Avustralya'da bilim insanlarının farelerin tarım arazilerine verdiği zararı azaltmak amacıyla geliştirdiği sıra dışı yöntem dikkat çekti. Farelerin güçlü koku duyusundan yararlanan araştırmacılar, tarlalara seyreltilmiş buğday rüşeymi yağı püskürterek ekilen tohumların bulunmasını zorlaştırdı.
Sydney Üniversitesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen çalışmada, tarlanın tamamına yayılan buğday kokusunun farelerin gerçek tohumların yerini belirlemesini güçleştirdiği görüldü. Deney sonuçlarına göre özellikle ekimden önce uygulanan yöntemde tohum kaybı yüzde 74'e kadar azaltıldı.
60 parselde farklı yöntemler test edildi
Araştırma, Avustralya'nın Yeni Güney Galler bölgesinde fare istilasının yoğun olduğu 2021 yılında gerçekleştirildi. Pleasant Hills bölgesinin yaklaşık 10 kilometre kuzeybatısındaki bir çiftlikte 60 parsel üzerinde beş farklı uygulama karşılaştırıldı.
Çalışmanın amacı, yeni ekilen buğday tohumlarının çevresindeki kokusal ortamı değiştirerek farelerin tohumları bulmasını ve toprağı kazarak çıkarmasını engellemekti.
Deneyde bazı parsellere seyreltilmiş buğday rüşeymi yağı çözeltisi püskürtüldü. Kontrol gruplarında ise kanola yağı uygulaması, parsellerin çiğnenmesi ve herhangi bir işlem yapılmaması gibi farklı uygulamalar kullanıldı.
Sonuçlarda, kontrol gruplarındaki alanların buğday rüşeymi yağı uygulanan parsellere göre daha fazla zarar gördüğü belirlendi.
Tarlanın tamamı buğday gibi koktu
Fareler yiyecek ararken koku duyularından yararlanıyor ve tohumun kokusunu takip ederek bulunduğu noktayı belirleyebiliyor. Daha sonra toprağı kazarak tohuma ulaşabiliyor.
Araştırmacılar da bu davranışı tersine çevirmek için tarlanın tamamına buğday kokusu yaymayı denedi. Seyreltilmiş buğday rüşeymi yağı sayesinde yalnızca tohumların bulunduğu noktalar değil, geniş bir alan buğday kokmaya başladı.
Böylece farelerin karşısında birbirinden ayırt edilmesi zor çok sayıda koku kaynağı oluştu. Araştırmacılara göre hayvanlar belirli bir noktayı bulmak için uzun süre kazmak yerine başka yiyecek kaynaklarına yönelmeyi tercih etti.
Tohum kaybı yüzde 74 azaldı
Deneyde yöntemin uygulanma zamanının sonuçlar üzerinde önemli bir fark oluşturduğu görüldü.
Ekim sırasında ve sonrasında buğday rüşeymi yağı uygulanan parsellerde tohum kaybı, işlem yapılmayan alanlara göre yüzde 63 daha düşük gerçekleşti. Ekimden önce uygulama yapılan parsellerde ise tohum kaybındaki azalma yüzde 74'e ulaştı.
Araştırmacılar, ekimden önce tarlaya yayılan yoğun buğday kokusunun farelerin bu kokuyu daha sonra önemsememeyi öğrenmesine neden olabileceğini değerlendiriyor. Böylece gerçek tohumlar toprağa bırakıldığında farelerin onları kokudan ayırt ederek bulması daha zor hale geliyor.
Buğdayın en hassas döneminde devreye giriyor
Buğdayın ekilmesiyle çimlenmesi arasında geçen yaklaşık iki haftalık dönem, tohumların farelere karşı en savunmasız olduğu süreçlerden biri.
Tohumlar henüz filizlenmeden önce fareler tarafından kolaylıkla bulunup topraktan çıkarılabiliyor. Geliştirilen kokusal kamuflaj yönteminin de özellikle bu kısa dönemde koruma sağlaması hedefleniyor.
Araştırmacılara göre yöntem, fareleri doğrudan ortadan kaldırmak yerine onların yiyeceğe ulaşmasını zorlaştırıyor. Tohumların çimlenmesiyle birlikte ise bitkinin gelişmesi, farelerin doğrudan tohuma ulaşma ihtimalini azaltıyor.
Farelerin direnç geliştirmesi zor olabilir
Yöntemin dikkat çeken özelliklerinden biri de farelerin zaten yiyecek bulmak için kullandığı doğal bir kokunun tercih edilmesi.
Araştırmacılar, bu nedenle yöntemin farelerin yeni bir zehire veya tehdit unsuruna karşı direnç geliştirmesi gibi bir sorun oluşturmasının daha az olası olduğunu belirtiyor. Kullanılan koku, hayvanların zaten buğdayı bulmak için güvendiği bir işaret olduğu için yöntem farklı bir çalışma mekanizmasına dayanıyor.
Avustralya'da fare istilalarının tarımsal üretimde ciddi kayıplara neden olduğu dönemlerde, alternatif ve zehirsiz mücadele yöntemleri büyük önem taşıyor. Bu çalışma da ürünleri doğrudan fareleri öldürmeden korumaya yönelik yaklaşımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Araştırmacılar, benzer kokusal kamuflaj yöntemlerinin farklı tarım ürünlerinde ve kokuyla yiyecek arayan başka hayvanlara karşı da kullanılabilme ihtimalini araştırıyor. Ancak yöntemin farklı ürün ve çevre koşullarındaki etkinliğinin belirlenmesi için yeni çalışmalar yapılması gerekiyor.




