ATİNA (AA) - Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, 2030 yol haritası kapsamında cirosunu 2,5 milyar dolara ulaştırmayı hedeflerken, odağını Türkiye, Avrupa ve ABD'ye çevirdi.

Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar'ın katılımıyla Atina'da düzenlenen basın toplantısında, şirketin son yıllarda imza attığı stratejik yatırımlar, küresel yapı malzemeleri oyuncusuna dönüşme süreci ve gelecek yatırımlarına ilişkin vizyonu paylaşıldı.

Toplantıda aktarılan bilgiye göre, Çimsa, kararlı büyümesine devam ederken, dünyanın 3 farklı kıtasındaki üretim tesislerinde 15 milletten 2 binin üzerinde kişiye istihdam sağlıyor. Çimsa'nın büyüme yolculuğunun merkezinde ise Türkiye yer alıyor.

Çimsa, aynı çatı altında gri, beyaz ve kalsiyum alüminat çimento (CAC) üretimi gerçekleştirebilen önemli bir tesis konumunda bulunan Mersin fabrikası başta olmak üzere Türkiye'deki tesislerinden dünyada 80'e yakın ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

Şirket aynı zamanda İspanya, İrlanda ve ABD'deki tesisleriyle dünyanın rekabetçi pazarlarında lokal üretici olarak faaliyet gösteriyor.

- Çimsa'dan 2025 sonunda 1,1 milyar dolarlık satış

Osmaniye’de Memur Maaşları Temmuz Zammıyla Ne Kadar Olacak? İşte O Rakamlar
Osmaniye’de Memur Maaşları Temmuz Zammıyla Ne Kadar Olacak? İşte O Rakamlar
İçeriği Görüntüle

Basın toplantısında konuşan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, şirketin, son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecine girdiğini söyledi.

Zenar, söz konusu dönüşümü 'yerelden küresele', 'griden yeşile' ve 'çimentodan malzeme teknolojilerine' olarak üç ana ayak üzerine inşa ettiklerini belirterek, Çimsa'yı küresel yapı malzemeleri sektöründe çok önemli bir oyuncu haline getirdiklerini dile getirdi.

Türkiye'deki fabrika ağlarında optimizasyona gittiklerine dikkati çeken Zenar, stratejileriyle uyumlu alanlara odaklandıklarını ve 2019 sonunda yaklaşık 300 milyon dolar seviyesinde olan satışlarını 2025 sonunda 1,1 milyar dolara taşıdıklarını anlattı.

Zenar, cirolarını 6 yılda dolar bazında neredeyse 4 katına çıkardıklarına işaret ederek, aynı dönemde faiz, amortisman ve vergi öncesi karlarını (FAVÖK) 55 milyon dolardan 200 milyon doları aşan bir seviyeye yükselttiklerini söyledi.

Türkiye'de ve dünyada büyük yatırımlara imza atarken, Çimsa'nın bilançosunu da iyileştirmeye devam ettiklerine vurgu yapan Zenar, 'Son yıllarda yapılan tüm yatırımlara rağmen 2025 sonu itibarıyla net borç/FAVÖK oranımız 2,2 kat ile sektördeki küresel standartların dahilinde kalmıştır. Tüm bunlar hisse fiyatlarımıza da olumlu şekilde yansıyor. 2019 sonundan bugüne baktığımızda da Çimsa hissesindeki değer artışı dolar bazında yüzde 460 oldu.' diye konuştu.

Çimsa'nın 2030 yol haritası kapsamında hedefinin ciroyu 2,5 milyar dolara ulaştırmak olduğunu vurgulayan Zenar, şunları kaydetti:

'Büyüme stratejileriyle uyumlu gördüğümüz satın almalar konusunda 'iştahlı' olacağız. 2024 yılında tamamlanan Mannok alımıyla Sabancı Topluluğu tarihinin en büyük yurt dışı satın alımını yaptık. Önümüzdeki dönem için de yeni yatırım fırsatlarını her zaman takip ediyoruz. Burada en büyük kriterimiz, bizim stratejimizle uyumlu olması. Türkiye, Avrupa ve ABD yeni yatırımlar için odaklandığımız bölgeler.'

