Osmaniyeliler dikkat! Deprem, trafik kazası, ani kayıp ve diğer travmatik olayların ardından ortaya çıkabilen akut stres bozukluğu, ruh sağlığını ve günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle 6 Şubat depremlerinden etkilenen Osmaniyeliler açısından da önem taşıyan bu rahatsızlık; yoğun kaygı, uyku bozuklukları, sürekli tetikte hissetme ve yaşanan olayı tekrar tekrar hatırlama gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Uzmanlar, travma sonrasında ortaya çıkan ve günlük yaşamı zorlaştıran belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Akut Stres Bozukluğu Nedir?

Akut stres bozukluğu (ASB), kişinin travmatik bir olaya maruz kalmasının ardından gelişebilen kısa süreli bir ruh sağlığı rahatsızlığıdır.

Genellikle travmatik olayın ardından üç gün ile bir ay arasında görülen belirtilerle tanımlanıyor.

Deprem, ciddi trafik kazaları, şiddet olayları ve yaşamı tehdit eden durumlar akut stres bozukluğunun ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Travma sonrasında korku, kaygı ve huzursuzluk yaşanması doğal bir tepki olarak değerlendiriliyor. Ancak belirtilerin yoğunlaşması ve günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemesi durumunda profesyonel destek alınması önem taşıyor.

Osmaniyeliler Bu Belirtilere Dikkat!

Akut stres bozukluğunun belirtileri kişiden kişiye değişebiliyor. Bazı kişiler yaşadıkları olayı sürekli hatırlarken bazıları kendisini çevresinden kopmuş veya sürekli tehlike altındaymış gibi hissedebiliyor.

Akut stres bozukluğunda görülebilen belirtiler şöyle:

  • Olayı yeniden yaşama: Travmatik olayın anılarının istemsiz şekilde zihne gelmesi.

  • Kâbus görme: Yaşanan olayla bağlantılı rahatsız edici rüyaların tekrarlanması.

  • Sürekli kaygı: Kişinin kendisini huzursuz, korkulu veya gergin hissetmesi.

  • Uyku problemleri: Uykuya dalmakta zorlanma veya sık sık uyanma.

  • Dikkat dağınıklığı: Günlük işlere ve sorumluluklara odaklanmakta güçlük çekme.

  • Aşırı irkilme: Ani seslere ve beklenmedik hareketlere karşı yoğun tepki gösterme.

  • Kaçınma davranışı: Yaşanan travmayı hatırlatan yerlerden, kişilerden veya konuşmalardan uzak durma.

  • Duygusal kopukluk: Kişinin kendisini çevresinden uzaklaşmış veya rüyadaymış gibi hissetmesi.

  • Sinirlilik: Normalden daha çabuk öfkelenme ve tahammül seviyesinin azalması.

Bu belirtilerin her birinin tek başına akut stres bozukluğu anlamına gelmediği, tanının ruh sağlığı uzmanları tarafından konulması gerektiği vurgulanıyor.

Akut Stres Bozukluğu Neden Ortaya Çıkar?

Akut stres bozukluğu, kişinin fiziksel veya psikolojik güvenliğini tehdit eden bir olayın ardından gelişebiliyor.

Rahatsızlığı tetikleyebilen durumlar arasında şunlar bulunuyor:

  • Deprem ve diğer doğal afetler

  • Ciddi trafik kazaları

  • Ani ve beklenmedik kayıplar

  • Fiziksel veya cinsel saldırılar

  • Yaşamı tehdit eden olaylar

  • Ağır yaralanmalar

  • Travmatik olaylara doğrudan tanık olmak

Daha önce travmatik olay yaşamış kişilerde, geçmiş ruh sağlığı sorunları bulunanlarda ve yeterli sosyal desteğe sahip olmayanlarda risk artabiliyor.

Ancak travmatik bir olay yaşayan herkesin akut stres bozukluğu geliştirmediği belirtiliyor.

Deprem Sonrası Akut Stres Bozukluğu Görülür mü?

Deprem gibi büyük afetler, insanların güvenlik duygusunu etkileyerek yoğun korku ve kaygı yaşamasına neden olabiliyor.

6 Şubat depremlerinde büyük kayıplar yaşayan Osmaniye'de de travma sonrası ruh sağlığının korunması önemini sürdürüyor.

Depremi doğrudan yaşayan, yakınlarını kaybeden veya yaşam düzeni değişen kişilerde farklı zamanlarda ruhsal belirtiler görülebiliyor.

Ancak akut stres bozukluğu, travmatik olaydan sonraki ilk ayda ortaya çıkan belirtilerle tanımlanıyor. Olaydan aylar veya yıllar sonra devam eden ya da yeni başlayan yakınmaların farklı tanılar açısından değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu nedenle Osmaniyelilerin uzun süren kaygı, uyku sorunları ve travmatik anılar gibi şikâyetleri varsa ruh sağlığı uzmanına başvurması öneriliyor.

Akut Stres Bozukluğu Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?

Akut stres bozukluğu, yalnızca kişinin duygularını değil, iş hayatını, aile ilişkilerini ve fiziksel sağlığını da etkileyebiliyor.

İş ve eğitim hayatı: Dikkat sorunları, uyku bozuklukları ve rahatsız edici düşünceler nedeniyle verimlilik azalabiliyor.

