Ramazan öncesi hurma piyasasında dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. Bazı haber ve paylaşımlarda, İsrail menşeli hurmaların işgal altındaki bölgelerde üretildiği, üretim ve menşe bilgisinin farklı etiketlerle gizlendiği ve hatta “atık suyla sulama” gibi iddiaların dolaşıma sokulduğu belirtildi. Konuya ilişkin tartışma, ürünlerin hangi koşullarda yetiştirildiği ve menşe bilgisinin tüketiciye doğru yansıtılıp yansıtılmadığı sorularını yeniden öne çıkardı.
“Hurma aklama” tartışması büyüyor
Sektör kaynaklarına dayandırılan değerlendirmelerde, yerleşimlerde üretilen hurmaların gerçek üretim yerinin gizlenerek farklı menşe etiketleriyle pazara sunulduğu öne sürülüyor. Bu uygulama, bazı çevrelerce “hurma aklama” olarak adlandırılıyor.
Atık suyla sulama iddiası
Sosyal medyada yayılan bazı içeriklerde ise hurmaların atık suyla sulandığı iddia edildi. Ancak bu iddianın kapsamı, hangi üretim alanlarını kapsadığı ve resmi denetim raporlarıyla doğrulanıp doğrulanmadığı konusunda kamuoyuna yansıyan net bir resmi belge bulunmadığına dikkat çekiliyor.
Tüketici neye dikkat etmeli?
Uzmanlar ve sektör temsilcileri, hurma alışverişinde özellikle şu noktaların önemine işaret ediyor:
-
Ambalaj/etiket bilgilerini dikkatle kontrol edin (menşe, paketleyici, ithalatçı).
-
Mümkünse izlenebilirliği yüksek ürünleri tercih edin.
-
Açık satılan ürünlerde kasa/kolideki menşe bilgisini sorun.
-
Şüpheli durumlarda resmi denetim ve duyuruları takip edin.
Tartışmanın merkezinde “etiket ve menşe” konusu var: İddialar doğruysa mesele yalnızca ticari değil, tüketici güveni açısından da kritik





