ANTALYA (AA) - AYŞE ŞENSOY BOZTEPE - Yönetmenliğini yaptığı 'Tabutta Rövaşata' filmi ile 1996'da 33. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde sinemadaki ilk ödülünü kazanan usta yönetmen Derviş Zaim, gençlerin yapay zeka konusunda daha donanımlı olabilmesi için etik eğitiminin önemine dikkati çekti.
Senarist ve yazar kimliğiyle de öne çıkan, kendine has anlatım dili ve sinemaya getirdiği farklı bakış açısıyla tanınan Zaim, filmlerinde kültürel miras, kimlik, gelenek ve modernleşme gibi temaları ele alıyor.
Filmlerinin senaryolarını kaleme almasının yanı sıra çoğu filminin yapımcılığını da üstlenen Zaim, sinemanın yanı sıra edebiyat alanında da üretimlerini sürdürüyor.
Yönetmenlik kariyerine 1990'lı yıllarda adım atan Zaim, ödül aldığı ve Türk sinemasında iz bırakan ilk uzun metraj filmi 'Tabutta Rövaşata' ile sinema dünyasında dikkati çekti.
'Filler ve Çimen' ve 'Cenneti Beklerken' gibi ödüllü filmlerin de yönetmeni olan Zaim, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanlığı görevini üstleniyor.
- 'Festivaller kültür ocağıdır'
Yönetmen ve yazar Derviş Zaim, AA muhabirine, Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin 63. yılına ulaşmış, köklü bir festival olduğunu söyledi.
Kültür sanat alanında köklü bir festivalin sürdürülebilmesinin, Türkiye açısından önemli olduğunu belirten Zaim, 'Bunun bir parçası olduğum için mutluyum. Festivaller kültür ocağıdır. İnsanların konuştuğu, hislerini, duygularını birbirlerine aktardıkları, yeni meseleler varsa bunların etrafında konuştukları, kendilerini anlamaya ve anlatmaya çalıştıkları yerlerdir. O yüzden festivaller ocakbaşıdır. Böyle bir ocakbaşının kıymetini bilmemiz gerekiyor.' diye konuştu.
Zaim, festivallerin insan ruhunu tazelediğini, adeta birer oksijen çadırı ve şenlik yeri olduğunu dile getirdi.
Festivalin güzel geçmesini dileyen Zaim, 'Taş taş üzerine koymak bizim amacımız olmalı. Bu festival hepimizin. Farklı görüşlere sahip olabiliriz ama festivalin sürdürülmesi hepimizin faydasınadır.' ifadesini kullandı.
- 'Yapay zekayı hayatımızı daha da zenginleştirecek bir araç olarak görmeliyiz'
Yapay zeka üretimlerinin de yer aldığı festivalde jüri başkanlığı yapan Zaim, artık teknolojinin hayatın her alanında var olduğunu ve her geçen gün geliştiğini hatırlattı.
Teknolojiden kaçılamayacağını dile getiren Zaim, şunları kaydetti:
'Devekuşu gibi başımızı toprağa gömüp ondan habersiz davranmamız insanlığın aleyhine olur. Teknoloji, yapay zeka gelişiyor. Olumsuz özellikleri de var ama onu hayatımızı daha da zenginleştirecek bir araç olarak görmemiz gerekiyor. Ancak bu sınırlar muğlak. Ne zaman bir araç olarak kendisini bize gösteriyor ne zaman kendisi bir amaca dönüşüyor bu sınırlar muğlaklaşmaya başlıyor.'
Zaim, etik olarak insanı daha ön plana alan bir yaklaşımla yapay zekanın kullanılması gerektiğini düşündüğünü belirterek, 'Aksi takdirde ayağımıza kurşun sıkarız. Bu anlamda etik önem kazanıyor. Yeni başlayanlara özellikle gençlere yapay zeka konusunda daha donanımlı olabilmeleri için bir etik eğitimi gerekiyor. Bunun üzerine düşünmemiz, bir yapay zeka külliyatı geliştirmemiz gerekiyor. 'Nasıl kullanmalı, ne için kullanmalı?' diye insanların kendi düşüncelerini döktükleri bir külliyatın oluşması hepimizin hayrına olacaktır.' diye konuştu.





