Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) Eylül 2026 enflasyonuna ilişkin değerlendirmesi dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı Eylül ayı itibarıyla 6 bin 828 TL’ye ulaştı.

Türkiye’de halen 28 bin 75 TL olarak uygulanan asgari ücretin satın alma gücündeki gerilemeye dikkat çeken DİSK-AR, enflasyon artış hızında yavaşlama görülmesine rağmen fiyatların yükselmeye devam ettiğini vurguladı.

Eylül enflasyonu yüzde 1,84 oldu

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre tüketici fiyatları Eylül 2026’da bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı.

Yıllık tüketici enflasyonu ise yüzde 29,73 olarak gerçekleşti.

DİSK-AR değerlendirmesinde, yıllık enflasyon oranındaki gerilemede baz etkisinin önemli rol oynadığı belirtilirken, enflasyon oranının düşmesinin fiyatların düştüğü anlamına gelmediğinin altı çizildi.

Başka bir ifadeyle, fiyatlar yükselmeye devam ederken yalnızca artış hızında değişim yaşanıyor.

Asgari ücretlinin kaybı 6 bin 828 liraya çıktı

DİSK-AR’ın hesaplamasına göre asgari ücretin enflasyon karşısında yaşadığı kayıp Eylül ayında 6 bin 828 TL seviyesine ulaştı.

Araştırma, yıl içerisinde sabit kalan ücretlerin artan fiyatlar karşısında satın alma gücünü kaybettiğine dikkat çekiyor.

Özellikle temel ihtiyaçlara yapılan harcamaların ücretli kesim açısından giderek daha büyük bir yük oluşturduğu ifade ediliyor.

Eğitimde yıllık artış yüzde 48,62

TÜİK verilerine göre yıllık bazda fiyatların en fazla yükseldiği ana harcama gruplarından biri eğitim oldu.

Eylül ayında eğitim grubunda yıllık fiyat artışı yüzde 48,62 seviyesinde gerçekleşti.

Aylık bazda da en yüksek artış eğitim grubunda görüldü. Eğitim harcamalarındaki aylık artış yüzde 14,19 olarak kayıtlara geçti.

Okulların açıldığı döneme denk gelen bu yükseliş, eğitim giderlerinin aile bütçesi üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıdı.

DİSK-AR: Gıda fiyatları daha hızlı yükseliyor

Araştırmada özellikle gıda fiyatlarının genel fiyat düzeyinden daha hızlı yükseldiğine dikkat çekildi.

DİSK-AR’ın paylaştığı verilere göre gıda fiyatları endeksi Eylül 2005’te 2,5 seviyesindeyken Eylül 2026’da 134,4’e yükseldi.

Raporda, bu değişimin gıda fiyatlarının uzun dönemde yaklaşık 54,5 kat arttığına işaret ettiği belirtildi.

Gıda harcamalarının düşük gelirli hanelerin bütçesinde daha yüksek paya sahip olması nedeniyle, gıda enflasyonundaki artışın dar gelirlileri daha fazla etkilediği ifade edildi.

“Enflasyonun yükü dar gelirlinin üzerinde”

DİSK-AR, resmi enflasyon oranlarının toplumun tüm kesimlerinin yaşadığı hayat pahalılığını aynı ölçüde yansıtmadığı görüşünde.

Raporda gelir seviyelerine göre tüketim kalıplarının önemli ölçüde farklılaştığı belirtilerek, düşük gelirli vatandaşların kazançlarının daha büyük bölümünü zorunlu ihtiyaçlara ayırdığına dikkat çekildi.

DİSK-AR değerlendirmesinde şu görüşe yer verildi:

“Gelir düzeyi ve harcama kalıplarının farklı olması nedeniyle toplumsal sınıf ve kesimler enflasyon sonucu ortaya çıkan pahalılığı çok farklı hissediyor.”

Dar gelirli hanelerin özellikle gıda, kira, ulaşım ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra kullanabilecekleri gelirin oldukça sınırlı kaldığı belirtildi.

Aynı enflasyon herkes için aynı hissedilmiyor

Araştırmanın üzerinde durduğu temel noktalardan biri de enflasyonun farklı gelir grupları üzerindeki etkisi oldu.

Yüksek gelir grubundaki vatandaşların gelirlerinin daha küçük bir bölümünü zorunlu ihtiyaçlara ayırabildiği, düşük gelirli kesimlerde ise gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçların bütçenin çok daha büyük bölümünü oluşturduğu belirtildi.

Bu nedenle resmi olarak tek bir tüketici enflasyonu açıklansa da fiyat artışlarının vatandaşların günlük yaşamına etkisinin aynı olmadığı vurgulandı.

Asgari ücrette gözler yıl sonuna çevrildi

Eylül enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte yılın son çeyreğine girilirken asgari ücretlinin satın alma gücü yeniden ekonomi gündeminin öne çıkan başlıklarından biri haline geldi.

DİSK-AR’ın hesaplamasına göre 28 bin 75 TL'lik asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybının 6 bin 828 TL’ye ulaşması, özellikle sabit gelirli çalışanların yaşadığı geçim sorununu yeniden tartışmaya açtı.

Ekim, kasım ve aralık aylarında açıklanacak enflasyon rakamları ise hem yıl sonu fiyat artışlarının seviyesini hem de ücretlilerin satın alma gücündeki değişimin boyutunu göstermesi açısından yakından izlenecek.

Muhabir: Resul Özdil