İSTANBUL (AA) - Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, yapay zekanın ders içeriklerinin kişiye özel hale getirilmesinden öğrencilerin öğrenme güçlüklerinin erken tespitine kadar geniş bir alanda stratejik çözümler sunduğunu belirtti.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, yapay zeka alanındaki hızlı teknolojik gelişmeler ve uygulamalar yükseköğretimde ve çeşitli sektörlerde daha görünür ve değişimi hızlandıran bir aşamaya geliyor.

Osmaniyeli Emeklilere 20 Bin TL Bayram İkramiyesi Gündemde
Osmaniyeli Emeklilere 20 Bin TL Bayram İkramiyesi Gündemde
İçeriği Görüntüle

Dersliklerden kampüslere, ölçme ve değerlendirmeden akademik yönetime kadar pek çok alanda kullanılan bu teknoloji, üniversitelerin gündeminde önemli bir yer tutuyor.

Yapay zeka uygulamaları yaygınlaşırken öğrenmenin merkezinde ise hala insan yer alıyor. Üniversiteler, teknolojiyi yalnızca uygulamakla kalmayıp, etkisini ölçen, çıktıları analiz eden ve kanıta dayalı karar mekanizmaları geliştiren bir yaklaşımı benimsiyor.

Özellikle özel öğrenme ihtiyacı olan ve dikkat, algı ya da öğrenme farklılıkları bulunan öğrenciler için yapay zeka destekli özetleme ve uyarlama araçların, eğitime erişimi kolaylaştırıyor.

Araştırmalara göre akademisyenlerin bir bölümü üretken yapay zeka kullanımına temkinli yaklaşıyor. Bu çekincelerin önemli bir kısmı, etik kullanım ilkelerinin açık biçimde tanımlanmamış olmasından kaynaklanıyor. Eğitim, şeffaf veri paylaşımı ve bilimsel değerlendirme süreçleri arttıkça, yapay zekaya yönelik kaygılar azalıyor ve daha sağlıklı bir kullanım zemini oluşuyor.

- Kişiye özel öğrenme ve erken tespit imkanı

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, yapay zekanın üniversitelerdeki rolünün bilimsel bir çerçeve içinde ele alınması gerektiğini belirtti.

Bayat, yapay zekanın eğitimi destekleyen ve önemli derecede zaman kazandıran güçlü bir araç olduğunu ancak tek başına bir hedef olarak görülmemesi gerektiğini anlattı.

Yapay zekanın eğitimi daha verimli, daha kapsayıcı ve daha kişiye özel hale getirebileceğini vurgulayan Bayat, bu teknolojinin kendi başına bir amaç olmadığını, önemli olanın yapay zekayı insanı merkeze alan ve etkisi ölçülebilen bir eğitim anlayışının hizmetine sunabilmek olduğunu kaydetti.

Bayat, yapay zekanın ders içeriklerinin kişiye özel hale getirilmesinden öğrencilerin öğrenme güçlüklerinin erken tespitine kadar pek çok alanda önemli katkılar sunduğunun altını çizerek, 'Ölçme ve değerlendirme süreçlerinin daha sağlıklı yürütülmesi, öğrenme analitiklerinin daha sistematik kullanılması ve akademisyenlerin idari yükünün azalması yapay zekanın katkıları arasında yer alıyor.' ifadesini kullandı.

Yapay zekanın sunduğu imkanların plansız ve denetimsiz kullanımının riskler barındırabileceğine de dikkati çeken Bayat, yanlı veya doğruluğu teyit edilmemiş verilerle beslenen sistemlerin, eğitimdeki zorlukları arttırabileceğine işaret etti.

Hızla gelişen teknolojinin etkilerinin, henüz yeterli sistematik ölçüm ve bilimsel değerlendirme yapılmadığı için sağlıklı biçimde analiz edilemediğini kaydeden Bayat, şöyle devam etti:

'Yapay içerik üretimine bağlı özgünlük sorunları, denetimsiz otomasyon ve yüz yüze etkileşimin zayıflaması, üniversitelerin ortak bir çerçeve oluşturarak bu araçların etik kullanım ilkelerini açık biçimde tanımlamasını zorunlu kılıyor. Teknoloji seçiminden önce üniversitelerin eğitim hedeflerini netleştirmesi gerekiyor. Plansız şekilde devreye alınan teknolojiler hem maliyetleri artırıyor hem de kurumsal karmaşaya yol açıyor. Sürdürülebilir bir dönüşüm için deneysel uygulamalar, etki analizi ve sürekli iyileştirme kültürünün esas alınması gerekiyor.

Bayat, geleceğin mezunlarının yapay zekayı sorgulamadan kullanan değil, onu doğrulayan, veri kaynaklarını analiz eden, etik sınırlar içinde yöneten ve aldığı kararların sorumluluğunu bilen bireyler olacağının altını çizerek, 'Yapay zeka, yükseköğretimde önemli bir dönüşüm potansiyeli taşıyor. Ancak bu dönüşümün yönünü teknoloji değil, üniversitelerin araştırma kültürü, eğitim anlayışı ve insanı merkeze alan yaklaşımı belirleyecek.' değerlendirmelerinde bulundu.

Kaynak: AA