Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışanların işten ayrıldıktan sonra talep edebileceği kullanılmamış yıllık izin ücretlerine ilişkin önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, yıllık ücretli izin alacaklarında zamanaşımı süresinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl olduğunu belirterek 10 yıllık süreyi esas alan mahkeme kararını bozdu.
Osmaniye dahil Türkiye genelindeki çalışanları ve işverenleri ilgilendiren karar, özellikle işten ayrıldıktan sonra kullanılmayan izinlerinin ücretini talep etmek isteyenler açısından önem taşıyor.
Yargıtay, somut olayda iş sözleşmesinin 4 Aralık 2013 tarihinde sona erdiğini, davanın ise 24 Ekim 2019 tarihinde açıldığını belirterek 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğuna dikkat çekti.
Yıllık İzin Ücretinde Zamanaşımı Kaç Yıl?
İşçilerin kullanmadıkları yıllık izinlere karşılık talep ettikleri ücretlerde zamanaşımı süresi, geçmiş yıllarda farklı hukuki değerlendirmelere konu oldu.
2012-2017 yılları arasında yıllık izin ücretlerine ilişkin uyuşmazlıklarda 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanırken 2017 yılında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun Ek 3. maddesiyle bu süre 5 yıl olarak düzenlendi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de 2020 yılında kapatılan 22. Hukuk Dairesi ile birleşmesinin ardından konuyu yeniden değerlendirdi.
Yüksek Mahkeme, yıllık ücretli izin alacaklarında 5 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması gerektiği yönündeki içtihadını ortaya koydu.
11 Yıl Çalışan İşçinin Mirasçıları Dava Açtı
Karara konu olayda, yurt dışındaki inşaat şantiyelerinde yaklaşık 11 yıl demir ustası olarak çalışan D.K., emekli olarak işinden ayrıldı.
Ancak işçi, kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini alamadan hayatını kaybetti.
Bunun üzerine mirasçıları, işverene karşı İş Mahkemesinde alacak davası açtı.
Davacı aile, işçinin haftanın 7 günü çalıştığını ve 110 günlük kullanılmamış yıllık izin ücretinin ödenmediğini ileri sürdü.
Davada ayrıca kıdem ve ihbar tazminatı talepleri de gündeme getirildi.
Davalı inşaat şirketi ise alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davaya itiraz etti.
Yerel Mahkeme 10 Yıllık Süreyi Esas Aldı
Davayı inceleyen İş Mahkemesi, işverenin yıllık izinlerin kullandırıldığını veya karşılığındaki ücretin ödendiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi.
Mahkeme, işverenin zamanaşımı itirazını reddederek yıllık izin alacağını 10 yıllık zamanaşımı süresi üzerinden değerlendirdi.
Karara itiraz eden inşaat şirketi, dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine taşıdı.
İstinaf incelemesinde de işverenin başvurusu reddedildi ve ilk derece mahkemesinin kararı uygun bulundu.
Bunun üzerine şirket, kararı temyiz ederek Yargıtay'a başvurdu.
Yargıtay Kararı Oy Birliğiyle Bozdu
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücretinde uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu belirledi.
Yargıtay, iş sözleşmesinin sona erdiği 4 Aralık 2013 tarihinden davanın açıldığı 24 Ekim 2019 tarihine kadar 5 yıldan fazla süre geçtiğine dikkat çekti.
Yüksek Mahkeme, yıllık izin alacağının zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu.
Böylece 10 yıllık zamanaşımı süresine dayanılarak verilen hüküm hukuka uygun bulunmadı.
Yıllık İzin Ücretinde 5 Yıllık Süre Ne Zaman Başlıyor?
Yargıtay'ın kararına göre kullanılmayan yıllık izin ücretine ilişkin zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlıyor.
Bu ayrım, yıllık izin hakkı ile kullanılmayan izinlerin ücret alacağına dönüşmesi bakımından önem taşıyor.
İşçi çalışmaya devam ederken yıllık izin hakkını kullanabiliyor. İş sözleşmesi sona erdiğinde ise kullanılmayan izinlerin karşılığı, ilgili koşullarda ücret alacağına dönüşüyor.
Yargıtay'ın incelediği uyuşmazlıkta da 5 yıllık süre, işçinin çalışmaya başladığı tarihten değil iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren hesaplandı.
Osmaniyeli Çalışanlar İçin Karar Ne Anlama Geliyor?
Osmaniye'de özel sektörde çalışan, emeklilik nedeniyle işinden ayrılan veya iş sözleşmesi sona eren vatandaşlar açısından karar, yıllık izin ücreti taleplerinin zamanında değerlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor.
Kullanılmayan yıllık izinlere karşılık ücret alacağı bulunan çalışanların, işten ayrıldıkları tarihi ve alacaklarına ilişkin hukuki süreleri dikkate almaları gerekiyor.
Bununla birlikte zamanaşımı değerlendirmelerinde somut olayın koşulları, uygulanacak mevzuat ve süreyi etkileyebilecek hukuki işlemler önem taşıyabiliyor.
Dolayısıyla her uyuşmazlığın yalnızca işten ayrılma tarihi üzerinden değerlendirilmesi yeterli olmayabilir.
5 Yılı Geçiren Çalışanların İzin Parası Yanacak Mı?
Yargıtay'ın kararı, yıllık izin ücretinin talep edilmesinde 5 yıllık zamanaşımı süresinin önemini ortaya koyuyor.
Ancak zamanaşımı, bir alacağın her durumda kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmiyor. İşverenin zamanaşımı savunması ve dosyanın hukuki koşulları değerlendirmede belirleyici olabiliyor.
Nitekim Yargıtay'ın incelediği olayda da davalı işveren zamanaşımı itirazında bulundu.
Yüksek Mahkeme, bu itirazı değerlendirerek 5 yıllık sürenin geçtiği sonucuna ulaştı ve yıllık izin alacağı yönünden verilen hükmü bozdu.
Karar, kullanılmayan yıllık izin ücretlerini talep etmek isteyen çalışanlar açısından iş sözleşmesinin sona erdiği tarihin ve zamanaşımı süresinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.



