Kayıt dışı istihdamın tamamen kayıt altına alınması hâlinde, bütçeden ve SGK kasasından ek kaynak çıkmadan emekli aylıklarına ilave yüzde 31 artış yapılabileceği yönündeki hesap kamuoyunda geniş yankı buldu. Hesap, TÜİK’in kayıt dışı istihdam verileri ile SGK’nın gelir-gider projeksiyonları üzerinden “teorik” bir senaryoya dayanıyor.
Kayıt dışı istihdam hâlâ büyük
Paylaşılan değerlendirmeye göre kayıt dışı istihdam oranı yıllar içinde gerilese de tamamen ortadan kalkmış değil. TÜİK’in 2025 son çeyrek işgücü istatistikleri baz alınarak, Türkiye’de kayıt dışı çalışanların toplamının 8 milyon 37 bin kişi olduğu; bunun 4 milyon 492 bininin tarım dışı sektörlerde yer aldığı aktarılıyor.
“1,5 trilyon TL” iddiası nasıl çıkıyor?
Hesabın omurgası şu varsayıma dayanıyor:
-
Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların tamamının kayıt altına alındığı,
-
Ücretlerin de “bildirilen prime esas ortalama kazanç” gibi bir seviyeden sistem içine girdiği,
-
Böylece vergi ve prim tahsilatının ciddi ölçüde arttığı.
Bu senaryoda 2026 yılı için yaklaşık 1,5 trilyon TL düzeyinde ek vergi ve prim geliri potansiyeli telaffuz ediliyor.
Uzman hesabının özeti: “Tarım dışındaki kayıt dışı istihdam bütünüyle kayıt altına alınabilse, mevcut artışlara ilave olarak emekli aylıklarına yüzde 31 zam teorik olarak mümkün olabilir.”
SGK dengesi üzerinden “ilave zam” yorumu
Aynı değerlendirmede SGK’nın 2026 projeksiyonları üzerinden; prim gelirleri ve emekli aylığı ödemeleri kıyaslanarak, kayıt dışının azalmasıyla oluşacak ilave gelirin emekli maaşlarına ilave artış alanı açabileceği savunuluyor.
Bu neden “kesin zam” anlamına gelmiyor?
Bu tür hesaplar, “potansiyeli” gösterir; kararın hayata geçmesi için hem teknik hem de idari şartlar gerekir. Özellikle:
-
Kayıt dışının tamamına yakınını kısa sürede kayıt altına almak,
-

-
Denetim kapasitesi, teşvikler ve yaptırımları aynı anda işletmek,
-
İşveren maliyetleri ve istihdam davranışındaki olası değişimleri yönetmek,
-
Ek gelirin gerçekten maaş artışına yönlendirilmesine dair politika tercihi
gibi başlıklar belirleyici olur. Bu nedenle gündemdeki yüzde 31, “yarın uygulanacak zam” değil; tam kayıtlı istihdamın sağlayacağı olası mali alan olarak yorumlanıyor.
Kayıt dışı istihdamın bedeli kimlere?
Uzmanların sık vurguladığı noktaya göre kayıt dışı çalışmanın en büyük bedelini, sosyal güvence ve emeklilik hakkı zayıflayan çalışanlar ödüyor. Ayrıca kayıt dışı; kayıtlı çalışan işverenler açısından haksız rekabet oluştururken, kamu maliyesi ve SGK dengesi üzerinde de baskı yaratıyor.



