Uçak, iş dünyasına “belgelerinizi, stoklarınızı ve banka hareketlerinizi doğru yönetin; nasıl olsa af çıkar düşüncesiyle hareket etmeyin” çağrısı yaptı.

Adana Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Yılmaz Uçak, Kanal 33 ekranlarında yayımlanan “Emek Dünyası” programında vergi mevzuatındaki yeni uygulamaları değerlendirdi. KURGAN, VEDAS ve Kâşif sistemlerinin kayıt dışı ekonomi ile sahte belge kullanımına karşı dijital denetimi çok daha güçlü hale getirdiğini belirten Uçak, esnaf, tüccar ve şirketleri kayıtlarını eksiksiz tutmaları konusunda uyardı. “Bir vergi müfettişinin uzun sürede inceleyebileceği işlemleri sistem dakikalar içinde analiz edebiliyor” diyen Uçak, yeni dönemde “nasıl olsa yapılandırma çıkar” anlayışının ciddi risk taşıdığını söyledi.

Vergi sistemindeki dijital dönüşüm, esnaf ve iş dünyasının gündemindeki en önemli konulardan biri haline geldi.

Kanal 33 ekranlarında yayımlanan “Emek Dünyası” programına konuk olan Adana Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Yılmaz Uçak, vergi uygulamalarında son dönemde devreye alınan sistemler, mali müşavirlerin yetkileri, basit usulden gerçek usule geçiş, sahte belgeyle mücadele, elektronik denetim ve yeni tasdik uygulamaları hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Programda özellikle KURGAN, VEDAS ve Kâşif olarak adlandırılan dijital denetim mekanizmalarının iş dünyası üzerindeki etkileri ele alındı.

“Vergi Denetiminde Yeni Bir Döneme Girildi”

Yılmaz Uçak, dünyada dijitalleşmenin hızla ilerlediğini ve bu dönüşümün artık vergi denetiminin merkezine yerleştiğini belirtti.

Yapay zekâ ve algoritmaların vergi incelemelerinde yoğun şekilde kullanılmaya başladığını ifade eden Uçak, geçmişte binlerce mükellefin tek tek incelenmesinin uzun yıllar alabildiğini, yeni teknolojilerle riskli işlemlerin çok daha kısa sürede tespit edilebildiğini söyledi.

Uçak, iş dünyasının bu dönüşümü geçici bir uygulama olarak görmemesi gerektiğinin altını çizerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Eskiden yeni bir uygulama çıktığında ‘bir süre sonra kalkar’ şeklinde bir alışkanlık vardı. Fakat artık dünyada dijital dönüşüm ve yapay zekâ var. Bu dönüşüm vergi denetim sisteminin içine de yerleşti.”

KURGAN Sistemi Nedir?

Programın en dikkat çeken başlıklarından biri KURGAN sistemi oldu.

Uçak, sistemi “kurumsal gözetim ve analiz” yaklaşımıyla çalışan bir risk değerlendirme mekanizması olarak anlattı.

Sistemin çok sayıda algoritma ve yapay zekâ modeli üzerinden mükelleflerin beyanlarını, mali tablolarını ve ticari hareketlerini analiz ettiğini belirten Uçak, risk görülen işlemlerin işaretlendiğini söyledi.

Osmaniye’de İlk Evim Kredisi Ne Zaman Başlayacak?
Osmaniye’de İlk Evim Kredisi Ne Zaman Başlayacak?
İçeriği Görüntüle

KURGAN'ın bilanço, gelir tablosu, işletme hesapları ve diğer elektronik verileri sürekli taradığını ifade eden Uçak, bu sayede incelemelerin daha hedefli hale getirildiğini belirtti.

“Bir Müfettişin Bir Yılda Bulamadığını Sistem Dakikalar İçinde Bulabilir”

Yılmaz Uçak, dijital sistemlerin denetimdeki kapasitesini şu sözlerle anlattı:

“Bir vergi müfettişinin bir senede ortaya çıkaramayacağı işlemleri yapay zekâ bir dakikada, iki dakikada ortaya çıkarabilir.”

