İstanbul’da mutfak harcamalarının aile bütçesindeki ağırlığı devam ederken, evlerde fark edilmeden oluşan gıda israfı da önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Buzdolabının arkasında unutulan sebzeler, açıldıktan sonra kullanılmayan paketler, gereğinden fazla alınan ekmek ve ihtiyaçtan fazla pişirilen yemekler hem yiyeceklerin çöpe gitmesine hem de mutfak bütçesinin gereksiz yere büyümesine yol açabiliyor.

Gıda israfını azaltmak için mutfakta köklü değişiklikler yapmak gerekmiyor. Alışveriş öncesinde evdeki ürünleri kontrol etmek, haftalık yemek planı hazırlamak, yiyecekleri doğru koşullarda saklamak ve artan yemekleri zamanında değerlendirmek çoğu evde önemli fark yaratabiliyor.

Özellikle İstanbul gibi alışveriş seçeneklerinin çok fazla olduğu büyük şehirlerde plansız market alışverişleri, kampanyalar nedeniyle ihtiyaçtan fazla ürün alma ve büyük paketleri tercih etme eğilimi gıda israfının artmasına neden olabiliyor.

İSTANBUL’DA GIDA İSRAFI MUTFAKTA BAŞLIYOR

Evlerde gıda israfının en yaygın nedenlerinin başında ihtiyaçtan fazla alışveriş geliyor.

Buzdolabında veya kilerde bulunan bir ürünün fark edilmeden yeniden satın alınması, özellikle sebze, meyve, süt ürünleri ve ekmek gibi kısa sürede tüketilmesi gereken gıdalarda kaybı artırabiliyor.

İstanbul’da haftalık veya aylık toplu alışveriş yapan ailelerde de benzer bir durum görülebiliyor. İndirim nedeniyle gereğinden fazla alınan ürünler, tüketim planı yapılmadığında son kullanma veya tavsiye edilen tüketim tarihine yaklaşabiliyor.

Bu nedenle alışverişe çıkmadan önce buzdolabı, dondurucu ve kilerin kontrol edilmesi gıda israfını azaltmanın ilk adımlarından biri olarak gösteriliyor.

ALIŞVERİŞ LİSTESİ HAZIRLAMADAN MARKETE GİTMEYİN

Mutfakta israfı azaltmanın en kolay yöntemlerinden biri alışveriş listesi hazırlamak.

Liste hazırlanırken yalnızca eksik ürünlerin değil, evde kısa sürede tüketilmesi gereken malzemelerin de dikkate alınması gerekiyor.

Örneğin buzdolabında kabak, havuç ve patates bulunuyorsa haftalık yemek planında bu ürünlerin kullanılacağı tariflere öncelik verilebilir.

Dondurucuda kıyma bulunuyorsa yeniden kıyma almak yerine mevcut ürünün kullanılacağı yemekler planlanabilir.

Bu yöntem aynı ürünün gereğinden fazla alınmasını önlerken mutfakta daha önce satın alınmış gıdaların da zamanında tüketilmesine yardımcı oluyor.

HAFTALIK YEMEK PLANI İSRAFI AZALTABİLİR

İstanbul’da yoğun çalışma temposu nedeniyle birçok kişi yemek planlamasını günlük yapmak zorunda kalabiliyor. Ancak haftalık basit bir yemek planı hem alışverişin hem de mutfaktaki stokların kontrolünü kolaylaştırıyor.

Yemek planı hazırlanırken her gün için çok ayrıntılı tarif belirlemek gerekmiyor.

Evde bulunan sebzelerin hangi gün kullanılacağı, et ve tavuk ürünlerinin ne zaman çözdürüleceği ve artan yemeklerin hangi öğünde tüketileceği önceden belirlenebilir.

Bu planlama, kullanılmadan bekleyen malzemelerin unutulmasının önüne geçebiliyor.

BUZDOLABI DÜZENİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

Gıda israfını azaltmanın önemli aşamalarından biri de buzdolabındaki ürünleri görülebilir ve ulaşılabilir şekilde yerleştirmek.

Buzdolabının arka bölümünde kalan ürünler çoğu zaman unutulabiliyor.

Bu nedenle daha önce alınan ve kısa sürede tüketilmesi gereken ürünlerin ön sıralara yerleştirilmesi, yeni alınanların ise arkaya konulması yararlı bir yöntem olarak öne çıkıyor.

Bu sistem mutfak yönetiminde “önce giren önce çıkar” yaklaşımı olarak uygulanabiliyor.

Pişmiş yemeklerin de kapalı kaplarda ve görünür şekilde saklanması, ertesi gün unutulmadan tüketilmelerini kolaylaştırıyor.

BUZDOLABI SICAKLIĞINA DİKKAT

Yiyeceklerin saklama ömrü açısından buzdolabı sıcaklığı da önem taşıyor.

Genel olarak buzdolabının 4 derece veya altında tutulması, bozulabilir gıdaların güvenli koşullarda korunmasına yardımcı oluyor.

