Enfeksiyonlar, çoğul gebelik, yüksek tansiyon, diyabet, sigara kullanımı ve daha önce erken doğum öyküsü risk faktörleri arasında yer alırken, bazı vakalarda kesin neden belirlenemiyor.
Anne ve bebek sağlığı açısından önemli risklerden biri olan erken doğum, gebeliğin 37. haftası tamamlanmadan bebeğin dünyaya gelmesi olarak tanımlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre erken doğumların önemli bir bölümü kendiliğinden gerçekleşirken, bazı gebeliklerde anne veya bebeğin sağlığını korumak amacıyla doğumun erken başlatılması gerekebiliyor.
Erken doğumun tek bir nedeni bulunmuyor. Bazı kadınlarda birden fazla risk faktörü bir arada bulunurken, kimi gebeliklerde ise tüm incelemelere rağmen erken doğumun kesin nedeni ortaya konulamıyor.
Daha Önce Erken Doğum Yapmak Riski Artırıyor
Daha önce erken doğum gerçekleştirmiş olmak, sonraki gebelikler açısından önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Bu nedenle önceki gebeliğinde erken doğum öyküsü bulunan anne adaylarının gebeliğin başlangıcından itibaren hekim tarafından daha yakından takip edilmesi öneriliyor.
Çoğul Gebeliklerde Risk Daha Yüksek
İkiz, üçüz veya daha fazla bebeğin bulunduğu çoğul gebeliklerde rahmin daha fazla gerilmesi nedeniyle erken doğum ihtimali artabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü, çoğul gebelikleri erken doğumla ilişkili başlıca faktörler arasında gösteriyor.
Enfeksiyonlar Erken Doğumu Tetikleyebilir
Gebelik döneminde ortaya çıkan bazı enfeksiyonlar da erken doğum riskini artırabiliyor.
Özellikle idrar yolu enfeksiyonları, rahim ve zarları etkileyen enfeksiyonlar ile bazı sistemik enfeksiyonların erken doğum sürecini tetikleyebileceği belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü bu nedenle gebelik kontrollerinde enfeksiyonların erken belirlenmesi ve tedavisinin önemine dikkat çekiyor.
Yüksek Tansiyon ve Diyabet Önemli
Anne adayında gebelik öncesinden bulunan veya gebelik sırasında gelişen yüksek tansiyon ve diyabet de erken doğum ihtimalini artırabiliyor.
Özellikle ciddi hipertansiyon, preeklampsi veya anne ve bebeğin sağlığını tehdit eden başka komplikasyonlarda hekimler gebeliğin erken sonlandırılmasına karar verebiliyor.
Bu tür durumlarda erken doğum kendiliğinden başlamasa bile tıbbi nedenlerle doğumun erkene alınması gerekebiliyor.
Sigara Kullanımı Riski Artırıyor
Gebelikte sigara kullanımı erken doğum açısından önlenebilir risk faktörleri arasında bulunuyor.
CDC, tütün kullanımını erken doğumla ilişkili davranışsal risk faktörlerinden biri olarak gösteriyor. Uyuşturucu madde kullanımı da benzer şekilde gebelik ve bebek sağlığı açısından ciddi risk oluşturuyor.
Bu nedenle gebelik planlayan veya hamile olan kadınların sigara ve benzeri maddelerden uzak durması öneriliyor.
Anne Yaşı da Etkili Olabiliyor
Çok genç yaşta veya ileri yaşta gerçekleşen gebeliklerde erken doğum oranlarının daha yüksek olduğu biliniyor.
CDC özellikle ergen gebelikleri ile 35 yaşın üzerindeki gebeliklerde riskin arttığına dikkat çekiyor. Ancak yaş tek başına erken doğumun kesin nedeni anlamına gelmiyor.
Gebelikler Arasındaki Süre Önemli
Bir doğumdan kısa süre sonra yeniden hamile kalınması da erken doğumla ilişkilendirilen faktörler arasında bulunuyor.
Dünya Sağlık Örgütü, gebelikler arasındaki kısa sürenin risk oluşturabileceğini ve aile planlaması ile gebelik öncesi bakımın bu açıdan önemli olduğunu belirtiyor.
Stres de Risk Faktörleri Arasında
Yoğun ve uzun süreli stres yaşayan kadınlarda erken doğum oranlarının daha yüksek olabildiği bildiriliyor.
CDC, sosyal ve psikolojik stresin erken doğumla ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor. Bununla birlikte stres yaşayan her anne adayının erken doğum yapacağı anlamına gelmediği unutulmamalı.
Rahim ve Rahim Ağzıyla İlgili Sorunlar
Rahim ağzının gebelik ilerlemeden açılmaya başlaması, rahimdeki bazı yapısal farklılıklar veya daha önce rahim ağzına yönelik geçirilmiş bazı işlemler de erken doğuma zemin hazırlayabiliyor.
Bu tür riskler gebelik takibinde ultrason ve hekim muayeneleriyle değerlendirilebiliyor.
Plasenta Sorunları da Erken Doğuma Neden Olabilir
Plasentanın erken ayrılması, plasentanın rahim ağzını kapatması veya ciddi kanamalar gibi gebelik komplikasyonlarında anne ve bebeğin güvenliği için doğumun erken gerçekleştirilmesi gerekebiliyor.
Bu nedenle gebelikte vajinal kanama görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor.
Erken Doğumun Belirtileri Nelerdir?
Gebeliğin 37. haftasından önce düzenli rahim kasılmaları, adet sancısına benzer ağrı, bel ve kasık ağrısı, vajinada basınç hissi, su gelmesi veya vajinal akıntıda belirgin değişiklik erken doğumun habercisi olabilir.
CDC, erken doğum belirtileri olduğunu düşünen gebelerin gecikmeden sağlık profesyoneline başvurmasını öneriyor.
Her Erken Doğum Önlenebilir mi?
Erken doğumların tamamını önlemek mümkün değil. Çünkü bazı durumlarda neden bilinmiyor, bazı gebeliklerde ise anne veya bebeğin sağlığı nedeniyle erken doğum tıbben gerekli hale geliyor.
Ancak düzenli gebelik takibi, enfeksiyonların zamanında tedavisi, sigaradan uzak durulması, kronik hastalıkların kontrol altında tutulması ve sağlıklı beslenme gibi önlemler bazı riskleri azaltabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, gebeliğin erken döneminden itibaren düzenli doğum öncesi bakımın önemine vurgu yapıyor.
Düzenli Kontrol Büyük Önem Taşıyor
Erken doğumun bebeklerde solunum, beslenme, görme, işitme ve gelişim sorunları riskini artırabildiği biliniyor. Bu nedenle riskli gebeliklerin erken tespit edilmesi ve düzenli takip edilmesi hem anne hem de bebek açısından büyük önem taşıyor.
Uzmanların temel uyarısı ise net: Gebeliğin 37. haftasından önce düzenli sancı, su gelmesi, kanama veya alışılmadık baskı hissi yaşanıyorsa beklemeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.