Uçak, bu nedenle işletmelerin muhasebe kayıtlarında eski alışkanlıklarla hareket etmesinin artık çok daha büyük risk taşıdığını söyledi.

1 Ekim 2025 Milat Olarak Gösterildi

Uçak, KURGAN uygulamasında 1 Ekim 2025 tarihinin önemli bir eşik olarak kabul edildiğini anlattı.

Bu tarihten önceki bazı işlemlerle ilgili mükelleflere izaha davet niteliğinde yazılar gönderildiğini belirten Uçak, sistemin öncelikle mükelleften şüpheli görünen işlemi açıklamasını istediğini söyledi.

Uçak, uygulamanın ilk aşamasının doğrudan cezalandırma amacı taşımadığını belirterek, mükellefin hatalı bir kayıt bulunduğunu fark etmesi durumunda düzeltme imkânına sahip olduğunu ifade etti.

“İdare önce ‘Burada hatalı veya sahte bir işlem olabilir, yeniden kontrol edin ve bize izah edin’ diyor. İzah edemiyorsanız veya siz de şüpheleniyorsanız kayıtlarınızı ve beyanınızı düzeltin.”

Eski Yıllar da Taranıyor

Uçak, dijital denetimin yalnızca güncel işlemlerle sınırlı olmadığını, geçmiş yıllardaki işlemlerin de analiz edilebildiğini söyledi.

KURGAN'ın farklı versiyonlarla geliştirildiğini ifade eden Uçak, sistemin geriye doğru farklı dönemleri inceleyebildiğine dikkat çekti.

Bu durumun özellikle stok devri, önceki yıllardan taşınan hesaplar ve ticari hareketler açısından önemli olduğunu belirtti.

Banka Hesapları da Analizde

KURGAN'ın sonraki aşamalarında banka hareketlerinin de daha yoğun şekilde analiz edildiğini anlatan Uçak, mükellefin gelirleri ile banka hesabındaki hareketler arasında açıklanması gereken farklılıklar varsa bunun sorgulanabileceğini belirtti.

Emekli maaşı, kâr payı, huzur hakkı, ticari gelir ve diğer parasal hareketlerin sistem tarafından karşılaştırılabileceğini ifade eden Uçak, kaynağı açıklanabilen işlemlerde problem yaşanmadığını söyledi.

“Kaynağı belliyse izahınızı belgeyle yaparsınız. Biz de bazı mükelleflerimiz için izahlarımızı verdik ve herhangi bir problem yaşanmadı.”

VEDAS ve Kâşif Ne Yapıyor?

Programda VEDAS ve Kâşif sistemlerinin de KURGAN ile birlikte çalışan dijital denetim araçları olduğu anlatıldı.

Uçak, VEDAS'ın daha hedefli risk analizlerinde kullanıldığını, Kâşif'in ise Gelir İdaresi Başkanlığı tarafındaki elektronik veri akışlarıyla bağlantılı şekilde çalıştığını ifade etti.

E-fatura, e-arşiv, e-defter, beyannameler, POS hareketleri ve banka verilerinin birbiriyle karşılaştırılabildiğine dikkat çekildi.

Denetim “Sıcağı Sıcağına” Yapılabilecek

Yeni sistemlerin en önemli özelliğinin denetimi geçmişe dönük olmaktan çıkararak işlemin gerçekleştiği döneme yaklaştırması olduğu belirtildi.

Uçak, bir faturanın veya ticari ilişkinin riskli bulunması durumunda mükellefin kısa süre içinde açıklama yapmasının istenebileceğini söyledi.

Bu nedenle işletmelerin “yıllar sonra inceleme gelir” düşüncesiyle hareket etmemesi gerektiğini vurguladı.

Sahte Fatura Zinciri Daha Kolay Ortaya Çıkacak

Uçak, dijital sistemlerin yalnızca tek bir faturaya bakmadığını, faturanın ticari zincirdeki geçmiş ve sonraki aşamalarını da inceleyebildiğini belirtti.

Bir faturanın kaynağına doğru çok sayıda işlem basamağının izlenebildiğini söyleyen Uçak, sahte belge zincirlerinin tespit edilmesinin geçmişe göre çok daha kolaylaştığını ifade etti.

