Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin ardından küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler yatırımcıların gündemindeki yerini koruyor. Zirvede savunma ve güvenlik politikaları ön plana çıkarken, ABD ile İran arasında yeniden yükselen gerilim ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikalarına ilişkin beklentiler de piyasaların yönünü belirleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor.

Ekonomist Prof. Dr. Sefer Şener, NATO Zirvesi’nin ekonomik etkileri ile küresel piyasalarda yaşanan son gelişmeleri değerlendirerek yatırımcılara önemli uyarılarda bulundu. Şener’e göre zirve, yalnızca güvenlik alanında değil ekonomik açıdan da ülkeler için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor.
Prof. Dr. Şener, NATO ülkelerinin savunma harcamalarını artırmaya yönelik adımlarının ekonomik büyüme, yatırım akışları ve savunma sanayisi sektörleri üzerinde önemli etkiler oluşturacağını belirtti. Savunma sanayisinin son yıllarda büyük gelişim gösterdiği Türkiye açısından bu sürecin önemli fırsatlar barındırdığını ifade eden Şener, özellikle savunma sanayii alanında faaliyet gösteren şirketlerin önümüzdeki dönemde daha fazla ilgi görebileceğini söyledi.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki güçlü konumunun hem yerli hem de yabancı yatırımcıların dikkatini çektiğini belirten Şener, Borsa İstanbul’da işlem gören savunma sanayii şirketlerinin hisselerinde değer artışlarının görülebileceğini dile getirdi. Ayrıca yabancı sermayenin bu sektöre olan ilgisinin artmasının Türkiye ekonomisine olumlu katkılar sağlayabileceğini ifade etti.
Küresel piyasalarda ise gözler yeniden Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere çevrildi. ABD ile İran arasında bozulan ateşkes ortamının enerji piyasalarında sert fiyat hareketlerine neden olduğunu belirten Şener, ilk etkinin petrol fiyatlarında hissedildiğini söyledi. Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte ham petrol fiyatlarında kısa sürede yüzde 5 ila 6 arasında yükseliş yaşandığını kaydeden uzman isim, enerji maliyetlerindeki artışın küresel ekonomi açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme olduğunu vurguladı.

Petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca enerji sektörünü değil, birçok farklı piyasayı da etkilediğine dikkat çeken Şener, enerji maliyetlerinin üretim ve taşımacılık giderleri üzerindeki baskıyı artırabileceğini ifade etti. Bu durumun küresel enflasyon görünümü üzerinde de etkili olabileceği değerlendiriliyor.
Altın piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şener, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altının son dönemde farklı dinamiklerin etkisi altında kaldığını belirtti. Jeopolitik gelişmelerin altın fiyatları üzerinde etkili olduğunu ancak asıl belirleyici unsurun ABD Merkez Bankası’nın faiz politikaları olduğunu vurgulayan Şener, faiz beklentilerinin altın fiyatları üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.

Uzmanlara göre yatırımcılar, yalnızca savaş ve jeopolitik gelişmelere odaklanmak yerine merkez bankalarının kararlarını ve küresel ekonomik verileri de yakından takip etmek zorunda. Özellikle Fed’in faiz indirimi veya faiz artırımı yönündeki olası adımları, altın ve diğer emtia piyasalarının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.
Prof. Dr. Sefer Şener, mevcut piyasa koşullarında yatırımcıların daha dikkatli hareket etmesi gerektiğini belirterek kısa vadeli işlemlere karşı uyarıda bulundu. Piyasalarda yaşanan ani yükseliş ve düşüşlerin kalıcı olmayabileceğini ifade eden Şener, yatırım kararlarının kısa süreli fiyat hareketlerinden ziyade orta ve uzun vadeli beklentiler doğrultusunda alınmasının daha sağlıklı olacağını söyledi.
Uzmanlar, jeopolitik riskler, enerji fiyatları ve merkez bankalarının politikalarının önümüzdeki dönemde küresel piyasaların seyrini belirlemeye devam edeceğini ifade ederken, yatırımcıların risk yönetimine önem vermesi gerektiğinin altını çiziyor. NATO Zirvesi sonrası ortaya çıkan yeni ekonomik tablo, hem küresel hem de yerel piyasalarda yakından takip edilmeye devam ediyor.



