Muğla'nın Menteşe ilçesinde tarımsal üretimin geleneksel değerleri arasında yer alan Yayla kavunu ile Ata tohumlarından yetiştirilen sebzelerin hasadı gerçekleştirildi. Karabağlar Yaylası'nda düzenlenen hasat programında, bölgenin geleneksel tarım kültürü ve Ata tohumlarının korunmasına yönelik çalışmalar bir kez daha gündeme geldi.

Hasat programına Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Süreyya Can, Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürü Eren Kaçmaz ile teknik personel katıldı.

Karabağlar Yaylası'nda Ata sebzeleri yetiştiricisi Mehmet Yıldız ile Yayla kavunu üreticisi Halise Dural'a ait bahçelerde gerçekleştirilen hasatta, Ata tohumlarından elde edilen sebzeler ile yöreye özgü Yayla kavunları toplandı.

Karabağlar Yaylası'nda geleneksel üretim devam ediyor

Menteşe'nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Karabağlar Yaylası, doğal yapısı ve kendine özgü üretim kültürüyle dikkat çekiyor. Yaylada sürdürülen geleneksel tarım faaliyetleri, bölgenin geçmişten günümüze aktarılan üretim alışkanlıklarının yaşatılmasına katkı sağlıyor.

Lexus yat modeli LY680'in uluslararası satışlarına başlayacak
Lexus yat modeli LY680'in uluslararası satışlarına başlayacak
İçeriği Görüntüle

Hasat programında açıklamalarda bulunan Muğla Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Karabağlar Yaylası'nın kendine özgü bitki örtüsü, doğal yapısı ve tarımsal üretim kültürüyle Muğla açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Baydar, yaylanın jeomorfolojik yapısı ve Muğla'nın iklim özellikleri nedeniyle kış aylarında yoğun yağış aldığını ifade etti. Bazı bölümlerin yağışlı dönemlerde kısa süreli olarak su altında kaldığını belirten Baydar, yaz aylarında ise Karabağlar Yaylası'nın hem tarımsal üretim hem de yaşam alanı olarak kullanıldığını söyledi.

Muğla Menteşe Karabağlar Yaylası'nda Kavun Hasadı2Karabağlar'ın "irim"leri üretim kültürünün parçası

Koruma altında bulunan Karabağlar Yaylası, yalnızca tarımsal faaliyetleriyle değil, kendine özgü doğal ve kültürel özellikleriyle de öne çıkıyor.

Yaylanın karakteristik özelliklerinden biri olan "irim"ler, bölgenin geleneksel yapısının önemli unsurları arasında bulunuyor. Yağışlı dönemlerde ulaşım yollarının aynı zamanda drenaj kanalı işlevi gördüğü belirtilirken, bu doğal yapı yaylanın tarımsal üretim koşullarını da etkiliyor.

Yaz aylarında üreticilerin tarlalarında çalışmaya devam ettiği Karabağlar Yaylası'nda özellikle Yayla kavunu, bölgenin geleneksel tarım ürünleri arasında önemli bir yere sahip.

Yayla kavunu susuz yetiştiriliyor

Karabağlar Yaylası'nın yanı sıra Düğerek, Ortaköy ve Orhaniye mahallelerinde de Yayla kavunu yetiştiriliyor. Bölgede yaklaşık 400 dekar alanda Yayla kavunu üretimi gerçekleştiriliyor.

Yayla kavununun üretim süreci diğer bazı kavun çeşitlerinden farklı özellikler taşıyor. Kavunların dikimi, mayıs ayında toprağın tava gelmesinin ardından gerçekleştiriliyor. Üretim sürecinde ise kavunlara sulama yapılmıyor.

Yetiştirme döneminde iki kez çapalama ve boğaz doldurma işlemleri gerçekleştiriliyor. Bitkinin gelişimini tamamlamasının ardından hasat dönemi ağustos sonu ile eylül başında başlıyor.

Yaklaşık 3-4 kilogram ağırlığa ulaşabilen Yayla kavunları, özellikle kışlık tüketim amacıyla değerlendiriliyor.

Kavunlar kış aylarında da tüketilebiliyor

Yayla kavununun dikkat çeken özelliklerinden biri, uygun koşullarda uzun süre muhafaza edilebilmesi. Hasat sırasında sapından koparılan kavunlar, tarlada yaklaşık bir gün bekletiliyor.

Ardından sap kısmı mühürlenen kavunlar pazara sunulabiliyor. Bunun yanı sıra kavunlar askıya alınarak kış aylarında tüketilmek üzere muhafaza edilebiliyor.

Muğla'nın geleneksel Yayla kavunları yörede farklı isimlerle de biliniyor. Paris, Pıtraklı ve Hırsız Almaz gibi yerel isimlerle anılan kavunlar, bölgenin tarımsal mirasının önemli ürünleri arasında gösteriliyor.

Kırkağaç kavunuyla ürün çeşitliliği artırılıyor

Muğla'da kavun üretiminin çeşitlendirilmesi amacıyla farklı projeler de yürütülüyor. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Tarımsal Arazilerin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projeleri (TAKE) kapsamında Kırkağaç çeşidi kavun tohumları da üreticilerle buluşturuldu.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yüzde 75 hibesiyle desteklenen çalışma, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü ile Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirildi.

