Ağustos ayında etkisini artıran sıcak hava ve yoğun terleme, halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtiker şikayetlerini tetikleyebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Ali Rıza Başaran, özellikle vücut ısısının yükselmesiyle ortaya çıkan kolinerjik ürtikere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Kaşıntı ve döküntüyle ortaya çıkıyor
Ürtiker, ciltte kızarıklık, kabarıklık ve yoğun kaşıntıyla kendini gösteren yaygın cilt hastalıkları arasında yer alıyor. Alerjik bünyeye sahip kişilerde daha sık görülse de alerjisi olmayan kişilerde de ortaya çıkabiliyor.
Yaz aylarında yükselen hava sıcaklıkları ve buna bağlı aşırı terleme, özellikle kolinerjik ürtiker olarak adlandırılan tabloyu tetikleyebiliyor. Vücut ısısının artmasıyla birlikte küçük, noktasal ve kaşıntılı kabarcıklar oluşabiliyor.

Altı haftayı aşarsa kronikleşiyor
Ürtiker, akut ve kronik olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Akut ürtikerde döküntüler kısa süre içerisinde kaybolabilirken, altı haftadan uzun süren vakalar kronik ürtiker olarak değerlendiriliyor.
Şiddetli kaşıntı, hastaların günlük yaşamını, iş performansını ve sosyal hayatını olumsuz etkileyebiliyor. Döküntülerin sağlık kuruluşuna başvuru sırasında kaybolmuş olması da tanı sürecini zorlaştırabiliyor.
Tedavide ilk aşamada antihistaminik ilaçlardan yararlanılırken, şikayetlerin devam ettiği durumlarda doktor değerlendirmesiyle farklı tedavi seçenekleri gündeme gelebiliyor.
Ağız ve solunum yollarına dikkat

Ürtikere bağlı döküntüler vücudun farklı bölgelerinde görülebiliyor. Ancak dudak, ağız içi ve solunum yollarında şişlik ya da etkilenme gelişmesi daha ciddi bir tabloya işaret edebiliyor.
Nefes almada güçlük, dudak veya ağız çevresinde belirgin şişlik gibi belirtiler ortaya çıktığında acil tıbbi değerlendirme gerekiyor.
Sıcak, egzersiz ve duş tetikleyebilir
Kolinerjik ürtikerde yalnızca hava sıcaklığı değil, vücut ısısını artıran farklı faktörler de etkili olabiliyor. Yoğun egzersiz, sıcak duş ve baharatlı yiyecekler bazı kişilerde atakları tetikleyebiliyor.
Ürtiker şikayeti yaşayanların sıcak havalarda serin ve iyi havalandırılan ortamlarda bulunması, terlemeyi azaltacak pamuklu kıyafetler tercih etmesi ve yeterli sıvı tüketmesi öneriliyor.
Stres de önemli bir faktör
Ürtikerin ortaya çıkmasında stres de rol oynayabiliyor. Bazı vakalarda hastalık; tiroid, mide-bağırsak sistemi veya bağ dokusuyla ilişkili rahatsızlıklarla birlikte görülebiliyor.
Kızarık, kabarık ve kaşıntılı döküntülerin tekrarlaması halinde dermatoloji değerlendirmesi önem taşıyor. Gerekli görülen durumlarda altta yatan nedenlerin araştırılması amacıyla çeşitli tetkikler yapılabiliyor.
Nedeni belirlenemeyen ve altı haftadan uzun süren kronik vakalarda tıbbi tedavinin yanı sıra stres yönetimine yönelik psikolojik veya psikiyatrik destek de tedavi sürecine katkı sağlayabiliyor.
İlaçlar doktor kontrolünde bırakılmalı

Ürtiker tedavisinde belirtilerin ortadan kalkması, tedavinin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. İlaçların doktor önerisi olmadan aniden bırakılması şikayetlerin yeniden ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
Tedavi sürecinin hastanın durumuna göre düzenli takip edilmesi ve ilaçların gerektiğinde doktor kontrolünde kademeli olarak azaltılması önem taşıyor.
Ürtikeri olanlar nelere dikkat etmeli?
Sıcak havalarda ürtiker ataklarının önlenmesi için tetikleyici faktörlerin belirlenmesi önem taşıyor. Kişiden kişiye değişebilmekle birlikte bazı gıdalar, kişisel bakım ürünleri, deterjan kalıntıları, toz ve aşırı sıcak şikayetleri artırabiliyor.
Cildin sert kese veya lifle tahriş edilmemesi, çamaşırların deterjan kalıntısı bırakmayacak şekilde durulanması ve gerektiğinde yumuşatıcı kullanımından kaçınılması öneriliyor. Yaz aylarında ise aşırı sıcak ve terlemeden mümkün olduğunca korunmak gerekiyor.



