Osmaniyeliler dikkat! Özellikle çocukluk döneminde sık karşılaşılan bulaşıcı hastalıklardan biri olan suçiçeği, vücutta oluşan kaşıntılı ve içi sıvı dolu kabarcıklarla kendini gösteriyor. Varicella-zoster virüsünün neden olduğu hastalık, çoğu sağlıklı çocukta hafif seyretmesine rağmen bebeklerde, yetişkinlerde, hamilelerde ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Suçiçeğinin belirtileri, bulaşıcılık süresi, tedavisi ve hastalığın kaç gün sürdüğü ise ailelerin en çok merak ettiği konular arasında bulunuyor.
Osmaniye merkez başta olmak üzere Kadirli, Düziçi, Bahçe, Hasanbeyli, Sumbas ve Toprakkale ilçelerinde yaşayan aileler için çocuklarda görülebilen bulaşıcı hastalıkları erken tanımak büyük önem taşıyor.
Özellikle kreş ve okul çağındaki çocuklarda ortaya çıkan ateş ve kaşıntılı döküntülerin suçiçeği belirtisi olup olmadığı merak ediliyor.
Peki suçiçeği nasıl anlaşılır? İlk belirtileri nelerdir? Suçiçeği kaç gün sürer, nasıl bulaşır ve ne zaman iyileşir? İşte Osmaniyelilerin bilmesi gereken ayrıntılar.
SUÇİÇEĞİ NEDİR?
Suçiçeği, varicella-zoster virüsünün neden olduğu oldukça bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır.
Hastalık, genellikle çocukluk döneminde görülmekle birlikte daha önce suçiçeği geçirmemiş veya aşılanmamış yetişkinlerde de ortaya çıkabiliyor.
Suçiçeğinin en belirgin özelliği, ciltte kırmızı noktalar halinde başlayan ve zamanla içi sıvı dolu kabarcıklara dönüşen döküntülerdir.
Bu kabarcıklar genellikle yoğun kaşıntıya neden oluyor.
Hastalığın ilerleyen dönemlerinde kabarcıklar kuruyarak kabuklanıyor ve iyileşme süreci başlıyor.
Suçiçeği çoğu sağlıklı çocukta hafif seyrediyor. Ancak bazı kişilerde zatürre, cilt enfeksiyonları ve nadiren sinir sistemini etkileyen ciddi komplikasyonlar gelişebiliyor.
SUÇİÇEĞİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Osmaniyelilerin suçiçeği hakkında en çok araştırdığı konulardan biri hastalığın ilk belirtileri.
Suçiçeği, döküntüler başlamadan önce bazı genel belirtilerle ortaya çıkabiliyor.
En sık görülen belirtiler şöyle:
-
Hafif veya yüksek ateş
-
Halsizlik ve yorgunluk
-
Baş ağrısı
-
İştahsızlık
-
Karın ağrısı
-
Vücutta kırmızı noktaların oluşması
-
Yoğun kaşıntı
-
İçi sıvı dolu küçük kabarcıklar
-
Kabarcıkların zamanla kuruyup kabuklanması
Bazı çocuklarda döküntüler hastalığın ilk belirtisi olabiliyor.
Yetişkinlerde ise ateş, halsizlik ve baş ağrısı gibi belirtiler döküntülerden bir veya iki gün önce başlayabiliyor.
Döküntülerin görünümü kişiden kişiye değişebiliyor. Bu nedenle her kaşıntılı veya kabarcıklı döküntünün suçiçeği olduğu düşünülmemeli.
SUÇİÇEĞİ İLK NEREDE ÇIKAR?
Suçiçeği döküntüleri genellikle göğüs, sırt ve yüz bölgesinde ortaya çıkıyor.
Ardından vücudun diğer bölgelerine yayılabiliyor.
Bazı hastalarda saçlı deri, kollar, bacaklar, ağız çevresi ve genital bölgelerde de döküntüler görülebiliyor.
Hastalığın başlangıcında küçük kırmızı noktalar oluşuyor. Bu noktalar kısa süre içerisinde kabarıyor ve içleri sıvıyla dolabiliyor.
Daha sonra kabarcıkların üzeri kuruyarak kabuklanıyor.
Suçiçeğinin dikkat çekici özelliklerinden biri, vücutta aynı anda yeni döküntüler, sıvı dolu kabarcıklar ve kabuklanmış yaraların bulunabilmesi.
SUÇİÇEĞİ KAÇ GÜN SÜRER?
Suçiçeği hastalığı genellikle 4 ila 7 gün sürüyor.
Ancak iyileşme süresi kişinin yaşına, bağışıklık durumuna ve hastalığın şiddetine göre değişebiliyor.