- Türkiye merkezli güçle küresel ligde büyüme hedefi

Son yıllarda yapılan küresel yatırımlara rağmen, Türkiye'nin Sabancı ve Çimsa için her zaman en büyük öncelik olduğunu dile getiren Zenar, küreselde büyümenin kendileri için önemli olduğunu, Türkiye'nin de büyüme yolculuklarının merkezinde olmaya devam edeceğini belirtti.

Zenar, 'Çimsa ile 2021'e kadar lokal ligde mücadele ediyorduk. Ürünlerimizi Türkiye'den dünya pazarlarına ihraç ederek değer yaratıyorduk. Ardından Euroleague'e geçtik. Bunol ve Mannok bize Avrupa'da gerçekten çok büyük güç kattı.' dedi.

ABD'deki tesislerinin önemine değinen Zenar, Türkiye'yi söz konusu pazarda, hem gri hem de beyaz çimento üretimiyle temsil eden tek Türk oyuncusu olduklarını ifade etti.

Zenar, buradaki güç ve etkinliklerini daha da artırmak istediklerini vurgulayarak, hedeflerinin yapı malzemeleri liginin en üst seviyesinde Türk bayrağını gururla dalgalandırmak olduğunu söyledi.

- Üçlü stratejiyle sürdürülebilir ve dijital büyüme

Sabancı'nın yol haritasında üç önemli unsur olduğunun altını çizen Zenar, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Sabancı'nın stratejik istikameti 'sürdürülebilirlik', 'dijital' ve 'ölçeklenebilir büyüme' odağında şekilleniyor. Çimsa da aslında Topluluğun bu vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri. Yani Çimsa'nın rotasında, bu 'üçlü formül' bir pusula görevi görüyor. Bugün 'griden yeşile' olarak tanımladığımız stratejik dönüşümle sürdürülebilirliği operasyonlarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Bu alanda son yıllarda yaptığımız yatırımlar ve iyileştirmelerle klinker kullanım oranımızı düşürürken, yenilenebilir enerji kullanım oranımızı yüzde 66'ya yükselttik. Yine dünyadaki tüm tesislerimize baktığımızda, gri klinker alternatif yakıt kullanımımız ortalama yüzde 28 seviyesinde. Türkiye'deki sektör ortalamalarına baktığımızda, Çimsa'nın farkını daha iyi görebilirsiniz.'

Zenar, bugün Türkiye'de yenilenebilir enerji kullanımının hala yüzde 10, alternatif yakıt kullanımının ise yüzde 13 seviyesinde olduğunu, bu verilerin, Çimsa'nın sadece ürün portföyünü dönüştürmekle kalmadığını, aynı zamanda da üretim teknolojilerinde sektöre ışık tuttuğunun bir göstergesi olarak öne çıktığını belirtti.

Diğer yandan, Çimsa'nın 'küresel şirket' konumunu ülke için de çok büyük bir fırsat olarak gördüklerini dile getiren Zenar, şöyle devam etti:

'Özellikle yurt dışı tesislerimizde uyguladığımız başarılı sürdürülebilirlik çalışmalarını ülkemizdeki fabrikalarımıza da taşıyarak, Türkiye'nin yeşil sanayi dönüşümüne de önemli bir katkı sunuyoruz. Ayrıca artan dijital kaslarımızla birlikte bugün fabrikalarımızda üretim planlamasından, iş güvenliğine, lojistikten kalite kontrole kadar her alanda yapay zekanın en iyi uygulamalarını kullanıyoruz.'

Zenar, özellikle Avrupa ve ABD'de yaptıkları yatırımlarla ölçeklenebilir büyümenin izinde olduklarına işaret ederek, küresel marka olmanın yolunun sadece ihracat odaklı düşünmeyip, yurt dışındaki varlığın da güçlendirilmesinden geçtiğini aktardı.

Sadece üretimle değil, aynı zamanda teknoloji ve inovasyonla da gelişmiş ülkeler başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki gelişimlere öncülük etmenin mümkün olduğunu anlatan Zenar, yaklaşımlarının da bu olduğunu söyledi.

Kaynak: AA