Pişmiş yemeklerin uzun süre oda sıcaklığında bırakılması yerine uygun şekilde soğutularak buzdolabına kaldırılması gerekiyor.

Büyük miktardaki yemekleri tek ve derin kapta saklamak yerine küçük ve sığ kaplara bölmek de yiyeceğin daha hızlı soğumasına yardımcı olabiliyor.

SEBZE VE MEYVELER AYNI ŞEKİLDE SAKLANMAMALI

Sebze ve meyvelerin tamamının buzdolabında aynı koşullarda saklanması doğru olmayabiliyor.

Bazı ürünler soğuk ortamda daha uzun süre dayanırken bazı meyve ve sebzeler oda sıcaklığında daha iyi korunabiliyor.

Bu nedenle alışveriş sonrasında bütün ürünleri otomatik olarak buzdolabına koymak yerine ürünün yapısına göre saklama yöntemi belirlemek gerekiyor.

Yumuşamaya başlayan ancak henüz bozulmamış sebzeler çorba, sebze yemeği, sos veya fırın yemeklarında değerlendirilebilir.

Olgunlaşan meyveler ise tatlı, komposto veya farklı tariflerde kullanılabilir.

PİŞİRİLEN YEMEK MİKTARI KİŞİ SAYISINA GÖRE AYARLANMALI

Evlerde gıda israfının önemli nedenlerinden biri de ihtiyaçtan fazla yemek hazırlamak.

Özellikle bir veya iki kişinin yaşadığı evlerde büyük tencerelerde hazırlanan yemekler birkaç gün içerisinde tüketilemeyebiliyor.

Bu nedenle yemek hazırlanırken evdeki kişi sayısı ve tüketim alışkanlıkları dikkate alınmalı.

Yemeğin ertesi gün tekrar tüketilip tüketilmeyeceği de önceden düşünülerek porsiyon miktarı belirlenebilir.

Doğru büyüklükte tencere kullanmak da yemek miktarını kontrol etmeyi kolaylaştırıyor.

ARTAN YEMEKLER ÇÖPE GİTMEK ZORUNDA DEĞİL

Bir öğünden kalan yemekler doğru koşullarda saklandığında sonraki öğünlerde değerlendirilebilir.

Artan pilav farklı malzemelerle yeni bir yemeğe dönüştürülebilir.

Pişmiş sebzeler çorba veya farklı tariflerde kullanılabilir.

Ancak burada gıda güvenliği göz ardı edilmemeli.

Yemeğin ne kadar süredir beklediği, nasıl saklandığı ve soğuk zincirin korunup korunmadığı dikkate alınmalı.

Güvenliğinden şüphe edilen yiyecekler yalnızca görüntüsüne veya kokusuna güvenilerek tüketilmemeli.

DERİN DONDURUCUYU PLANLI KULLANIN

Derin dondurucu gıda israfını azaltmak açısından önemli bir yardımcı olabilir.

Ancak her ürünü gelişigüzel dondurucuya koymak, zaman içerisinde unutulan gıda miktarını artırabilir.

Kıyma, bazı et ürünleri, uygun sebzeler, hamur işleri ve dondurulmaya elverişli pişmiş yemekler porsiyonlar halinde saklanabilir.

Dondurulan ürünlerin üzerine tarih yazılması da önemli.

Daha önce dondurulan ürünlerin öne, yeni eklenenlerin ise arkaya yerleştirilmesi stok takibini kolaylaştırıyor.

Benzer ürünlerin aynı bölümde tutulması da dondurucunun düzenini koruyor.

SAKLAMA KAPLARI MUTFAK DÜZENİNİ KOLAYLAŞTIRIYOR

Şeffaf veya içeriği kolayca görülebilen saklama kapları, mutfakta hangi ürünlerin bulunduğunu takip etmeye yardımcı olabiliyor.

Pişmiş yemekleri porsiyonlamak, açılmış ürünleri düzenlemek ve dondurucuya kaldırılacak yiyecekleri sınıflandırmak için farklı boyutlarda kaplar kullanılabilir.

Cam saklama kapları özellikle buzdolabındaki yiyeceklerin görülmesini kolaylaştırması açısından tercih edilebiliyor.

Ancak amaç çok fazla saklama kabı satın almak değil, mevcut yiyecekleri unutmayacak bir düzen oluşturmak olmalı.

EKMEK İSRAFI NASIL ÖNLENİR?

Ekmek, evlerde en kolay israf edilen gıdalar arasında bulunuyor.

Günlük tüketilecek miktardan fazla ekmek satın alındığında birkaç gün içerisinde bayatlama veya küflenme yaşanabiliyor.

İstanbul’da fırın ve market erişiminin yaygın olması nedeniyle günlük veya kısa süreli ihtiyaca göre ekmek almak israfı azaltabilir.

Fazla alınan ekmekler ise uygun şekilde paketlenerek dondurulabilir.