Aile ilişkileri: Sinirlilik, içe kapanma ve duygusal uzaklaşma aile bireyleri arasındaki iletişimi zorlaştırabiliyor.

Fiziksel sağlık: Yoğun stres, çarpıntı, kas gerginliği, baş ağrısı ve uyku sorunları gibi fiziksel yakınmalara eşlik edebiliyor.

Sosyal yaşam: Kişiler kendilerini güvende hissetmedikleri ortamlardan uzaklaşabiliyor ve sosyal ilişkilerinde zorlanabiliyor.

Akut Stres Bozukluğu ile Travma Sonrası Stres Bozukluğu Aynı mı?

Akut stres bozukluğu ile travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) birbirine benzeyen ancak aynı olmayan iki farklı ruh sağlığı rahatsızlığıdır.

Aralarındaki önemli farklardan biri belirtilerin süresidir.

Akut stres bozukluğu, travmatik olaydan sonraki üç gün ile bir ay arasında görülebiliyor.

Travma sonrası stres bozukluğu ise belirtilerin bir aydan uzun sürmesiyle ilişkili olup bazen travmadan daha uzun süre sonra da ortaya çıkabiliyor.

Akut stres bozukluğu yaşayan herkesin ilerleyen dönemde travma sonrası stres bozukluğu geliştirmediği biliniyor.

Akut Stres Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Akut stres bozukluğunun tanısı, psikiyatri uzmanı tarafından kişinin yaşadığı olay, belirtileri ve günlük yaşamındaki değişiklikler değerlendirilerek konulabiliyor.

Tanı sürecinde belirtilerin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve kişinin işlevselliğini ne ölçüde etkilediği inceleniyor.

Gerekli durumlarda başka fiziksel veya ruhsal rahatsızlıkların bulunup bulunmadığı da değerlendiriliyor.

Akut Stres Bozukluğunun Tedavisi Var mı?

Akut stres bozukluğu, uygun psikolojik destek ve tedavi yöntemleriyle yönetilebilen bir ruh sağlığı rahatsızlığıdır.

Tedavide kişinin yaşadığı travmanın etkilerini azaltmak, güvenlik duygusunu yeniden güçlendirmek ve günlük yaşamına uyum sağlamasına yardımcı olmak amaçlanıyor.

Tedavide kullanılan başlıca yöntemler şunlar:

Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi: Travmatik olayla ilişkili düşünce, duygu ve davranışların ele alınmasını sağlıyor. Akut stres bozukluğunda etkinliği desteklenen başlıca psikoterapi yöntemlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Psikolojik destek: Kişinin güvenli bir ortamda desteklenmesi, yaşadığı belirtileri anlaması ve uygun başa çıkma becerileri geliştirmesi hedefleniyor.

EMDR terapisi: Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme yöntemi, uygun görülen bazı travma ilişkili durumlarda uzmanlar tarafından değerlendirilebiliyor.

İlaç tedavisi: Yoğun kaygı, uyku bozukluğu veya eşlik eden başka rahatsızlıklar bulunduğunda psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilebiliyor. İlaçlar, akut stres bozukluğunda temel tedavi yöntemi olarak kabul edilmiyor.

Tedavi planı kişinin belirtilerine, yaşadığı travmanın etkilerine ve genel sağlık durumuna göre belirleniyor.

Osmaniyeliler Ne Zaman Uzman Desteği Almalı?

Travmatik bir olay sonrasında ruhsal belirtiler yaşayan Osmaniyelilerin, özellikle şikâyetleri günlük yaşamlarını etkilemeye başladığında profesyonel destek almaları önem taşıyor.

Aşağıdaki durumlarda psikiyatri uzmanına başvurulması öneriliyor:

  • Uyku düzeninin belirgin şekilde bozulması

  • İşe veya okula devam etmekte zorlanılması

  • Günlük yaşamın yoğun korku ve kaygı nedeniyle aksaması

  • Sosyal ilişkilerden uzaklaşılması

  • Travmatik anıların sık sık tekrar etmesi

  • Belirtilerin giderek ağırlaşması veya uzun süre devam etmesi

Kendine veya başkasına zarar verme düşüncesi ya da planı, ciddi bilinç ve gerçeklik algısı bozukluğu veya acil tıbbi tehlike oluşturan belirtiler yaşanıyorsa vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istenmesi gerekiyor.

Osmaniyeliler Ruh Sağlığını Korumak İçin Neler Yapabilir?

Travmatik olayların ardından kişinin güvenli bir ortamda bulunması ve ihtiyaç duyduğu desteğe ulaşması büyük önem taşıyor.

Aile ve yakın çevreyle iletişim kurmak, uyku düzenini korumaya çalışmak, günlük yaşamda sürdürülebilir rutinler oluşturmak ve gerektiğinde uzman desteği almak iyileşme sürecine yardımcı olabiliyor.

Osmaniye Merkez, Kadirli, Düziçi, Bahçe, Hasanbeyli, Sumbas ve Toprakkale'de yaşayan vatandaşlar, ruhsal şikâyetleri için uygun sağlık kuruluşlarının psikiyatri birimlerine başvurabiliyor.

Uzmanlar, travma sonrası ortaya çıkan yoğun stres belirtilerinin görmezden gelinmemesi ve kişinin ihtiyaç duyduğu psikolojik desteğe zamanında ulaşmasının önemini vurguluyor.

Muhabir: Resul Özdil