İSTANBUL (AA) - Biyoplastik ve biyopolimer teknolojileri alanında faaliyet gösteren Sunar NP, kahve ve diğer gıda atıklarını biyobozunur pipet üretiminde kullanılabilecek biyobazlı ham maddeye dönüştürdü.

Arçelik 2025 Entegre Raporu ve TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı
Arçelik 2025 Entegre Raporu ve TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı
İçeriği Görüntüle

Şirketten yapılan açıklamaya göre, mısır nişastası bazlı biyopolimer teknolojisi ile kahve ve diğer gıda atıklarını bir araya getiren şirket, geliştirdiği biyobazlı ham maddeyi ilk aşamada biyobozunur pipet üretiminde kullanmaya başladı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Mustafa Nuri Çomu, geliştirilen biyomalzemenin şirket için yeni bir ürün geliştirme sürecinden ziyade, uzun yıllardır sahip oldukları mısır nişastası bazlı biyopolimer teknolojisi bilgi birikiminin döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim yaklaşımının somut çıktısı olduğunu belirtti.

Türkiye'nin fosil kaynaklar açısından sınırlı imkanlara sahip olduğunu ifade eden Çomu, yerli tarımsal kaynakların ve organik atıkların yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini sağlayan teknolojilerin sürdürülebilir kalkınma açısından önem taşıdığını kaydetti.

Çomu, geliştirdikleri biyomalzemelerin ithal fosil bazlı ham maddelere bağımlılığın azaltılmasına ve Türkiye'nin biyoekonomi hedeflerine katkı sunduğunu vurgulayarak, 'Türkiye'de biyoplastiği ilk üreten ve biyoplastik üretiminde ham madde entegrasyonuna sahip tek firma olarak biyoplastiği yalnızca konuşan değil, biyobozunur ve kompostlanabilir biyopolimerleri geliştirip sanayi ölçeğinde üreten, gerçek uygulamalarla ticarileştiren bir şirket olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Bugün ilk uygulama alanı biyobozunur pipetler olsa da geliştirdiğimiz biyobazlı ham madde, gıda ambalajlarından çatal, kaşık ve tabak gibi tek kullanımlık servis ürünlerine, farklı biyoplastik uygulamalarından birçok endüstriyel çözüme kadar geniş bir kullanım potansiyeline sahip.' değerlendirmelerinde bulundu.

Temel hedeflerinin doğaya geri döndürülebilen, kaynak verimliliğini artıran ve sanayiyle entegre çözümler geliştirmek olduğuna dikkati çeken Çomu, şunları kaydetti:

'Sürdürülebilirlik bizim için yalnızca çevresel bir hedef değil, inovasyonun, rekabet gücünün ve geleceğin sanayisinin temelidir. Geliştirdiğimiz her yeni biyomalzeme, yerli tarımsal kaynakların ve organik atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlayarak ülkemizin yeşil dönüşümüne, sanayimizin küresel rekabet gücüne ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine hizmet ediyor. Türkiye'nin biyoplastik dönüşümü artık yalnızca bir vizyon değil; yerli teknoloji, yerli üretim ve gerçek ticari uygulamalarla hayata geçen bir sanayi başarısıdır.'

Kaynak: AA