Osmaniye’nin serin yaylalarıyla ünlü Zorkun Yaylası’nda bulunan ve yılların anılarını taşıyan “Ark Yolu”, geçmişin izlerini bugüne taşımaya devam ediyor. Bahratın Gözü ile Büyük Küreci Camii arasında uzanan bu tarihi yol, özellikle eski yaylacılar için unutulmaz hatıraların yaşandığı özel bir güzergâh olarak hafızalarda yer alıyor.
Yaylacılığın Kalbi Bu Yolda Atıyordu
Bir dönem Mitis, Derviş Pınarı, Tuztaşı ve Büyük Küreci bölgelerinden Zorkun Çarşı Merkezi’ne gidip gelen vatandaşların en çok kullandığı güzergâhlardan biri olan Ark Yolu, doğayla iç içe huzurlu yürüyüşlerin adresiydi.
Yaylacılar bu yolu yalnızca ulaşım için değil, aynı zamanda dinlenmek, sohbet etmek ve doğanın tadını çıkarmak için de kullanıyordu. Özellikle sıcak yaz günlerinde ark boyunca akan serin su, yürüyenlere adeta nefes oluyordu.
Bahçelere Hayat Veren Su
Geçmişte Ark Yolu’ndan akan su sayesinde Büyük Küreci Yaylası’ndaki bahçeler sulanır, yaylacılar kendi sebze ve meyvelerini yetiştirirdi. Domates, biber, fasulye ve meyve ağaçlarıyla dolu bahçeler, yayla yaşamının bereketini yansıtırdı.
Bugün ise o eski canlılık büyük ölçüde geride kaldı. Arkta artık su akmıyor, bahçelerde ise eskisi kadar üretim yapılmıyor.
Güzelliğini Hâlâ Koruyor
Her ne kadar eski günler geride kalsa da Ark Yolu hâlâ doğallığını ve huzur veren atmosferini koruyor. Çam ağaçlarının gölgesinde uzanan bu yol, geçmişi özleyenler için adeta bir zaman tüneli niteliği taşıyor.
Zorkun Yaylası’nın hafızasında önemli bir yere sahip olan Ark Yolu, bugün de doğaseverlerin ve eski yaylacıların uğrak noktaları arasında yer alıyor.








