“POLATLI’DA BİR BUĞDAY DENİZİDİR”

Şair ve yazar Ceyhun Atuf Kansu, Polatlı’ya ulaşan ve doğrudan cepheye gönderilen askerlerin durumunu dizelerinde şöyle anlattı:

“Ve onlar Polatlı’da tirenden indiler
Polatlı’da ekenekler bir buğday denizidir.
Kimseyi komadılar bu denizin kıyısında
Dinlenmeye ve de uyumaya…”

Cepheye ulaşan askerler, gece gündüz demeden Haymana tepelerine doğru yürüdü. Arkalarında aileleri, önlerinde ise Ankara ve bağımsızlık mücadelesinin kaderi vardı.

SAVAŞ 23 AĞUSTOS 1921’DE BAŞLADI

Sakarya Meydan Muharebesi, 23 Ağustos 1921’de Türk ve Yunan ordularının Ankara’nın Polatlı ve Haymana ilçeleri arasındaki bölgede karşı karşıya gelmesiyle başladı.

Yaklaşık 102 bin kişilik Türk ordusu ile 124 bine yaklaşan Yunan kuvvetlerinin mücadelesi, Sakarya Nehri’nin doğusunda yaklaşık 100 kilometre genişliğinde ve 25 kilometre derinliğinde devasa bir alana yayıldı.

Savaş, tek bir cephe hattında gerçekleşmedi. Tepeden tepeye, mevziden mevziye, köyden köye ilerleyen mücadelede her karış toprak için günlerce savaşıldı.

“HATTI MÜDAFAA YOKTUR, SATHI MÜDAFAA VARDIR”

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” sözü, Sakarya’daki savunmanın temel anlayışını ortaya koydu.

Türk ordusu için savunulacak tek bir siper ya da çizgi yoktu. Kaybedilen her mevzinin gerisinde yeni bir savunma hattı kuruluyor, mücadele bütün vatan sathında sürdürülüyordu.

Suluin Mağarası'nda 117 metre derinliğe ulaşılıp dalgıçlar için kılavuz hat çekildi
Suluin Mağarası'nda 117 metre derinliğe ulaşılıp dalgıçlar için kılavuz hat çekildi
İçeriği Görüntüle

ANKARA’NIN KADERİ SAKARYA’DA BELİRLENDİ

Savaş başladığında Kütahya, Eskişehir ve Afyon kaybedilmiş, Türk ordusu imha edilmemek için Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmişti.

Yunan ordusu Ankara’ya yaklaşık 70 kilometre kadar yaklaşmıştı. Meclisin ve hükûmetin Kayseri’ye taşınması dahi gündeme gelmişti.

Bu kritik süreçte Anadolu halkı da ordunun yanında yer aldı. Tekâlif-i Milliye emirleri kapsamında halkın elinde bulunan imkânlar ordunun ihtiyaçları için seferber edildi.

Köylünün ekmeği, kağnısı, hayvanı, giyeceği ve elinde kalan diğer imkânlar cepheye taşındı.

“SUBAY MUHAREBESİ” OLARAK DA ANILDI

Sakarya Meydan Muharebesi’nin bedeli son derece ağır oldu.

Türk ordusunda 5 bin 713 asker şehit olurken, 18 bin 480 asker yaralandı. Esir ve kayıplarla birlikte, firarlar hariç toplam muharebe zayiatı 33 bin 654 kişiye ulaştı.

Subay kayıplarının da çok yüksek olması nedeniyle Sakarya Meydan Muharebesi, tarih kaynaklarında “Subay Muharebesi” olarak da anıldı.

22 GÜN 22 GECE SONRA YUNAN ORDUSU GERİ ÇEKİLDİ

13 Eylül 1921’e gelindiğinde Sakarya Nehri’nin doğusunda Yunan kuvvetleri kalmadı. Yunan ordusu tamamen imha edilemese de Ankara’ya yönelik ilerleyişini ve saldırı gücünü kaybetti.

Böylece Millî Mücadele’nin 1919’dan itibaren devam eden geri çekilme dönemi sona erdi. Sakarya Zaferi ile savaşın seyri Türk ordusu lehine değişti ve vatanın tamamen kurtarılması için gerçekleştirilecek Büyük Taarruz’un önü açıldı.

SAKARYA ZAFERİ DİPLOMATİK BAŞARILARI DA BERABERİNDE GETİRDİ

Sakarya Zaferi’nin ardından Ankara Hükûmeti’nin uluslararası alandaki konumu da güçlendi.

13 Ekim 1921’de Kars Antlaşması, 20 Ekim 1921’de ise Fransa ile Ankara Antlaşması imzalandı. Ankara Antlaşması ile Güney Cephesi büyük ölçüde kapandı ve Fransa, Ankara Hükûmeti ile anlaşma yoluna gitti.

Sakarya Zaferi, böylece yalnızca askerî değil, diplomatik açıdan da Millî Mücadele’nin önemli dönüm noktalarından biri oldu.

105 YIL SONRA AYNI MİRAS

Sakarya Meydan Muharebesi’nin başlamasının 105. yılında, bağımsızlık mücadelesinin en ağır günlerinde cepheye koşan askerler ve Anadolu halkının fedakârlığı bir kez daha hatırlanıyor.

Polatlı’da trenden indirildikten sonra dinlenmeden cepheye yürüyen, günlerce uykusuz ve yorgun savaşan askerler; Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde Ankara’nın ve Millî Mücadele’nin geleceğini savundu.

Sakarya Meydan Muharebesi’nin 105. yılında başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin tüm komutanlarını, kahraman askerlerini ve ordusunun bütün imkânlarını seferber eden Anadolu halkını saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.

Muhabir: Suğra İrem Yıldız