Böylece her seferinde yalnızca tüketilecek miktar çıkarılarak kullanılabilir.

Ekmeklerin temiz, kuru ve hava şartlarına uygun bir ortamda tutulması da kullanım süresinin korunmasına yardımcı olur.

KURU GIDALAR DA İSRAF OLABİLİYOR

Gıda israfı yalnızca taze sebze, meyve ve pişmiş yemeklerle sınırlı değil.

Pirinç, bulgur, mercimek, nohut, makarna, un ve baharat gibi kuru ürünler de uygun şartlarda saklanmadığında kullanılmaz hale gelebiliyor.

Paketlerin ağzının açık bırakılması, nemli ortam veya uzun süre unutulmaları ürünlerin bozulmasına yol açabiliyor.

Bu nedenle kuru gıdaların kapalı ve kuru bir alanda saklanması, açılmış paketlerin düzenli kontrol edilmesi gerekiyor.

Yeni alınan ürünlerin arkaya, daha önce alınanların öne yerleştirilmesi de kilerde birikmeyi önlüyor.

SON KULLANMA TARİHİ İLE TAVSİYE EDİLEN TÜKETİM TARİHİ KARIŞTIRILMAMALI

Tüketicilerin dikkat etmesi gereken konulardan biri de ürün üzerindeki tarih bilgilerinin doğru değerlendirilmesi.

Gıda türüne göre “son tüketim tarihi” ve “tavsiye edilen tüketim tarihi” ifadeleri farklı anlamlar taşıyabiliyor.

Bu nedenle ürünlerin üzerinde bulunan saklama ve tüketim talimatlarının okunması önem taşıyor.

Tüketici, ürünün güvenliği konusunda tereddüt yaşadığında üretici talimatlarını esas almalı.

İNDİRİM HER ZAMAN TASARRUF ANLAMINA GELMEYEBİLİR

İstanbul’da zincir marketler ve online alışveriş platformlarında sık sık çoklu ürün kampanyaları düzenleniyor.

Ancak yalnızca indirimli olduğu için ihtiyaçtan fazla gıda almak gerçek anlamda tasarruf sağlamayabilir.

Üç ürün alındığında indirim sağlayan bir kampanya, ürünlerin tamamı tüketilemeden bozulması halinde daha fazla harcamaya dönüşebilir.

Bu nedenle kampanyalarda ürünün fiyatı kadar evde ne kadar tüketildiği de dikkate alınmalı.

ALIŞVERİŞTEN ÖNCE BUZDOLABININ FOTOĞRAFINI ÇEKMEK BİLE İŞE YARAYABİLİR

Alışveriş listesini hazırlamaya vakti olmayan kişiler için basit yöntemlerden biri buzdolabı ve kilerin fotoğrafını çekmek olabilir.

Market alışverişi sırasında telefondaki fotoğrafa bakılarak evde hangi ürünlerin bulunduğu kontrol edilebilir.

Bu yöntem özellikle aynı üründen ikinci kez satın alma riskini azaltabilir.

KÜÇÜK PORSİYONLARLA SERVİS YAPILABİLİR

Gıda israfı yalnızca alışveriş ve saklama sırasında değil, sofrada da ortaya çıkabiliyor.

Tabaklara ihtiyaçtan fazla yemek koymak, tüketilmeyen kısmın çöpe gitmesine neden olabiliyor.

Bu nedenle başlangıçta daha küçük porsiyonlar servis edilmesi, isteyen kişinin daha sonra tekrar yemek alması daha kontrollü bir yöntem olabilir.

Çocukların bulunduğu evlerde de yaşa ve iştaha göre daha küçük porsiyonlar hazırlanması israfı azaltabilir.

İSTANBUL’DA MUTFAK BÜTÇESİNİ KORUMANIN YOLU PLANLAMADAN GEÇİYOR

Gıda israfını azaltmak yalnızca çevresel açıdan değil, aile bütçesi açısından da önemli.

Evde bulunan yiyeceklerin tamamına yakınını değerlendirmek, gereksiz alışverişin önüne geçerken market harcamalarının daha kontrollü yapılmasına yardımcı oluyor.

İstanbul’da günlük yaşam maliyetlerinin yüksek olduğu düşünüldüğünde mutfak alışkanlıklarında yapılacak küçük değişiklikler önem kazanıyor.

Alışveriş öncesinde mutfağı kontrol etmek, ihtiyaca göre ürün almak, haftalık yemek planı hazırlamak, yiyecekleri doğru şekilde saklamak ve artan yemekleri zamanında değerlendirmek gıda israfını azaltmak için uygulanabilecek en temel yöntemler arasında bulunuyor.

Kısacası mutfakta israfı azaltmanın yolu daha fazla ürün satın almaktan değil, evde bulunan ürünleri doğru zamanda ve doğru şekilde kullanmaktan geçiyor.

Muhabir: Öznur Atayeter