteniyor

Araştırmacı Taner Özdemir, Ane Hatun Türbesi’nin Erzurum’un turizm potansiyeline kazandırılması gerektiğini belirtiyor. Tarihi kişiliği, kitabeleri, mimari özellikleri ve taşıdığı kültürel miras nedeniyle türbenin daha fazla tanınmasının önemli olduğu değerlendiriliyor.

Gürcü kralının kızı olduğu aktarılan Ane Hatun’un Erzurum’da yaşamış olması ve burada defnedilmesi, kentin tarih boyunca farklı coğrafyalar ve kültürler arasında kurduğu bağları da ortaya koyuyor.

Bugün Muratpaşa Mahallesi’nde sessizce geçmişe tanıklık eden Ane Hatun Türbesi, üzerindeki kitabe, mimarisi ve hakkında anlatılan tarihi bilgilerle Erzurum’un keşfedilmeyi bekleyen kültürel değerleri arasında yer alıyor.

Muhabir: Enes şimşek