Döküntülerin tamamının kabuklanması çoğunlukla yaklaşık bir haftayı buluyor.
Sağlıklı çocuklarda hastalık genellikle kendiliğinden iyileşirken bazı yetişkinlerde ve risk grubundaki kişilerde daha uzun ve ağır seyir görülebiliyor.
Hastalığın bulaştırıcılığı ise bütün kabarcıkların kabuklanmasına kadar devam edebiliyor.
Bu nedenle yalnızca ateşin düşmesi, kişinin artık bulaştırıcı olmadığı anlamına gelmiyor.
SUÇİÇEĞİ KAÇ GÜNDE ORTAYA ÇIKAR?
Suçiçeği virüsünün vücuda girmesinden sonra belirtilerin ortaya çıkmasına kadar geçen süreye kuluçka dönemi adı veriliyor.
Bu süre genellikle 10 ila 21 gün arasında değişiyor.
Ortalama kuluçka süresi ise 14 ila 16 gün olarak belirtiliyor.
Dolayısıyla suçiçeği olan biriyle temas eden kişide hastalık belirtileri hemen başlamayabiliyor.
Özellikle daha önce suçiçeği geçirmemiş ve aşılanmamış kişilerin temas sonrasında sağlık uzmanından bilgi alması önem taşıyor.
SUÇİÇEĞİ NASIL BULAŞIR?
Suçiçeği oldukça bulaşıcı bir hastalık olarak biliniyor.
Virüs, enfekte kişilerle yakın temas sırasında veya havaya karışabilen virüs içeren parçacıklar yoluyla bulaşabiliyor.
Ayrıca hastanın cildindeki sıvı dolu kabarcıklarla doğrudan temas edilmesi de bulaşma riski oluşturuyor.
Bağışıklığı bulunmayan bir kişinin suçiçeği hastasıyla yakın temas etmesi halinde hastalığa yakalanma ihtimali oldukça yüksek.
Suçiçeği olan kişi, döküntüler başlamadan bir veya iki gün önce virüsü başkalarına bulaştırabiliyor.
Bulaştırıcılık, döküntülerin tamamı kabuklanana kadar devam ediyor.
Aşılı kişilerde hastalık geliştiğinde kabuklanmayan döküntüler görülebiliyor. Bu durumda son 24 saatte yeni döküntü oluşmaması bulaştırıcılığın sona erdiğini değerlendirmede önem taşıyor.
SUÇİÇEĞİ OLAN ÇOCUK OKULA GİDEBİLİR Mİ?
Osmaniye'de okul ve kreş çağında çocuğu bulunan ailelerin merak ettiği konulardan biri de suçiçeği geçiren çocukların ne zaman okula dönebileceği.
Suçiçeği bulaşıcı olduğu için hastalık döneminde çocukların okula veya kreşe gönderilmemesi gerekiyor.
Genel olarak bütün döküntülerin kabuklanması ve çocuğun genel sağlık durumunun düzelmesi bekleniyor.
Aşılı çocuklarda döküntüler kabuklanmayabilir. Bu durumda en az 24 saat yeni döküntü oluşmaması dikkate alınıyor.
Çocuğun okula dönüş zamanı konusunda doktorun değerlendirmesi ve okulun sağlık kurallarının takip edilmesi önem taşıyor.
SUÇİÇEĞİ EN ÇABUK NASIL GEÇER?
Suçiçeğinde tedavi, hastalığın şiddetine ve kişinin sağlık durumuna göre belirleniyor.
Sağlıklı çocuklarda görülen hafif vakalarda tedavinin temel amacı ateşi, kaşıntıyı ve diğer rahatsızlıkları hafifletmek oluyor.
Hastalık döneminde yeterli dinlenme, sıvı tüketimi ve cilt temizliğine dikkat edilmesi önem taşıyor.
Kaşıntı nedeniyle kabarcıkların sürekli kaşınması, ciltte yara oluşmasına ve ikincil bakteriyel enfeksiyon gelişmesine neden olabiliyor.
Bu nedenle özellikle çocukların tırnaklarının kısa tutulması öneriliyor.
Bazı risk grubundaki hastalarda doktor tarafından antiviral ilaç tedavisi başlanabiliyor.
Antiviral ilaçların en yüksek yararı sağlayabilmesi için tedaviye erken başlanması gerekiyor.
Ancak bu ilaçların herkes tarafından kullanılması gerekmiyor. Tedavi kararı hekim tarafından verilmeli.
SUÇİÇEĞİ KAŞINTISINA NE İYİ GELİR?
Suçiçeğinde en rahatsız edici belirtilerden biri kaşıntı oluyor.
Kaşıntının azaltılması için cildin temiz tutulması ve tahrişten korunması öneriliyor.
