Antalya, iklim kriziyle mücadele ve iklim adaleti tartışmalarına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Birleşmiş Milletler’in iklim krizine yönelik çalışmalarının yetersiz kaldığını savunan sivil toplum kuruluşları, 14-18 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi’nde bir araya gelecek. COP31’e alternatif bir halk platformu olarak planlanan zirvede, iklim kriziyle mücadele, ekolojik yıkım, enerji politikaları, demokrasi, barış ve gıda egemenliği gibi konular ele alınacak.
Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek zirvenin, 130’u aşkın kurumun desteğiyle ve 32 ülkeden katılımcıların iştirakiyle düzenlenmesi planlanıyor. Program kapsamında yaklaşık 150 tematik oturumun yanı sıra kültür ve sanat etkinlikleri de yer alacak. Zirvede, iklim krizinin etkilerine karşı ortak mücadele yollarının geliştirilmesi ve uluslararası dayanışma ağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Halkların İklim Zirvesi COP31’e Alternatif Olarak Düzenleniyor
“COP31’in ötesinde” sloganıyla düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi, resmi iklim müzakerelerinin sonuçlarına yönelik eleştirileri ve sivil toplumun çözüm önerilerini gündeme taşımayı amaçlıyor. Zirveyi düzenleyen sivil toplum çevreleri, iklim krizine karşı kalıcı ve etkili adımlar atılması gerektiğini vurgularken halkların, hak savunucularının ve farklı toplumsal mücadele alanlarının sürece daha güçlü katılımını savunuyor.
Zirve, yalnızca çevre sorunlarına odaklanan bir toplantı olmanın ötesinde; emek, ekoloji, hayvan hakları, kadın hareketi ve sanat alanları arasında ortak çalışma zemini oluşturmayı da hedefliyor. Farklı ülkelerden katılımcıların Antalya’da bir araya gelmesiyle iklim krizine karşı uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Halime Şaman’dan Ortak Mücadele Vurgusu
Halkların İklim Zirvesi Türkiye Koordinasyonu’ndan Halime Şaman, hazırlık çalışmalarının aralık ayında başladığını, ocak ayında ise İstanbul’da emek, ekoloji, hayvan hakları, kadın hareketi ve sanat çevrelerinin katılımıyla genişlediğini aktardı.
Farklı mücadele alanlarının ortak bir çalışma pratiği geliştirmesinin Türkiye’deki hak mücadelesi açısından önemli bir deneyim olacağını belirten Şaman, uluslararası hak savunucularının Türkiye’deki sivil toplum temsilcileriyle doğrudan ilişki kurmasının da zirvenin temel hedefleri arasında yer aldığını ifade etti.
Şaman, zirve aracılığıyla Birleşmiş Milletler’in yaklaşık 30 yıldır iklim krizine karşı kalıcı çözümler üretemediği yönündeki itirazların dile getirilmesini, samimi çözüm önerilerinin tartışılmasını ve uluslararası dayanışma ağlarının oluşturulmasını amaçladıklarını belirtti.
Dört Gün Boyunca Dört Ana Başlık Tartışılacak
14 Kasım’da Küresel Eylem Günü kapsamında düzenlenecek mitingle başlayacak zirvenin programı, dört ana temaya ayrılıyor. Her gün farklı bir konu başlığında gerçekleştirilecek oturumlarda iklim kriziyle bağlantılı çevresel, toplumsal ve siyasal meseleler ele alınacak.
15 Kasım’da “Ekolojik Yıkımlara Karşı Doğanın Hakları” başlığı altında doğanın korunması ve ekolojik yıkımlara karşı mücadele yolları tartışılacak. 16 Kasım’da “Fosil Yakıtlardan Çıkış ve Enerji Demokrasisi” kapsamında enerji politikaları ve fosil yakıtlardan uzaklaşma süreci gündeme gelecek.
17 Kasım’da “Demokrasi, Anti-Militarizm ve Barış” başlıklı oturumlarda iklim kriziyle demokrasi ve barış arasındaki ilişkiler değerlendirilecek. Zirvenin son günü olan 18 Kasım’da ise “Gıda Egemenliği ve Agroekoloji” konusu ele alınacak. Böylece iklim meselesi; enerji, gıda sistemleri, doğanın hakları ve toplumsal barış gibi farklı alanlarla birlikte değerlendirilecek.
COP31 Süreci Günlük Toplantılarla İzlenecek
Zirve programında, her günün sonunda COP31 sürecine ilişkin izleme ve değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Bu buluşmalarda dünya halklarının önerilerinin ve zirvede alınan kararların değerlendirilmesi planlanıyor. Böylece resmi iklim müzakerelerinde ortaya çıkan sonuçların sivil toplum perspektifinden ele alınması amaçlanıyor.
Programda yer alan “Eko-divan” etkinliğinde ekokırım olarak nitelendirilen çevresel yıkımlar gündeme taşınacak. Filistin’e ilişkin dayanışma çalışmaları da “İşgal altında iklim adaleti olmaz” sloganı çerçevesinde zirvenin başlıkları arasında bulunacak.
Zirve Ortak Deklarasyonla Sona Erecek
Halkların İklim Zirvesi kapsamında gündüz gerçekleştirilecek tematik oturumların yanı sıra akşam saatlerinde kültür ve sanat etkinlikleri düzenlenecek. Saat 20.00 ile 23.00 arasında yapılması planlanan etkinliklerle farklı ülkelerden ve mücadele alanlarından katılımcıların bir araya gelmesi hedefleniyor.
14 Kasım’da başlayıp 18 Kasım’da sona erecek zirvenin, ortak deklarasyonun yayımlanmasıyla tamamlanması planlanıyor. Organizasyon kapsamında iklim adaleti, ekolojik yıkımla mücadele ve uluslararası dayanışma konularında ortaya konulacak önerilerin, zirvenin sonuç metninde bir araya getirilmesi bekleniyor.





