Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Akdağ’ın yamaçlarına kurulan Sagalassos Antik Kenti, yüksek rakımı, etkileyici manzarası ve günümüze kadar ulaşan görkemli yapılarıyla Anadolu’nun dikkat çeken antik yerleşimleri arasında bulunuyor. Deniz seviyesinden yaklaşık 1500-1700 metre yükseklikte yer alan kent, Roma döneminde Pisidia bölgesinin önemli merkezlerinden biri haline geldi.
Dağların yüksek kesimlerinde kurulan Sagalassos, sahip olduğu mimari kalıntılar kadar bulunduğu coğrafyayla da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Kentte Roma döneminden kalan hamamlar, agoralar, tiyatro, kütüphane, meclis binası, tapınak kalıntıları ve anıtsal çeşmeler gibi çok sayıda yapı bulunuyor.
Akdağ’ın yamaçlarında yükselen antik kent
Sagalassos, Ağlasun ilçesinin yaklaşık 7 kilometre kuzeyinde, Akdağ yamaçlarında yer alıyor. Kentin yüksek rakımlı konumu, antik çağdaki yerleşim tercihinin dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor.
Kentin bulunduğu alanda ilk yerleşim izlerinin çok daha eski dönemlere uzandığı belirtilirken, Sagalassos özellikle Roma döneminde büyük bir gelişim gösterdi. Kültür Portalı'na göre kentte günümüzde görülebilen yapıların büyük bölümü Roma dönemine ait.
Roma döneminde büyük bir kent merkezine dönüştü
Sagalassos, Roma İmparatorluk döneminde Pisidia bölgesinin en önemli şehirlerinden biri haline geldi. Özellikle İmparator Hadrianus döneminde kentin ekonomik, siyasi ve sosyal açıdan önemli bir gelişme yaşadığı belirtiliyor.
Kentteki geniş meydanlar, anıtsal yapılar ve kamusal alanlar, Sagalassos’un yalnızca bir yerleşim yeri olmadığını, aynı zamanda bölgenin önemli sosyal ve ekonomik merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor.
Bugün antik kentte aşağı ve yukarı agora, Roma İmparatorluk Hamamı, tiyatro, kütüphane, meclis binası, kilise ve çeşitli anıtsal yapılar görülebiliyor.
Sagalassos’un simgesi Antoninler Çeşmesi
Antik kentin en dikkat çekici yapılarından biri ise Antoninler Çeşmesi. Roma döneminin görkemli anıtsal çeşmelerinden biri olan yapı, Sagalassos’un simge eserleri arasında gösteriliyor.
Kültür Portalı, çeşmenin günümüzde de sularının aktığını belirtiyor. Yapı, sütunları, heykel nişleri ve mimari süslemeleriyle antik kentin en etkileyici noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Bugün ziyaretçiler, yüksek dağların arasında yer alan antik kentte Roma döneminden kalma yapıların yanı sıra yeniden akmaya başlayan çeşmenin oluşturduğu görüntüyü de görebiliyor.
Tiyatro ve kütüphane kalıntıları dikkat çekiyor
Sagalassos’un mimari zenginliği yalnızca Antoninler Çeşmesi ile sınırlı değil. Kentte antik tiyatronun ve kütüphane yapısının kalıntıları da günümüze ulaşmış durumda.
Bunun yanında kent meydanında yer alan anıtsal kemerler, onursal sütunlar, belediye binası, kent konseyi binası ve heroon gibi yapılar da Sagalassos’un geçmişteki kent yaşamına ilişkin önemli izler taşıyor.
Bu yapılar, Sagalassos’un Roma döneminde gelişmiş bir şehir düzenine sahip olduğunu ortaya koyan önemli arkeolojik unsurlar arasında yer alıyor.
Deprem ve değişen koşullar kentin kaderini değiştirdi
Sagalassos, yüzyıllar boyunca gelişimini sürdürmesine rağmen doğal afetler ve zaman içerisinde yaşanan değişimler nedeniyle eski önemini kaybetti.
Kültür Portalı'nda yer alan bilgilere göre kent, özellikle MS 6. yüzyıldaki büyük depremden ciddi şekilde etkilendi. Kentte yaşam sonraki yüzyıllarda da tamamen bir anda sona ermedi; yerleşimin kalıntıları arasında daha küçük yerleşimler varlığını sürdürdü.
- yüzyılın başlarında Selçukluların bölgedeki son Bizans askeri kale yerleşimini ortadan kaldırmasıyla Sagalassos’taki yaşamın sona erdiği belirtiliyor.
Yüzyıllar boyunca toprak altında kaldı
Kentteki yapıların önemli bir bölümünün zaman içerisinde toprak ve bitki örtüsü altında kalması, arkeolojik kalıntıların günümüze ulaşmasında etkili oldu.
Sagalassos’un Anadolu’nun en iyi korunmuş antik yerleşimlerinden biri olarak kabul edilmesinde, kentin uzun süre yoğun yerleşim ve yapılaşmadan uzak kalmasının da önemli bir rolü bulunuyor. Kültür Portalı, Sagalassos’u Anadolu’nun en iyi korunagelmiş antik kentlerinden biri olarak tanımlıyor.
UNESCO Geçici Listesi’nde yer alıyor
Sagalassos’un tarihi ve arkeolojik değeri uluslararası alanda da tescillenmiş durumda. Antik kent, 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı.
Kentte yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan çok sayıda eser ise Burdur Müzesi’nde sergileniyor. Bunlar arasında Roma dönemine ait önemli heykel parçaları ve farklı mimari eserler bulunuyor.
Dağların arasında tarihe açılan kapı
Bugün Sagalassos Antik Kenti’ni ziyaret edenler, yüksek dağların arasında Roma döneminin görkemli şehirlerinden birinin kalıntılarını görme fırsatı buluyor.
Akdağ’ın yamaçlarındaki konumu, yüksek rakımı, agoraları, tiyatrosu, hamamları, kütüphanesi ve özellikle suları yeniden akan Antoninler Çeşmesi ile Sagalassos, Burdur’un önemli kültür turizmi noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Binlerce yıllık geçmişin izlerini taşıyan kent, dağların arasında yükselen Roma mirasıyla geçmiş ile bugünü aynı manzarada buluşturuyor.




