Yaşlıların yapay zekâ kullanımı 3 kat arttı! Uzmanlardan dikkat çeken yalnızlık uyarısı

Türkiye’de yapay zekâ kullanımı hızla yayılırken, ileri yaş grubundaki vatandaşların teknolojiye ilgisi de dikkat çekici bir noktaya ulaştı. 65-74 yaş grubunda yapay zekâ kullananların oranı bir yılda yüzde 1,7’den yüzde 5,1’e yükseldi. Uzmanlar, bu artışın yalnızca teknolojiye uyumla açıklanamayacağına dikkat çekiyor.

Yapay zekâ artık yalnızca gençlerin kullandığı bir teknoloji olmaktan çıkıyor. TÜİK verilerine göre 65-74 yaş grubunda yapay zekâ kullananların oranı 2025 yılında yüzde 1,7 iken 2026'da yüzde 5,1'e çıktı.

Bu oran, ileri yaş grubunda yapay zekâ kullanımının yaklaşık üç kat arttığını ortaya koydu.

Gençlerde kullanım oranı daha yüksek

Yapay zekâ kullanımında en yüksek oran gençlerde görülürken, diğer yaş gruplarında da belirgin artış yaşandı.

16-24 yaş grubunda kullanım oranı yüzde 39,4’ten yüzde 64,9’a yükseldi. 25-34 yaş grubunda yüzde 30’dan yüzde 55,7’ye, 35-44 yaş grubunda ise yüzde 15,5’ten yüzde 38,1’e çıktı.

45-54 yaş grubunda yüzde 7,1’den yüzde 20,6’ya yükselen kullanım oranı, 55-64 yaş grubunda yüzde 3,1’den yüzde 10,6’ya ulaştı.

65-74 yaş grubunda ise erkeklerin kullanım oranı yüzde 2’den yüzde 5,3’e, kadınların kullanım oranı yüzde 1,2’den yüzde 4,9’a çıktı.

“Yaşlılar teknolojiyi öğrenemez” düşüncesi sorgulanıyor

Sosyolog Prof. Dr. Nilüfer Narlı, yaşlı bireylerin yeni teknolojilere uyum sağlayamayacağı yönündeki yaklaşımın artık geçerliliğini yitirdiğine dikkat çekiyor.

Telefon-5

Narlı’ya göre eğitim geçmişi, çalışma hayatında teknolojiyle kurulan ilişki, emeklilik koşulları ve sosyal çevre, ileri yaştaki bireylerin yapay zekâ kullanımını etkileyen önemli faktörler arasında bulunuyor.

Yapay zekâ, yaşlı bireyler açısından yalnızca bilgi edinme aracı değil, gündelik yaşamı kolaylaştıran bir yardımcı da olabiliyor. Dilekçe hazırlamak, teknik bir konu hakkında bilgi edinmek, hobi araştırmak veya aile anılarını yazıya dökmek gibi alanlarda kullanılabiliyor.

Yapay zekâ yalnızlığa çare olabilir mi?

Uzmanların üzerinde durduğu başlıklardan biri de yapay zekânın yaşlı bireylerin sosyal yaşamındaki rolü.

Bazı kişiler yapay zekâyı sohbet etmek, düşüncelerini toparlamak veya merak ettikleri konularda bilgi almak amacıyla kullanabiliyor. Ancak uzmanlar, dijital etkileşimin gerçek insan ilişkilerinin yerini tamamen alamayacağı konusunda uyarıyor.

Psikolog Gözde Yana Seyyar, yapay zekânın bazı kişilerde yalnızlık hissini geçici olarak hafifletebileceğini ancak sosyal izolasyonun temel nedenlerini ortadan kaldırmayabileceğini belirtiyor.

Uzmanlara göre burada önemli olan, yaşlı bireyin yapay zekâyı gerçek sosyal ilişkilerin yerine koymaması.

En büyük risk yanlış bilgiye inanmak

Yapay zekâ kullanımındaki artış olumlu fırsatların yanı sıra bazı riskleri de beraberinde getiriyor.

Uzmanlar, özellikle sağlık, ilaç ve tedavi gibi kritik konularda yapay zekâ tarafından verilen yanıtların kesin doğru kabul edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Akıllı Telefon

İlaç başlama, bırakma veya doz değiştirme gibi konularda mutlaka sağlık profesyonellerine danışılması gerekiyor.

Bunun yanı sıra kişisel bilgilerin yapay zekâ sistemleriyle paylaşılması konusunda da dikkatli olunması gerektiği belirtiliyor.

Yaşlılara yapay zekâ eğitimi verilmeli

Uzmanlara göre ileri yaştaki kullanıcıların yapay zekâdan güvenli şekilde yararlanabilmesi için yalnızca teknolojinin nasıl kullanılacağını öğrenmesi yeterli değil.

Kullanıcıların yapay zekânın verdiği bilgileri sorgulaması, farklı kaynaklardan doğrulama yapması, kişisel verilerini koruması ve gerektiğinde insan uzmanlardan destek alması büyük önem taşıyor.

Türkiye’de yapay zekâ kullanımının önümüzdeki dönemde tüm yaş gruplarında daha da yaygınlaşması beklenirken, uzmanlara göre asıl soru artık yalnızca “Kim yapay zekâ kullanıyor?” değil.

Bunun yanında “Yapay zekâyı neden kullanıyor, ne kadar bağımsız kullanabiliyor ve aldığı bilgiyi sorgulayabiliyor mu?” soruları da önem kazanıyor.

Muhabir: Ezgisu Şimşek