Sosyal medya hesabından açıklama yapan Hüseyin Baş, Gazze'de aylardır devam eden insani dram, Lübnan'a yönelik saldırılar, Suriye'deki istikrarsızlık, İran'a yönelik tehditler ve Yemen'de yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız olmadığını savundu.
Baş, bu gelişmelerin "Büyük Ortadoğu Projesi" kapsamında bölgenin yeniden şekillendirilmesine yönelik planın farklı aşamaları olduğunu ileri sürdü.
"Mesele Barış Değil, Bölgeyi Kriz İçinde Tutmak"
ABD ve İsrail'in Ortadoğu'da mezhep ve etnik ayrılıkları derinleştiren politikalar izlediğini iddia eden Hüseyin Baş, bu yaklaşımın bölge ülkelerini sürekli çatışma ortamında tutmayı amaçladığını savundu.
İran'a yönelik saldırılarda da benzer bir sürecin yaşandığını ifade eden Baş, ağır karşılık alınmasının ardından ateşkes çağrıları yapıldığını, daha sonra ise yeniden saldırgan politikaların sürdürüldüğünü öne sürdü.
"Mezhep Savaşı En Büyük Tehlikelerden Biri"
BTP Genel Başkanı, en büyük risklerden birinin çatışmaların mezhep eksenine taşınması olduğunu belirterek, böyle bir senaryoda ne bölge halklarının ne de İslam dünyasının kazanacağını ifade etti.
Yemen'de yaşanan gelişmelerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Baş, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan ilgilendirmeyen bölgesel çatışmalara taraf olmaması gerektiğini söyledi.
"Türkiye'nin Pusulası Milli Çıkarlar Olmalı"
Hüseyin Baş, Türkiye'nin dış politikasında temel önceliğin milli çıkarlar olması gerektiğini belirterek, Bağımsız Türkiye Partisi'nin dış politika anlayışının; hiçbir küresel gücün eksenine girmeyen, komşularıyla iyi ilişkiler kuran ve bölgede barışı önceleyen bir Türkiye olduğunu ifade etti.
Baş, Türkiye'nin yeni savaş cephelerinin tarafı olmak yerine diplomatik çözümü ve bölgesel barışı savunan öncü bir ülke olması gerektiğini sözlerine ekledi.




