İslam fıkhında, orucun hastalığı artırması veya kişinin sağlığı açısından ciddi tehlike oluşturması halinde oruç tutmama ruhsatının bulunduğu belirtiliyor.

Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte özellikle kronik rahatsızlığı bulunan veya tedavisi devam eden vatandaşların en çok merak ettiği konular arasında, "Hangi hastalıklar oruç tutmamaya engeldir?" ve "Hasta kişi oruç tutmak zorunda mı?" soruları yer alıyor.

İslam fıkhında hastalık ve yolculuk, belirli şartlar altında orucun ertelenmesine imkân veren mazeretler arasında değerlendiriliyor.

KUR'AN-I KERİM'DE HASTALIK VE YOLCULUK RUHSATI

Konuyla ilgili Bakara Suresi'nin 184. ayetinde şöyle buyruluyor:

"Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder."

Bu hüküm doğrultusunda hastalık veya yolculuk sebebiyle Ramazan orucunu tutamayan kişinin, şartları uygun olduğunda tutamadığı günleri kaza etmesi gerektiği ifade ediliyor.

HASTALIĞIN ARTMASI İHTİMALİ VARSA

Aktarılan fıkhî değerlendirmelerde İmam Muhammed'in el-Câmiu's-Sağîr adlı eserine atıfla, oruç tutmamaya ruhsat sağlayan hastalığın, oruç nedeniyle artmasından endişe edilen hastalık olduğu belirtiliyor.

Buna göre kişinin oruç tutması mevcut rahatsızlığını ağırlaştırabilecekse oruç tutmama ruhsatından yararlanabileceği ifade ediliyor.

Daha ciddi durumlarda ise hükmün farklılaştığı belirtiliyor. Oruç tutmanın ölüm tehlikesine veya bir organın zarar görmesine yol açacağından ciddi biçimde endişe ediliyorsa kişinin kendisini tehlikeye atmaması gerektiği vurgulanıyor.

Bu konuda Bakara Suresi'nin 195. ayetindeki,

"Ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın."

hükmüne dikkat çekiliyor.

DOKTORUN GÖRÜŞÜ ÖNEM TAŞIYOR

İmam ez-Zeylaî'nin Tebyînü'l-Hakâik isimli eserinden aktarılan değerlendirmeye göre, hastalığın oruç tutmamaya ruhsat oluşturup oluşturmadığının anlaşılmasında iki temel ölçü üzerinde duruluyor.

Bunlardan ilki kişinin tecrübe ve kanaatine dayanarak oruç tuttuğunda hastalığının ağırlaşmasından veya ciddi zarar görmekten korkması. İkincisi ise güvenilir ve alanında uzman bir doktorun hastaya oruç tutmaması gerektiğini bildirmesi.

Özellikle düzenli ilaç kullanılması gereken, uzun süre aç ve susuz kalmanın risk oluşturabileceği veya tedavinin aksayabileceği hastalıklarda kişilerin kendi başına karar vermek yerine hekim değerlendirmesi alması önem taşıyor.

SAĞLIKLI KİŞİNİN SADECE HASTALANMA ENDİŞESİ YETERLİ Mİ?

Metinde İmam el-Merginânî'nin görüşüne de yer veriliyor. Buna göre sağlıklı bir kişinin yalnızca ileride hasta olabileceği endişesi, tek başına oruç tutmamak için yeterli bir mazeret olarak değerlendirilmemiştir.

Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş'tan Güçlü ve Baysal'a ziyaret
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş'tan Güçlü ve Baysal'a ziyaret
İçeriği Görüntüle

Ancak kişinin mevcut sağlık durumu ve ortaya çıkabilecek gerçek zarar ihtimali ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Sağlık açısından risk bulunan durumlarda uzman hekimin görüşünün alınması gerekir.

RAMAZAN ORUCUNUN ÖNEMİ HATIRLATILIYOR

Kaynakta aktarılan hadis-i şerifte de Ramazan orucunun önemine dikkat çekilerek, mazeret olmaksızın Ramazan'da bir günlük orucun terk edilmesinin manevi kaybının başka zamanlarda tutulan oruçlarla aynı şekilde telafi edilemeyeceği vurgulanıyor.

İslam fıkhındaki hükümler bir taraftan Ramazan orucunun önemini ortaya koyarken, diğer taraftan insan sağlığının ve hayatının korunmasını esas alıyor. Bu nedenle hastalık nedeniyle oruç konusunda tereddüt yaşayanların hem sağlık durumları için uzman bir hekime hem de kişisel durumlarına ilişkin dinî hüküm için güvenilir bir din görevlisine veya fetva merciine danışmaları öneriliyor.

Kaynak: Sualli-Cevaplı İslâm Fıkhı, Cilt 3, s. 367-368.