Bir dönem Türkiye Kupası’nı kaldıran, Süper Kupa’da Galatasaray’ı mağlup eden ve UEFA Avrupa Ligi’nde Türkiye’yi temsil eden Akhisarspor, Türk futbolunun en çarpıcı gerileme hikâyelerinden birini yaşadı. Yeşil-siyahlı ekip, sportif başarılarını kalıcı bir mali yapıyla destekleyemeyince art arda küme düşmelerin ve ödeme sorunlarının içine sürüklendi.

Avrupa sahnesinden amatör liglere uzanan süreçte azalan gelirler, futbolcu alacakları, transfer yasakları ve yönetim değişiklikleri birbirini izledi. Bir dönem güçlü rakiplere karşı mücadele eden takımın yükü, ilerleyen yıllarda altyapıdan yetişen genç oyuncuların omuzlarına kaldı.

İki Kupayla Gelen Tarihî Başarı

Akhisarspor’un yükselişinin en unutulmaz durağı, Türkiye Kupası zaferiydi. Okan Buruk yönetimindeki Ege temsilcisi, kupayı kazanarak hem taraftarına büyük bir sevinç yaşattı hem de Avrupa kupalarına katılma hakkı elde etti.

Ardından Süper Kupa’da Galatasaray’ı penaltı atışları sonucunda mağlup eden yeşil-siyahlılar, başarılarını ikinci bir kupayla taçlandırdı.

Bu tablo, Akhisarspor’un Anadolu futbolunda kalıcı bir güç olabileceği beklentisini artırdı. Ancak kupaların getirdiği heyecan ve Avrupa geliri, kulübün uzun vadeli istikrarını sağlamaya yetmedi.

Avrupa Heyecanına Ligden Düşme Üzüntüsü Eklendi

Akhisarspor, UEFA Avrupa Ligi’nde Sevilla, Krasnodar ve Standard Liege ile aynı grupta mücadele etti. Güçlü rakipleri karşısında grubu bir puanla tamamlayan takım, aynı dönemde Süper Lig’de de zor günler geçirdi.

Okan Buruk’un ayrılmasının ardından teknik direktör değişiklikleri yaşandı. Kadro istikrarının bozulması ve ödeme sorunları, takımın üzerindeki baskıyı artırdı.

Türkiye Kupası’nda yeniden finale yükselmek de ligdeki gerilemeyi durduramadı. Finalde Galatasaray’a 3-1 mağlup olan Akhisarspor, Süper Lig’i 27 puanla tamamlayarak küme düştü.

Böylece Avrupa’da mücadele ettiği sezon, kulübün en üst ligdeki yolculuğunun da sonu oldu.

Gelirler Azaldı, Borçların Yükü Ağırlaştı

Bir alt lige düşmek, Akhisarspor açısından yalnızca sportif bir kayıp değildi. Süper Lig gelirlerinin azalması, önceki dönemlerden kalan sözleşmelerin ve futbolcu alacaklarının karşılanmasını güçleştirdi.

Ödenmeyen alacaklara ilişkin dosyalar, transfer kısıtlamalarını beraberinde getirdi. Kulüp bir yandan mevcut kadrosunu korumaya çalışırken diğer yandan yeniden Süper Lig’e yükselerek gelirlerini artırmayı hedefledi.

Ancak üst lige dönüş beklentisi, borçların çözümü için tek çıkış yolu hâline geldikçe sportif sonuçların mali yapı üzerindeki etkisi de büyüdü.

Yılmaz Vural ile Yeniden Doğan Umut

Teknik direktör Yılmaz Vural yönetiminde yakalanan çıkış, taraftarı yeniden umutlandırdı. Akhisarspor, doğrudan yükselme yarışına yaklaşsa da sezonu dördüncü sırada bitirerek play-off mücadelesine katıldı.

Salgın döneminde teknik heyet ve oyuncuların yaşadığı sağlık sorunları da hazırlık sürecini zorlaştırdı.

Play-off yarı finalinde Fatih Karagümrük ile eşleşen yeşil-siyahlılar, deplasmandaki ilk karşılaşmadan 3-3’lük beraberlikle ayrıldı. Sahasında oynadığı rövanşı ise 1-0 kaybederek elendi.

Süper Lig’e dönüş fırsatının kaçması, kulübün beklediği gelir artışının da gerçekleşmemesine yol açtı.

Yönetim Değişiklikleri Çıkış Getirmedi

Sonraki süreçte yönetim değişiklikleri ve yeni hedefler gündeme geldi. Ancak borç yükü, transfer planlamasına ilişkin tartışmalar ve teknik direktör değişiklikleri devam etti.

Paylaşılan anlatıda bu döneme ilişkin çeşitli usulsüzlük ve baskı iddiaları da bulunuyor. Bu iddiaları kesinleşmiş bulgular gibi değerlendirmeden, kulübün sahadaki gerilemesiyle mali sorunlarının aynı dönemde derinleştiği görülüyor.

Akhisarspor, yeniden yükselme hedefiyle mücadele ettiği 1. Lig’den de düşerek 2. Lig’e geriledi.

Genç Oyuncular Ağır Sorumluluk Üstlendi

Transfer kısıtlamaları ve tecrübeli futbolcuların ayrılmasıyla altyapı oyuncuları daha fazla sorumluluk almaya başladı. Gençlerden oluşan kadro, deneyimli rakipleri karşısında ligde kalma mücadelesi verdi.

Ancak bu çaba düşüşü durduramadı. Akhisarspor önce 3. Lig’e, ardından Bölgesel Amatör Lig’e geriledi.

Profesyonel liglere veda edilmesiyle birlikte kulübün gelir imkânları daha da daraldı. Kadro kurma ve günlük faaliyetleri sürdürme sorunları, sportif mücadelenin önüne geçti.

Amatör Lig de Kurtuluş Olmadı

Aktarılan süreçte Akhisarspor, amatör seviyede de borç ve oyuncu yetersizliğiyle karşı karşıya kaldı. Ağır yenilgilerin ardından ligden çekilme kararı geldi.

Bir dönem Avrupa karşılaşmalarına hazırlanan camia, bu kez A takım faaliyetlerinin sürdürülebilmesini tartışmaya başladı. Kentte futbolu yeniden güçlendirmek amacıyla farklı kulüpler üzerinden girişimler gündeme gelse de bunlar, Akhisarspor’un geçmişten gelen borçlarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Kupaları Korumak İçin Kurumsal İstikrar Gerekiyor

Akhisarspor’un hikâyesi, sahadaki başarının mali sürdürülebilirlikle desteklenmesinin önemini gösteriyor. Kazanılan kupalar ve Avrupa katılımı, güçlü bir gelir-gider dengesi kurulmadığında kalıcı güvence sağlayamıyor.

Yeşil-siyahlıların yaşadığı süreçte transfer yükümlülükleri, azalan gelirler ve yönetim istikrarsızlığı birbirini besledi. Taraftarın hafızasında ise aynı arma altında yaşanan iki farklı dönem kaldı: Kupa sevinçleriyle dolan tribünler ve kulübün ayakta kalması için verilen mücadele.

Muhabir: Resul Özdil