Egzama Bir Cilt Hastalığıdır
Egzama, yalnızca psikolojik nedenlerle ortaya çıkan bir rahatsızlık değildir. Atopik dermatit başta olmak üzere farklı türleri bulunan egzama; cilt bariyerinin yapısı, genetik yatkınlık, bağışıklık sistemi, alerjenler, tahriş edici maddeler ve çevresel koşullar gibi birçok faktörle ilişkili olabilir.
Ciltte kuruluk, kızarıklık, pullanma, çatlama ve yoğun kaşıntı egzamanın sık görülen belirtileri arasında yer alır. Belirtiler dönem dönem artıp azalabilir ve farklı kişilerde farklı tetikleyiciler görülebilir.
Osmaniye gibi yaz aylarında sıcaklıkların yükseldiği bölgelerde sıcak hava ve terleme de bazı kişilerde ciltteki kaşıntı ve tahrişi artırabilir. Bu nedenle şikayetlerin yalnızca psikolojik nedenlere bağlanmaması, belirtilerin altında yatan nedenlerin değerlendirilmesi önem taşıyor.
Stres Egzamanın Belirtilerini Artırabilir
Egzamanın doğrudan psikolojik bir hastalık olduğu söylenemez. Ancak stres, özellikle atopik dermatitte mevcut belirtilerin kötüleşmesine yol açabilen tetikleyiciler arasında gösteriliyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi, stresin egzamanın nedeni olmadığını ancak kaşıntıyı artırabileceğini ve alevlenmelerin daha uzun sürmesine katkıda bulunabileceğini belirtiyor.
Kaşıntının artması ise kişinin cildini daha fazla kaşımasına neden olabiliyor. Kaşıma sonucunda cilt bariyerinin zarar görmesi, belirtilerin daha da şiddetlenmesine ve yeni bir kaşıntı-kaşıma döngüsünün oluşmasına yol açabiliyor.
Bu nedenle egzama tedavisinde cilt bakımının yanında stresin ve uyku problemlerinin yönetilmesi de bazı hastalar açısından destekleyici olabilir.
Uzun Süren Şikayetlerde Dermatoloji Önemli
Ciltteki kuruluk, kaşıntı veya döküntü uzun süre devam ediyorsa ya da uygulanan tedavilere rağmen tekrarlıyorsa öncelikle doğru tanının konulması gerekiyor.
Dermatoloji uzmanı, belirtilerin egzama olup olmadığını ve hangi tür egzama söz konusu olduğunu değerlendirebilir. Gerektiğinde kişinin başka sağlık sorunları açısından değerlendirilmesi veya farklı branşlara yönlendirilmesi de mümkün olabilir. Her egzama hastasının rutin olarak dahiliyeye ya da psikoloğa gitmesi gerektiği şeklinde genel bir kural bulunmuyor.
Özellikle tedaviye rağmen geçmeyen, sık tekrarlayan veya günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen belirtilerde hekime başvurulması önem taşıyor.
Osmaniye’de Sıcak Havalara Dikkat
Osmaniye’de yaz döneminde sıcaklıkların yükselmesi, terleme ve çevresel koşullar bazı cilt hastalıklarının belirtilerini artırabilir. Egzama şikayeti bulunan kişilerin kendilerinde belirtileri tetikleyen faktörleri gözlemlemesi ve cildi tahriş edebilecek ürünlerden mümkün olduğunca uzak durması öneriliyor.
Sabun, deterjan, parfüm, bazı kozmetik ürünler, yünlü kumaşlar ve çeşitli alerjenler kişiden kişiye değişmek üzere egzama belirtilerini tetikleyebiliyor.
Cildin düzenli olarak nemlendirilmesi de egzama kontrolünün önemli parçalarından biri olarak değerlendiriliyor. Ancak kullanılacak ürünlerin kişinin cilt yapısına ve mevcut rahatsızlığına uygun olması gerekiyor.
Psikolojik Destek Tedavinin Bir Parçası Olabilir
Egzama nedeniyle sürekli kaşıntı yaşayan, uykusu bozulan veya cilt görünümü nedeniyle sosyal yaşamında ve günlük aktivitelerinde zorlanan kişilerde psikolojik destek faydalı olabilir.
Buradaki amaç egzamanın psikolojik bir hastalık olduğunu kabul etmek değil, cilt hastalığının beraberinde getirdiği stres, kaygı ve uyku sorunlarının yönetilmesine yardımcı olmaktır. NHS de egzamanın ruh sağlığını etkilediği durumlarda ruh sağlığı desteğinin değerlendirilebileceğini belirtiyor.
Bu nedenle egzama şikayeti bulunan kişilerin hem cilt belirtilerini hem de hastalığın günlük yaşam üzerindeki etkilerini birlikte değerlendirmesi daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
Şikayetler Artıyorsa Doktora Başvurun
Egzama belirtileri kişiden kişiye değişebildiği için her kaşıntı veya döküntünün egzama olduğu düşünülmemeli. Özellikle ciltte hızlı kötüleşme, ağrı, şişlik, akıntı, kabuklanma veya enfeksiyon şüphesi oluşturan belirtilerde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
Osmaniye’de yaşayan ve tekrarlayan cilt şikayetleri bulunan vatandaşların belirtileri kendi kendine teşhis etmek yerine öncelikle dermatoloji değerlendirmesi alması, gerekli görülmesi halinde diğer branşlardan destek alınması en doğru yaklaşım olacaktır.





