Osmaniye’de 1980’li ve 1990’lı yılların hafızasında yer eden at arabacıları, özellikle yaz aylarında Zorkun Yaylası’nın yükünü çekerdi. O isimlerden biri de “Sarı” lakabıyla tanınan Hasan Tülek’ti.
Osmaniye’nin geçmişine ait bu kare, kentin günlük yaşamında at arabalarının önemli bir yer tuttuğu yılları yeniden hatırlatıyor.
“Sarı” lakabıyla bilinen Hasan Tülek, 1980’li ve 1990’lı yıllarda Osmaniye’de tanınan at arabacılarından biriydi. Yaz aylarında özellikle Zorkun Yaylası’nda çalışan Tülek, vatandaşların ihtiyaç duyduğu her türlü malzeme ve eşyayı at arabasıyla taşırdı.
Bugünün kamyonetlerinin ve nakliye araçlarının yaptığı işi o yıllarda at arabaları üstleniyordu. Yaylaya çıkan ailelerin eşyaları, odun, yiyecek, ev malzemeleri ve çeşitli yükler bu araçlarla taşınıyordu.
Dar yollar, toprak güzergâhlar ve zorlu yayla şartlarına rağmen at arabacıları, Osmaniye ile Zorkun arasındaki günlük hayatın önemli bir parçasıydı.
Hasan Tülek de uzun yıllar boyunca bu kültürün tanınan isimlerinden biri olarak hafızalarda kaldı.
Bugün şehir yaşamından büyük ölçüde silinen at arabaları, eski Osmaniye fotoğraflarında bir ulaşım aracından çok daha fazlasını anlatıyor; emeği, dayanışmayı ve dönemin yaşam biçimini gözler önüne seriyor.
“Sarı” Hasan Tülek’in Zorkun yıllarından kalan bu kare de Osmaniye’nin kaybolan şehir hafızasının değerli belgelerinden biri olarak dikkat çekiyor.





