2026’da Kadın Cin*yetleri ve Kayıp Kadınlar
Türkiye’de 2026 yılının ilk dokuz ayında kadın cin*yetleri ve şüpheli kadın ölümleri gündemdeki yerini korudu. Kadın Cin*yetlerini Durduracağız Platformu’nun aylık raporları, yüzlerce kadının yaşamını yitirdiğini ya da şüpheli koşullarda ölü bulunduğunu ortaya koydu. Kayıp kadın dosyalarında ise bazı isimler yıllar sonra yeniden gündeme gelirken, bazı kadınlardan haber alınması için yürütülen çalışmalar devam etti.
Kadına yönelik şiddet, kadın cin@yetleri ve kayıp kadın dosyaları, 2026 yılında da Türkiye’nin önemli toplumsal sorunları arasında yer aldı. Kadın Cin@yetlerini Durduracağız Platformu’nun yayımladığı aylık raporlarda, ocak-eylül döneminde kadın cin@yetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin çok sayıda vaka kayda geçti.

Platformun aylık raporlarında yer alan rakamların toplamı, ocak-eylül döneminde 224 kadın cinayetine ve 246 şüpheli kadın ölümüne işaret ediyor. Ancak platformun yılın ilk altı ayına ilişkin ayrı değerlendirmesinde farklı toplamlar açıklanması nedeniyle, bu rakamların dönemsel raporlarla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Kadın cin@yetleri ve şüpheli ölümler konusunda kurumların kullandığı yöntemler de sayılar arasındaki farklılıklarda etkili olabiliyor.
2026’nın İlk Dokuz Ayında Raporlanan Vakalar
Kadın Cin.yetlerini Durduracağız Platformu’nun aylık raporlarında yer alan kadın cin@yeti ve şüpheli kadın ölümü sayıları şöyle:
| Ay | Kadın cinayeti | Şüpheli kadın ölümü |
|---|---|---|
| Ocak | 22 | 14 |
| Şubat | 23 | 29 |
| Mart | 31 | 33 |
| Nisan | 26 | 23 |
| Mayıs | 16 | 33 |
| Haziran | 31 | 31 |
| Temmuz | 25 | 31 |
| Ağustos | 22 | 33 |
| Eylül | 28 | 19 |
Tablodaki rakamlar platformun aylık raporlarına dayanmaktadır. Özellikle şüpheli ölümlerde, aylık raporların toplamları ile daha sonra yayımlanan dönem değerlendirmeleri arasında farklılıklar bulunduğundan, rakamlar kesin ve tek bir resmî ulusal toplam olarak değerlendirilmemelidir. Ekim ayının ilk 10 gününe ilişkin ayrı bir aylık rapor ise henüz yayımlanmamıştı.
Raporlarda Yer Alan Kadınların İsimleri
Platformun aylık raporlarında yaşamını yitiren kadınların isimlerine de yer verildi. Ocak raporunda Nora Dzuliashvili, Songül Canatan, Sena Canatan, Nuriye Dilmaç, Esra Muratoğlu, Mihriban Yılmaz, Ada Altunbaş ve Dilan Geyik isimleri yer aldı.