Kırkağaç kavunu; yuvarlak yapısı, çizgili görünümü, sıkı eti ve tatlı aromasıyla öne çıkıyor. Çeşidin yüksek verimi de üreticiler açısından önemli bir özellik olarak değerlendiriliyor.

Yaklaşık 7-8 kilogram ağırlığa ulaşabilen Kırkağaç kavununun, 1963 yılından günümüze Ata Sebzeleri Projesi kapsamında korunan yuvarlak tipinin tamamen yerli ve Ata tohumu niteliğinde olduğu belirtildi.

Ata tohumu üreticiye yeniden üretim imkânı sağlıyor

Kırkağaç kavununun önemli özelliklerinden biri de üreticinin kendi tohumunu sonraki yıllarda yeniden kullanabilmesi. Farklı toprak yapılarında yetiştirilebildiği belirtilen ürünün, diğer bazı kavun çeşitlerine göre daha uzun süre dayanabilmesi de üreticiler açısından avantaj sağlıyor.

Ata tohumlarının korunması ve yaygınlaştırılması çalışmaları kapsamında yetiştirilen sebzeler de kendine özgü tat, koku, doku ve aromalarıyla dikkat çekiyor.

Bu ürünlerin yöresel özelliklerini koruması, hem geleneksel tarım kültürünün devam ettirilmesine hem de yerel ürün çeşitliliğinin artırılmasına katkı sağlıyor.

Ata Sebzeleri Projesi'nde milyonlarca fide üreticiyle buluştu

Muğla'da Ata tohumlarının korunması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında önemli miktarda fide ve tohum üreticilere ulaştırıldı.

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ve 2021 yılında başlatılan Ata Sebzeleri Projesi, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile birlikte yürütülüyor.

Proje kapsamında 2025 yılına kadar 5 milyon 560 bin adet fide üreticilerle buluşturuldu. Çalışmalar için toplam 8 milyon 255 bin TL kaynak ayrıldı.

2026 yılında ise proje kapsamında 2 milyon 177 bin TL bütçe kullanıldı. Bu kapsamda 200 bin domates, 210 bin biber ve 90 bin patlıcan fidesinin yanı sıra 20 kilogram kavun, 20 kilogram kınalı bamya ve 1 kilogram marul tohumu üreticilere ulaştırıldı.

Toplamda 500 bin Ata sebze fidesi ve 40 kilogram Ata tohumu, il genelinde 500 üreticiye yüzde 75 Tarım ve Orman Bakanlığı hibesiyle dağıtıldı.

Kadın üreticilere de katkı sağlıyor

Ata Sebzeleri Projesi'nin üreticilere yalnızca fide ve tohum desteği sağlamadığı, aynı zamanda geleneksel üretimin devamlılığına katkıda bulunduğu ifade ediliyor.

Ata sebzelerinin yüksek adaptasyon kabiliyeti, üreticilerin kendi tohumlarını sonraki yıllarda yeniden kullanabilmesi ve ürünlerin kendine özgü özelliklerini koruması projenin öne çıkan yönleri arasında bulunuyor.

Muğla'nın sahil ve yüksek kesimlerinde gerçekleştirilen üretim sayesinde yaklaşık 9 ay boyunca açıkta sebze üretimi yapılabiliyor.

Proje kapsamında üreticilerin daha az tarımsal ilaç ve gübre kullanarak kaliteli ürün elde etmelerinin hedeflendiği belirtiliyor. Özellikle kadın üreticilerden projeye yönelik olumlu geri dönüşler alındığı ve çalışmaların kadınlara istihdam imkânı oluşturduğu ifade ediliyor.

Yem bitkileri üretimine de destek

Muğla'da tarımsal üretim çalışmalarının bir başka ayağını ise yem bitkileri oluşturuyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 2026 yılında hayvancılık işletmelerinin kaba yem ihtiyacının karşılanmasına yönelik projeler de hayata geçirildi.

Bu kapsamda yüzde 75 Tarım ve Orman Bakanlığı hibesiyle 100 üreticiye 1000 dekar alanda kullanılmak üzere silajlık mısır tohumu temin edildi.

Üretimin yüzde 50'sinden fazlasının damla sulama sistemiyle gerçekleştirilmesi sağlandı. Ayrıca 94 üreticiye 2000 dekar alanda üretim yapılmak üzere sorgum tohumu desteği verildi.

Karabağlar Yaylası'nda gerçekleştirilen hasat programı, bir yandan Muğla'nın geleneksel tarım ürünlerinin korunmasını gözler önüne sererken diğer yandan Ata tohumlarının gelecek kuşaklara aktarılması ve üreticilerin desteklenmesine yönelik çalışmaların önemini ortaya koydu. Yayla kavunu başta olmak üzere bölgeye özgü ürünlerin üretiminin sürdürülmesi, Menteşe'nin tarımsal ve kültürel mirasının yaşatılmasına katkı sağlıyor.

Muhabir: Öznur Atayeter