ANKARA (AA) - ZEYNEP ÖZTURHAN - Ankara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, gençlerin Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP31) sürecinin aktif parçası olması konusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, 'Öncelik alanlarından birisi olarak da gençlik ve eğitim belirlendi.' dedi.
Turan, AA muhabirine, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31'de iklim diplomasisinin seyri ve sıfır atık modelinin uluslararası müzakerelerdeki yerini değerlendirdi.
Yeşil Kalkınma Devrimi ve 2053 net sıfır emisyon hedefleriyle başlayan süreçte Türkiye'nin uluslararası iklim sözleşmelerine ve politika belgelerine hızla entegre olduğunu belirten Turan, yürütülen müzakerelerin COP31 başkanlığını Türkiye için mümkün kıldığını söyledi.
Turan, ülkenin bu noktaya gelmesini sağlayan unsurların başında Sıfır Atık Hareketi'nin geldiğine işaret ederek, 'Türkiye, iklim diplomasisinde çok önemli mesafeler katetti. Bu mesafelerin arasında uluslararası düzeyde kabul gören birtakım önemli çalışmalar yaptı, bunlardan bir tanesi Emine Erdoğan Hanımefendi tarafından üretilen Sıfır Atık Projesi'dir.' ifadesini kullandı.
- İklim krizinden kaynaklanan afetler bütün dünyanın sorunu
COP31'de öne çıkması gereken başlıklar konusunda dünya ve Türkiye'nin önceliklerinin büyük ölçüde örtüştüğüne dikkati çeken Turan, şunları kaydetti:
'Gıda güvenliğinin sağlanması, enerji ve iklim krizinden kaynaklanan afetler, iklim adaletine geçme konusunda finansal mekanizmaların güçlendirilmesi bütün dünyanın sorunu. Gelişmiş ülkeler geçiş için ayrılan fonların yerinde harcanmasını talep ediyor. Gelişmekte olan ülkeler ise bu fonları kullanabilme konusunda gerekli mekanizmaların tutarlı, hızlı ve adil şekilde sağlanmasını istiyor. Sıfır atık da bu üst politikalardan birisi olmaya adaydır. Sanırım Türkiye bunu da gündeme taşıyacaktır.'
Turan, sıfır atık modelinin gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler arasında bir kaldıraç görevi görebileceğine işaret ederek, 'Türkiye, her zaman dünyanın mazlum halklarının yanında olmuştur. Biz bu model üzerinden Gazze'yi, Afrika'daki aç çocukların meselesini, dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir savaştaki meseleyi de 'daha adil bir dünya mümkündür' vizyonuyla buralara taşıyabiliyoruz.' şeklinde konuştu.
- 'Türkiye, dirençli şehirler inşa etmek konusunda çok ciddi potansiyel elde etti'
Ülkenin hemen hemen her bölgesinde konut projelerinin çevre ve iklim dostu teknolojiyle yeniden ortaya konulduğunun altını çizen Turan, sözlerine şöyle devam etti:
'Türkiye, dirençli şehirler inşa etmek konusunda çok ciddi potansiyel elde etti, hem afetlere müdahale hem de afet öncesi tedbirler açısından yüksek başarı sağladı. Bir yandan kentsel dönüşüm projeleriyle yıpranan yapıları yenileme, bir yandan da yeni sosyal konut projeleriyle konut stokunu çevre ve iklim dostu, teknolojiyle donatılmış yapılarla yeniden inşa etme vizyonunun hayata geçirildiğini görüyoruz. Türkiye'nin bu anlamda dünyanın başka ülkelerinde de uygulanabilecek bir deneyim sunabileceğini görüyorum. Dirençli şehircilik yalnızca konutu yenilemek değildir, aynı zamanda altyapıyı da yenilemektir.'
- COP31, gençlerin COP'u olacak
Turan, iklim değişikliğinin etkilerinin zirai don, orman yangınları ve sellerle görüldüğünü anımsatarak, bu doğrultuda yürütülen tüm süreçlerin toplumda farkındalık oluşturmaya başladığını söyledi. Turan, bu farkındalığın oluşmasında Sıfır Atık Projesi'nin çok ciddi katkısı olduğunu kaydetti.
Toplumsal bilinçlenmenin yanı sıra Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP zirvesinin 'gençlerin COP'u' olarak nitelendirildiğine dikkati çeken Turan, sözlerini şöyle tamamladı:
'Bütün unsurlarıyla gençlerin bu sürecin aktif parçası olması konusunda üniversitelerle ve sivil toplum örgütleriyle çok ciddi çalışmalar yürütülüyor ve öncelik alanlarından birisi olarak da gençlik ve eğitim belirlendi. Gençlerin bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilmesi konusunda yavaş yavaş bunun sağlandığını göreceksiniz. Ayrıca, girişimci gençler yetiştirme konusunda da bir çabanın olduğunu ve bunun projeler aracılığıyla hayata geçirileceğini görme şansına erişeceğiz.'