Şubat raporunda Gül Seher Göksan, Özlem Arslan, Kadriye Alver, Azize Cengiz, Beyzanur Uçan Cengiz, Ergashalieva Sayyora, Songül Hakbilir ve Aylin Polat Dağ isimleri kaydedildi.
Mart raporunda ise Mizgin Karademir, Fatma Nur Çelik, Nagihan Karadeniz, Semiha Deniz, Sevim Özdemir, Nesrin Aladağ, Şermin Bacak, Zehra Üzüm ve İrem Bostan isimleri yer aldı.
Eylül ayı raporunda da Berfin Zelal Kay, Zeynep Yıldırım, Didar Filiz, Kezban Kabukçu, Yasemin Yanık, Cemile Engel, Emine Çil, Ayşegül Yaşar, Ayşe Kapçı, Buse Akgün, Betül Arık ve Nalan Temelkıran gibi isimler paylaşıldı. Bazı isimlerin raporlarda baş harfleriyle yayımlandığı görülürken, şüpheli kadın ölümleri ayrı bir başlık altında kaydedildi.
Kayıp Kadın Dosyalarında Son Durum
Kadın cin@yetleri istatistiklerinden ayrı değerlendirilmesi gereken kayıp kadın dosyaları da 2026 yılında gündeme geldi. Kamuoyuna yansıyan vakalarda bazı kadınlar için arama çalışmaları yürütülürken, bazı dosyalarda soruşturmanın seyri değişti.
Nimet Kılıç İçin Arama Çalışmaları
Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde yaşayan 45 yaşındaki Nimet Kılıç, 21 Ocak 2026’da kayboldu. İki çocuk annesi Kılıç’ın bulunması için AFAD, jandarma ve arama-kurtarma ekipleri çalışma başlattı.
31 Ocak’ta yayımlanan haberlere göre arama çalışmalarının onuncu gününde yaklaşık 120 kilometrekarelik alan taranmış, ekipler bölgede çalışmalarını sürdürmüştü. İncelenen kaynaklarda Kılıç’ın daha sonraki durumunu kesinleştiren güncel bir bilgiye ulaşılamadığından, 10 Ekim itibarıyla hâlâ kayıp olduğu kesin biçimde söylenemiyor.
Hatice Musabeyli’den Haber Alınamadı
Adana’da yaşayan 30 yaşındaki Hatice Musabeyli, 6 Mart 2026’da hastaneye gideceğini söyleyerek evden ayrıldı. Eve dönmemesi ve telefonuna ulaşılamaması üzerine ailesi kayıp başvurusunda bulundu.
11 Mart’ta yayımlanan haberlerde, bir çocuk annesi Musabeyli’nin bulunması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Ancak incelenen kaynaklarda dosyanın sonraki aşamasına ilişkin doğrulanmış bir gelişmeye ulaşılamadı. Bu nedenle Musabeyli’nin güncel durumuna ilişkin kesin bir hüküm vermek mümkün değil.

Evindar Tiğrak Dosyasında Soruşturma
Batman’da 7 Haziran 2025’te kaybolan 31 yaşındaki Evindar Tiğrak’ın dosyası da 2026 yılında yeniden gündeme geldi. Ağustos ayında yayımlanan haberlere göre soruşturma kapsamında iki şüpheli, tasarlayarak kasten öldürme suçlamasıyla tutuklandı.
Tiğrak’ın öldürülmüş olabileceği değerlendirilirken, cesedine ulaşılması için arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Bu dosya, 2026’da sonuçlanan bir kayıp vakası olarak değil, soruşturması ve arama çalışmaları devam eden bir dosya olarak ele alınmalı.
Nigar Bilgin’in Dosyası 30 Yıl Sonra Aydınlatıldı
Artvin’in Şavşat ilçesinde yaklaşık 30 yıldır kendisinden haber alınamayan Nigar Bilgin’in dosyası, 30 Eylül 2026’da yapılan açıklamayla yeniden gündeme geldi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, jandarma ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda Bilgin’in öldürüldüğünün ortaya çıkarıldığını duyurdu.
Açıklamaya göre Bilgin’in uzun yıllardır kayıp olduğu, hakkında resmî kayıp başvurusunun bulunmadığı ve dijital izine rastlanmadığı belirlendi. Dosyada şüphelilerin adalete teslim edildiği bildirildi. Böylece yıllardır kendisinden haber alınamayan bir kadının akıbeti soruşturmayla ortaya çıkarılmış oldu.
Şüpheli Ölümler Ayrı İnceleniyor
Kadın cinayetleri ile şüpheli kadın ölümleri aynı kategoriye girmiyor. Şüpheli ölüm olarak kaydedilen vakalarda ölümün nedeni ve koşulları henüz kesinleşmemiş olabiliyor. Bu nedenle söz konusu vakaların tamamını kadın cinayeti olarak nitelendirmek doğru değil.
Kadın Cin.yetlerini Durduracağız Platformu, raporlarında şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması ve kadın cin.yetlerine ilişkin verilerin düzenli biçimde tutulması gerektiğine dikkat çekiyor. Kayıp kadın dosyalarında ise güncel soruşturma bilgileri, arama çalışmalarının sonucu ve adli makamların açıklamaları belirleyici önem taşıyor.
2026’nın ilk dokuz ayına ilişkin veriler, kadın cin.yetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin izlenmeye devam ettiğini gösterirken, kayıp kadın dosyaları da her vakanın ayrı ayrı takip edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.