Fatura Kadar İrsaliye de Önemli

İşletmelerin gerçek bir ticari işlem yaptığını gösterebilmesi için yalnızca faturanın yeterli olmayabileceğine dikkat çekildi.

Uçak, özellikle mal ticaretinde:

  • Faturanın,
  • Sevk irsaliyesinin,
  • Taşıma irsaliyesinin,
  • Teslim alan ve teslim eden kişilerin yetkisinin,
  • Banka üzerinden yapılan ödemenin

birbirini desteklemesi gerektiğini söyledi.

Elden yapılan ödemelerin de vergi mevzuatı açısından risk oluşturabileceğini belirtti.

Stoklar Mercek Altında

Yeni denetim döneminde işletmelerin stok kayıtlarının da son derece önemli hale geldiğini ifade eden Uçak, mal giriş ve çıkışlarındaki tutarsızlıkların sistem tarafından kolaylıkla belirlenebileceğini söyledi.

Basit bir örnek veren Uçak, işletmenin elindeki stoktan daha fazla mal satması durumunda sistemin bu farkın nereden kaynaklandığını sorgulayabileceğini anlattı.

Bu nedenle firmaların güçlü bir muhasebe programı kullanmasını tavsiye etti.

“Her firma düzgün bir muhasebe programına sahip olmalı. Mutlaka bir mali müşaviri bulunmalı. Belli büyüklüğün ve riskin üzerindeki firmaların da tasdik hizmeti alması önemli.”

“Nasıl Olsa Af Çıkar” Dönemi Riskli

Yılmaz Uçak'ın iş dünyasına yönelik en önemli uyarılarından biri vergi yapılandırmaları konusunda oldu.

Geçmiş yıllarda inceleme kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle zaman zaman geniş kapsamlı yapılandırmaların gündeme geldiğini hatırlatan Uçak, dijital sistemlerle birlikte risklerin çok daha hızlı tespit edilebildiğini ifade etti.

Bu nedenle işletmelerin gelecekte yeni bir yapılandırma veya af çıkacağı düşüncesiyle hareket etmesinin yanlış olacağını söyledi.

Uçak, siyasi iradenin her zaman farklı karar alabileceğini ancak idari ve teknik açıdan artık denetimin çok daha etkin hale geldiğini vurguladı.

Basit Usulden Gerçek Usule Geçiş Tartışması

Programda 586 numaralı tebliğ kapsamında basit usul mükellefiyetten gerçek usule geçecek işletmelerin muhasebe işlemlerinin nasıl yürütüleceği de ele alındı.

Yılmaz Uçak, söz konusu düzenlemenin mali müşavirlik mesleğinin yetki alanıyla ilgili ciddi tartışmalar doğurduğunu söyledi.

3568 sayılı meslek kanunu ile Vergi Usul Kanunu'ndaki düzenlemeleri hatırlatan Uçak, muhasebe ve beyan işlemlerinin teknik uzmanlık gerektirdiğini vurguladı.

“Muhasebe Teknik Bir Meslektir”

Uçak, mali müşavir olabilmek için uzun bir eğitim, staj ve sınav sürecinden geçildiğini belirterek muhasebenin herhangi bir personel tarafından yürütülebilecek basit bir işlem olmadığını söyledi.

“Muhasebe ve denetim teknik bir meslektir. Yüksek eğitim gerektirir. Yüzlerce kaydın doğruluğunu ve beyana uygunluğunu hangi yetki ve sorumlulukla sisteme yükleyeceksiniz?”

Uçak, TÜRMOB ile meslek odalarının düzenlemeye ilişkin görüş ve itirazlarını ilgili kurumlara ilettiğini de ifade etti.

Adana YMM Odası 6 İlde Görev Yapıyor

Programda Adana Yeminli Mali Müşavirler Odası'nın faaliyet alanına ilişkin de bilgi verildi.

Uçak, Adana merkezli odanın Adana, Hatay, Osmaniye, Niğde, Aksaray ve Mersin'i kapsayan geniş bir bölgede faaliyet yürüttüğünü söyledi.