Doktorun uygun görmesi halinde kaşıntıyı hafifletmek amacıyla bazı losyonlar veya antihistaminik ilaçlar kullanılabiliyor.
Serin ya da ılık suyla yapılan kısa banyolar da rahatlama sağlayabiliyor.
Kaşıntıyı azaltmak için şu önlemler alınabilir:
-
Tırnakları kısa ve temiz tutmak
-
Kabarcıkları kaşımamaya çalışmak
-
Cildi tahriş etmeyen kıyafetler giymek
-
Terlemeyi artıracak aşırı sıcak ortamlardan kaçınmak
-
Doktorun önerdiği ürünleri kullanmak
-
Elleri düzenli olarak yıkamak
Suçiçeği kabarcıklarının patlatılmaması ve cildin sert şekilde ovalanmaması gerekiyor.
SUÇİÇEĞİ OLUNCA BANYO YAPILIR MI?
Suçiçeği geçiren kişilerin banyo yapamayacağı düşüncesi doğru değil.
Hastalık sırasında uygun sıcaklıktaki suyla kısa süreli banyo yapılabiliyor.
Ilık veya serin suyla banyo yapmak kaşıntının hafiflemesine yardımcı olabiliyor.
Ancak banyo sırasında cildin sert şekilde ovalanmaması gerekiyor.
Banyo sonrasında havluyla sürtmek yerine cildin hafifçe tamponlanarak kurulanması öneriliyor.
Ayrıca parfümlü ve tahriş edici temizlik ürünlerinden kaçınılması yararlı olabiliyor.
SUÇİÇEĞİNDE HANGİ İLAÇLAR KULLANILMAMALI?
Suçiçeği geçiren çocuklarda aspirin kullanılmaması gerekiyor.
Aspirin kullanımı, karaciğeri ve beyni etkileyen ciddi bir hastalık olan Reye sendromuyla ilişkilendiriliyor.
Ayrıca ibuprofen kullanımı da suçiçeği sırasında bazı ciddi cilt enfeksiyonlarıyla ilişkilendirildiğinden doktor önerisi olmadan tercih edilmemeli.
Ateşin kontrolü için hekim veya eczacının uygun gördüğü ilaçlar kullanılabilir.
Özellikle çocuklara verilecek ilaçlarda yaş ve kiloya uygun dozun belirlenmesi gerekiyor.
BEBEKLERDE SUÇİÇEĞİ TEHLİKELİ Mİ?
Bir yaşından küçük bebeklerde suçiçeği daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bir hastalık.
Özellikle yenidoğanlar, erken doğan bebekler ve bağışıklık sistemi zayıf çocuklar açısından ciddi komplikasyon riski bulunabiliyor.
Bu nedenle bir yaşından küçük bir bebekte suçiçeği şüphesi oluşması halinde sağlık kuruluşuyla görüşülmesi gerekiyor.
Bebeklerde ateş, beslenme güçlüğü, halsizlik ve yaygın döküntü gibi belirtilerin bulunması durumunda gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılması önem taşıyor.
YETİŞKİNLERDE SUÇİÇEĞİ DAHA AĞIR MI GEÇER?
Suçiçeği yetişkinlerde, küçük çocuklara kıyasla daha ağır seyredebilir.
Özellikle daha önce hastalığı geçirmemiş ve aşılanmamış yetişkinlerde komplikasyon riski daha yüksek olabiliyor.
Yetişkinlerde görülebilen önemli komplikasyonlardan biri zatürre.
Hamileler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler de yüksek risk grubunda bulunuyor.
Bu nedenle yetişkinlerde suçiçeği belirtileri ortaya çıktığında erken dönemde sağlık uzmanına başvurulması önem taşıyor.
SUÇİÇEĞİ NE ZAMAN TEHLİKELİ OLUR?
Suçiçeği çoğu sağlıklı çocukta hafif seyretse de bazı belirtiler ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor.
Özellikle aşağıdaki durumlarda acil tıbbi değerlendirme gerekiyor:
-
Nefes almakta güçlük
-
Şiddetli veya geçmeyen öksürük
-
Bilinç bulanıklığı veya uyandırmada güçlük
-
Ense sertliği
-
Yürüme güçlüğü
-
Sürekli kusma
-
Şiddetli karın ağrısı
-
Döküntülerde kanama
-
Kabarcıkların çevresinde belirgin kızarıklık, sıcaklık veya irin oluşması
Ateşin dört günden uzun sürmesi veya yaklaşık 39 dereceye yükselmesi halinde de doktorla görüşülmeli.
Risk grubundaki kişilerin belirtiler ağırlaşmadan tıbbi yardım alması önem taşıyor.
