Eğitim-İş Osmaniye İl Başkanı Adem Yücel, Millî Eğitim Bakanlığının 81 ile gönderdiği “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler Genelgesi” hakkında yazılı açıklama yaptı.
Genelgede yer aldığı belirtilen kılık-kıyafet ve önlük uygulamasına karşı çıktıklarını bildiren Yücel, söz konusu düzenlemenin öğretmenlerin mesleki özerkliğine müdahale niteliği taşıdığını savundu.
“Genelgeye karşı dava açtık”
Eğitim-İş’in genelgeye karşı hukuki süreç başlattığını açıklayan Yücel, eğitim sisteminin temel sorunlarına çözüm üretilmesi gerekirken öğretmenlere yönelik yeni yükümlülükler getirilmesini doğru bulmadıklarını ifade etti.
Yücel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Eğitim-İş olarak, eğitimin kronikleşmiş sorunlarına çözüm üretmek yerine öğretmeni daha fazla denetleyen, eğitim süreçlerini merkezî talimatlarla kuşatan ve yönetmeliklerle düzenlenmiş alanlarda dahi yeni yükümlülükler yaratmaya çalışan genelgeye karşı dava açtığımızı kamuoyuna duyururuz.”
Eylem kararının kapsamı genişletilecek
Sendikanın daha önce aldığı kılık-kıyafet eylemi kararının arkasında olduğunu belirten Yücel, yeni dönemde alınacak kararın önlük uygulamasını da kapsayacak biçimde genişletileceğini bildirdi.
İl ve ilçe millî eğitim müdürlükleri ile okul yönetimlerinden gelebilecek baskı ve yaptırımlar karşısında üyelerini yalnız bırakmayacaklarını kaydeden Yücel, sendikanın hukuki ve idari süreçleri takip edeceğini söyledi.
“Mesleki özerkliğe müdahaledir”
Genelgede bulunduğunu belirttiği kılık-kıyafet düzenlemelerini eleştiren Yücel, “toplumsal hassasiyet” gibi sınırları açık biçimde belirlenmeyen ifadeler üzerinden öğretmenlere yeni yükümlülükler getirilemeyeceğini savundu.
Yücel, “Genelgede yer alan kılık-kıyafet ve önlük dayatması, öğretmenlerin mesleki özerkliğine ve kişisel yaşam alanına açık bir müdahaledir” dedi.
Eğitim sistemindeki sorunlara dikkat çekti
Öğretmenlerin ekonomik ve mesleki sorunlarının çözüm beklediğini dile getiren Yücel; ücretler, çalışma koşulları, okullardaki temizlik ve güvenlik personeli eksiklikleri ile ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamalarının öncelikli olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
Öğrencilerin beslenme sorunlarına da değinen Yücel, Bakanlığın önceliğinin öğretmenlerin kıyafetleri yerine eğitim sistemindeki yapısal eksiklikler olması gerektiğini ifade etti.
“Saygınlık haklarla korunur”
Öğretmenlik mesleğinin itibarının tek tip kıyafet uygulamalarıyla sağlanamayacağını savunan Yücel, meslek çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarının güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Yücel, şunları kaydetti:
“Öğretmenlik mesleğinin saygınlığı tek tip elbise dayatmalarıyla değil; insan onuruna yaraşır ücret ve çalışma koşullarıyla, can güvenliğini koruyan yasal düzenlemelerle ve öğretmenleri ayrıştırarak değersizleştiren istihdam modellerinin kaldırılmasıyla korunabilir.”
Kadın öğretmenlere yönelik söylemlere tepki
Genelgeyle ilgili kamuoyunda kullanılan bazı ifadeleri de eleştiren Yücel, özellikle kadın öğretmenlerin kıyafetleri üzerinden yürütülen tartışmaların mesleğin itibarına zarar verdiğini söyledi.
Öğretmenlerin mesleki yeterliliğinin kişisel ahlak ölçütleri üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Yücel, öğretmenin saygınlığının bilgi birikimi, topluma katkısı ve yetiştirdiği öğrencilerle oluştuğunu dile getirdi.
“Mücadelemizi sürdüreceğiz”
Eğitim-İş Osmaniye İl Başkanı Adem Yücel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Öğretmenin saygınlığı üniformadan değil; bilgi birikiminden, dokunduğu hayatlardan ve aydınlanmacı kimliğinden gelir. Eğitim-İş olarak emeğimiz, onurumuz ve özgürlüğümüz için mücadele etmeye devam edeceğiz.”