Yeminli mali müşavirlerin vergi sisteminde tasdik ve denetim fonksiyonuna sahip olduğunu anlatan Uçak, mesleğin işletmeler ile kamu arasında güven mekanizması oluşturduğunu ifade etti.

“Biz Ne Maliyenin Ne de Mükellefin Tarafıyız”

Yılmaz Uçak, mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik mesleğinin konumunu şu ifadelerle özetledi:

“Biz sistemin teknik mühendisiyiz. İşverenin kanuni hakkını kullandırırız, devletin alacağını doğru tespit ederiz. Biz tarafsız bir aracıyız. Ne Maliyenin tarafıyız ne de mükellefin.”

Bu sözler programın dikkat çeken mesajları arasında yer aldı.

49 No'lu Tebliğ ve Tasdik Uygulaması

Programda ayrıca 49 No'lu Tebliğ kapsamında çeşitli vergi indirim ve istisnalarının yeminli mali müşavir tasdikine bağlanmasına ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

Uçak, devletin sağladığı vergi indirim ve istisnalarının aslında bir teşvik olduğunu, bu teşviklerin doğru şekilde kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesinin kamu maliyesi açısından önem taşıdığını belirtti.

Belirlenen tutarların üzerindeki bazı indirim ve istisnalarda tasdik zorunluluğunun gündeme geldiğini ifade eden Uçak, işletmelerin beyanname vermeden önce gerekli hazırlıkları yapması gerektiğini söyledi.

Karşıt İncelemeler Elektronik Ortama Taşınıyor

Mali müşavirler ve yeminli mali müşavirlerin uzun yıllardır kullandığı karşıt inceleme sisteminin de elektronik ortama aktarılması programda ele alınan başlıklardan biri oldu.

Geçmişte fiziki veya yazılı ortamda istenen bilgilerin yeni sistemde elektronik olarak gönderileceğini belirten Uçak, bunun dijital dönüşümün doğal sonucu olduğunu ifade etti.

Ancak geçiş sürecinde ceza uygulamaları ve sorumlulukların net şekilde belirlenmesinin önemine dikkat çekildi.

İş Dünyasına “Belgeyle Çalışın” Çağrısı

Programın sonunda esnaf, sanatkâr, tüccar ve şirketlere önemli uyarılarda bulunuldu.

Yeni vergi denetim sistemi karşısında sözlü açıklamadan çok belgenin önem taşıdığı belirtildi.

İşletmelerin:

Faturasını doğru düzenlemesi, stok kayıtlarını gerçek duruma uygun tutması, ödemelerini banka üzerinden gerçekleştirmesi, sevk ve taşıma belgelerini muhafaza etmesi, kişisel ve ticari hesaplarını ayırması ve mali müşaviriyle düzenli iletişim kurması gerektiği vurgulandı.

“Düzgün Çalışan Mükellef İçin Sistem Bir Tehdit Değil”

Yılmaz Uçak, dijital denetimin yalnızca ceza sistemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de belirtti.

Kayıt dışı çalışan işletmelerin maliyet avantajı elde etmesinin vergisini düzenli ödeyen işletmeler açısından haksız rekabet yarattığını söyleyen Uçak, sistemin düzgün çalışan mükellefi koruyabileceğine dikkat çekti.

Vergi adaletinin sağlanması açısından kayıt dışılığın azaltılmasının önemini vurgulayan Uçak, dijital denetimin kalıcı şekilde hayatın bir parçası olacağını ifade etti.

“İşletmeler Yeni Döneme Hazırlanmalı”

Programda verilen mesajların ortak noktası, Türkiye'de vergi denetiminin artık çok daha hızlı, teknolojik ve veri odaklı hale geldiği oldu.

Eskiden yıllar sonra ortaya çıkabilecek bir muhasebe hatasının artık kısa süre içerisinde tespit edilebileceğine dikkat çekilirken, iş dünyasının buna göre yeni bir çalışma kültürü oluşturması gerektiği belirtildi.

KURGAN, VEDAS ve Kâşif ile birlikte vergi denetiminde başlayan yeni dönemin, önümüzdeki süreçte esnaf ve şirketlerin muhasebe alışkanlıklarını köklü biçimde değiştirmesi bekleniyor.

Muhabir: Resul Özdil