SUÇİÇEĞİ AŞISI KAÇINCI AYDA YAPILIR?
Suçiçeğinden korunmanın en etkili yollarından biri aşılanma.
Türkiye'de Sağlık Bakanlığının güncellenen Ulusal Çocukluk Dönemi Aşılama Takvimi kapsamında suçiçeği aşısı iki doz olarak uygulanıyor.
Güncel takvime göre:
-
Birinci doz: 12. ayın sonunda
-
İkinci doz: 48. ayda (4 yaş)
Ayrıca ikinci dozunu yaptırmamış, 49-72 aylık çocuklar için yakalama aşılaması uygulanıyor.
Suçiçeği aşıları, ulusal aşılama programı kapsamında aile sağlığı merkezlerinde ücretsiz olarak yapılabiliyor.
Osmaniye'deki aileler, çocuklarının aşı durumunu aile hekimliklerinden kontrol ettirebilir.
SUÇİÇEĞİ AŞISI OLANLAR HASTALIĞA YAKALANIR MI?
Suçiçeği aşısı hastalığa karşı önemli koruma sağlıyor.
Ancak hiçbir aşı bütün kişilerde yüzde 100 koruma sağlamıyor.
Aşılanmış kişilerde nadiren suçiçeği gelişebiliyor.
Bu durumda hastalık genellikle daha az sayıda döküntüyle ve daha hafif belirtilerle seyrediyor.
İki doz suçiçeği aşısının hastalığı önlemede yüzde 90'ın üzerinde etkili olduğu bildiriliyor.
Aşı, özellikle ağır hastalık ve komplikasyon riskinin azaltılması açısından önem taşıyor.
SUÇİÇEĞİ İLE KIZAMIK ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Suçiçeği ve kızamık farklı virüslerin neden olduğu iki bulaşıcı hastalık.
Her iki hastalıkta da ateş ve cilt döküntüleri görülebiliyor. Ancak döküntülerin özellikleri farklılık gösteriyor.
Suçiçeğinde kaşıntılı, içi sıvı dolu kabarcıklar ön planda bulunuyor.
Kızamıkta ise genellikle yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve yüzde başlayarak vücuda yayılan döküntüler görülüyor.
Her iki hastalıkta da doğru tanının sağlık uzmanı tarafından konulması gerekiyor.
Özellikle yüksek ateş ve yaygın döküntü bulunan çocukların değerlendirilmesi sırasında bulaşıcılık riskinin dikkate alınması önem taşıyor.
SUÇİÇEĞİ İKİNCİ KEZ GEÇİRİLİR Mİ?
Suçiçeği geçiren kişilerin büyük bölümünde hastalığa karşı uzun süreli bağışıklık gelişiyor.
Bu nedenle suçiçeğinin ikinci kez geçirilmesi nadir görülüyor.
Ancak suçiçeğine neden olan varicella-zoster virüsü, hastalık iyileştikten sonra vücutta sessiz şekilde kalabiliyor.
Virüsün yıllar sonra yeniden aktif hale gelmesi zona hastalığına neden olabiliyor.
Zona ve suçiçeği aynı virüsle ilişkili olsa da farklı klinik tablolar olarak ortaya çıkıyor.
OSMANİYELİ AİLELERE SUÇİÇEĞİ UYARISI
Osmaniye'de çocuk sahibi ailelerin suçiçeği belirtilerini tanıması ve bulaşıcılık süresine dikkat etmesi önem taşıyor.
Özellikle kreş ve okul çağındaki çocuklarda ateşle birlikte kaşıntılı, sıvı dolu kabarcıkların görülmesi halinde suçiçeği ihtimali değerlendirilmeli.
Hastalık şüphesi bulunan çocukların diğer çocuklarla yakın teması sınırlandırılmalı ve sağlık kuruluşuna gitmeden önce bulaşıcı hastalık şüphesi hakkında bilgi verilmesi tercih edilmeli.
Suçiçeği olan kişilerin, özellikle hamilelerden, yenidoğanlardan ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerden uzak tutulması gerekiyor.
Ailelerin çocuklarının aşılarını takip etmesi, hastalık belirtileri ortaya çıktığında doktor önerilerine uyması ve kabarcıkların tamamen kabuklanmasına kadar bulaştırıcılık riskini dikkate alması önem taşıyor.
Suçiçeği genellikle 4 ila 7 gün sürüyor. Ancak hastalığın seyri kişiden kişiye değişebiliyor. Osmaniyelilerin özellikle bebeklerde, yetişkinlerde ve risk grubundaki bireylerde görülen belirtileri ciddiye alarak zamanında sağlık desteği alması gerekiyor.




